NASIL BAŞARIYLA ACI ÇEKEBİLİRİZ?
Birinin düşüncelerinin bilgece olup olmadığını tartmak için en iyi yol, o kişinin zihinsel ya da fiziksel sağlık durumunu dikkatle gözden geçirmektir. Eğer dile getirilen düşünceler dikkate değer düşüncelerse, bu düşüncelerin yararını sözü söyleyen kişinin kendisi zaten görmüştür. Bu gerçek, yalnızca yazarın yapıtıyla değil, aynı zamanda hayatıyla ilgilenmemizi haklı kılar mı?
Ondokuzuncu yüzyılın saygın eleştirmenlerinden Sainte Beuve, bu soruyu kesinlikle olumluyordu:
İnsan, bir yazar hakkında kendine bir sürü soru sormadan, bu soruları, kendi kendine, fısıltıyla yanıtlamadan, onu tam olarak kavradığından emin olamaz. Kendimize sorduğumuz sorular onun yazdıklarıyla pek ilgili olmayabilir: Din konusunda neler düşünüyordu? Doğa manzaraları onu nasıl etkiliyordu? Kadınlarla ve parayla olan ilişkisinde nasıl davranıyordu? Zengin miydi, yoksa fakir mi? Her gün neler yerdi, neler yapardı? Erdemli ve zayıf yönleri nelerdi? Bu sorulara verilen yanıtlardan hiçbiri konuyla ilintisiz değildir.
Konuyla ilintisiz olsalar bile, yanıtların bize ilginç geleceği kesin. Yapıtları ne kadar başarılı, ne kadar bilgece yazılmış olursa olsun, galiba sanatçıların çoğunun yaşamı, hemen her zaman, alışılmadık derecede aykırı; karışıklıklarla, üzüntülerle, aptallıklarla dolu.
son yorumlar