görmek

HUYSUZ KIZ // William Shakespeare

Bünyamin Ergün gönderdi (Cum, 17/02/2012 - 08:27)

Huysuz Kız, Shakespeare'in erken dönem komedilerinden. İlk oynanışı tahminen 1590'ların başına rastlıyor. İlk basımı ise bilindiği kadarıyla 1623 yılında First Folio (Shakespeare'in oyunlarının ilk toplubasımı)'da yapılmış.

Canlı ve renkli bir oyun Huysuz Kız. Kişiler ve gruplararası çok yönlü etkileşim ve gerilim sahneleriyle oldukça yoğun bir "dramatik" çatısı var. Bu yönüne ek olarak, dinamik yapısı, başta "huysuz kız" Katherina ve "onu uslandırmak için doğduğu" iddiasında olan Petruchio olmak üzere, özgün kişileri; kılık ve kimlik değiştirme, yanlış anlama, aldatma, göz boyama, ilginç paralellikler, karşıtlıklar, terslikler, kelime oyunları gibi Shakespeare'in ustalıkla kullandığı komedi motifleriyle, özellikle sahnede çok başarılı bir oyun olduğu görülüyor.

Shakespeare bu komedisinde, gerek oyunun çatısında, gerekse dilinde çeşitli teknikler deniyor ve yer yer çok başarılı bir anlatım sergiliyor. Organik bütünlük açısından bakıldığında oyunda görülen kopukluk ve aksamalar kâğıt üzerinde zaman zaman yadırganmakla birlikte sahnede iyi bir yönetmen tarafından kolayca törpülenebiliyor.

YANLIÅžLIKLAR KOMEDYASI // William Shakespeare

Bünyamin Ergün gönderdi (Salı, 14/02/2012 - 12:50)

Yanlışlıklar Komedyası, Shakespeare'in ilk oyunlarından biri ve aynı zamanda en kısa oyunu. İlk defa 1594 yılında yeni yıl (Noel) şenlikleri sırasında sahneye konduğu sanılıyor. İlk basımı da Shakespeare'in ölümünden sonra, 1623 yılında "First Folio"da yapılmış.

Shakespeare'in bu oyun için yararlandığı kaynaklar arasında Plautus'un Menaechmi ve Amphitruo oyunları ile "Apollonius of Tyre" adlı Orta Çağ'da çok sevilen romantik bir masal yer alıyor. Shakespeare, kargaşaya yol açan ikizler konusunu Menaechmi ("Menaechmus Kardeşler," Türkçe çevirisi İkizler)den, uzun yıllar ayrı kaldıkları halde birbirlerini hâlâ seven eşler konusunu ise "Apollonius of Tyre"dan almış.

Oyunun kısa bir özeti, okurun oldukça karmaşık yapıdaki genel çatıyı aklında tutmasına yardımcı olabilir.

Olaylar, eski çağlarda cinlerin, perilerin, büyücülerin anayurdu olarak bilinen Efes'te geçer. Çılgın ve şaşkın insanlarla dolu büyülü bir âlem atmosferinin egemen olduğu oyunda insanların bir bölümü daha önce hiç görmedikleri ikiz kardeşlerine, bir bölümü, artık bulmaktan ümit kestikleri eşlerine kavuşur, çoğu ise aynı zamanda kendi benliklerinin de varlığını bilmedikleri yönlerinin ortaya çıktığını görür.

YOK YERE YAYGARA // William Shakespeare

Bünyamin Ergün gönderdi (Pzt, 13/02/2012 - 11:17)

Yok Yere Yaygara: "Kavuşabilmek İçin Ayrılanlar, Gülebilmek İçin Ağlayanlar, İyilere Işık tutan Kötüler"

İlk basımı 1598'de yapılan Yok Yere Yaygara daha sonra 1623 yılında Shakespeare'in oyunlarının ilk toplu basımı olan "First Folio"da yer almış. Shakespeare oyunun konusunu, Ariosto'nun, Orlando Furioso'su ile Bandello'un bir hikâyesinden almış. Oyun 1613'te sarayda da oynanmış. Günümüze ulaşan belgelerden, Yok Yere Yaygara'nın, yazılışından sonra uzun süre sevilen bir oyun olarak kaldığı ve hatta uyarlamaların yapıldığı anlaşılıyor.

Oyunun baş kişilerinden Benedick ve Beatrice'in rolleri İngiltere ve dünya tiyatro tarihinde ünlü aktörlerce oynanmış. Bunlardan önde gelenler: 1748-1776 yılları arasında Benedick rolünde David Garrick, aynı dönemde Beatrice'i oynayan Mrs. Pritchard; yine Benedick rolünde 1803'te Charles Kemble, 1882'de Henry Irving ve 1949'da John Gielgud. Beatrice rolünde Ellen Terry 1880'lerden başlayarak bir çeyrek yüzyıl sürdüğü unutulmaz yorumu ile tiyatro tarihine geçmiş.

Bu oyun, çok değişik yorumlara elverişli yapısıyla, ve özellikle Beatrice ile özgün komik kişilikleriyle "Zaptiyebaşı" Dogberry ile Bekçi karakterleri sayesinde 20. yüzyılda da sık sık büyük başarıyla oynanmış.

Yin - Yang
Bir bakıma, Uzak Doğu'nun yerle göğü yansıtan Ti ve T'ien olarak da bilinen en tanınmış simgesi Yin-Yang nesnel evrende ikiciliğin ilkesidir. Bu ikicilik öğretisi, ikisinden de yararlanmasına karşın Taocu, ya Konfüçyusçu bir kaynaktan gelmez; bu iki inanç kurumundan önce ortaya çıkan bir felsefeden doğduğu ileri sürülür, onalanır. Bunlar, Pa Kua ile birlikte, Çin'in ilk imparator soyu Fuhsi (İÖ. 2852-2738) döneminde ortaya konmuş sayılır; tarih belgeleri böyle söyler. Bu görüş, iki felsefe anlayışının da temelini oluşturur ve şaşılası bir nitelikte Çin insanının yaratılışına, tinsel tutumuna uygun gelir. aynı görüş, Taoculukta salt birliğin, uyumun, nesnel oluşumların iki ayrı çizgide gerçekleşmesinin, ya da Chauangtzu'nun dediği gibi, "doğanın iki gücü"nün, nesnel oluşumlar evreninde, evrensel düzenin iki büyük yönlendirici, yönetici erkinin evrensel simgesidir.

Yin-Yang ikilisinin çizimi evren bütününün karanlık-aydınlık, olumsuz-olumlu, dişil-eril gibi eksiksiz bir denge tartı içinde bulunması gereken, iki büyük gücünü gösteirr. Bunlar görünür duruma gelen varoluş alanını denetim altında bulundurur. Burada bir nokta, ya da oğulculuk, iki ayrı alanda, ak içinde bir kara, kara içinde bir ak görünümü vardır.

Bu gelişigüzel bir çizim değil; simge için önemli bir anlam taşıyor. Nedeni de bu, burada, karşıtının çekirdeğini içinde bulunduran bir varoluşun düşünülmemesidir.

TROILOS ile KRESSIDA // William Shakespeare

Bünyamin Ergün gönderdi (Salı, 31/01/2012 - 09:10)

Shakespeare'in, bugüne kadar dilimize çevrilmesi savsaklanmış oyunlarından biri de All's Well That Ends Well adlı "Sorun Komedyası"dır[1] Bunun bir nedeni, bazı incelemecilerin bu oyuna üvey evlat gibi davranmış olmalarıdır. Avrupa tiyatrolarının oyun dağarlarında sık sık yer alan bu oyun seyirciler tarafından beğenilmiştir. Ancak oyunun renkli kişisi Helena'yı seven, oyunu yer yer öven bu incelemeciler, oyunun bütünü üzerinde pek de olumlu olamamışlardır. Bu oyunda eleştirilen noktalar karşısında, Shakespeare'in başarılı uyaksız şiiri yanında, acemice koşuklara yer vermesi, konuyu süslemeyişi, yatak sahnesini, soytarılığı hoyratça ve biraz da kabaca gösterişi, Parolles'in çelişkili karakteri, Bertram'ın sevimsiz bir kahraman oluşu, Helena'nın -erdemli oluşuna karşın- entrika çevirmesi; kısacası oyundaki raslantısal uyumlu ve başarılı sahnelere karşın, genelde kötü bir oyun oluşu gösterilmiştir.

Ne ki, bu eleştirilerde gözden kaçan bir nokta, bu incelemecilerin yalnızca olumsuz noktalar üzerinde durup olumlu olanlardan hiç söz etmemeleridir. Hele çağdaş bir gözle bakıldığında, yani kategorik bir iyi-kötü, doğru-yanlış, güzel-çirkin ayrımı yapmadan, diyalektik olarak olumlu-olumsuz içiçeliği ile bir yoruma gidildiğinde bu oyunun erdemleri bir bir ortaya çıkmaya başlar. Neden kahramanımız Bertram klasik oyunlardaki gibi yüceltilsin? Neden sevimli ve erdemli Helena entrika çevirmesin? Soytarılık neden Kral Lear'daki gibi illaki felsefi bir boyuta oturtulsun?

Sayfalar