SOSYOLOJİ NOTLARI ve KONFERANSLAR // Cemil Meriç

İyinur Ergün Paz, 08/07/2012 - 09:34 tarihinde yazdı

NASYONAL SOSYALİZM

Maxime Leroy'a göre, çağdaş cemiyeti kıvrandıran ısdırapların hiçbiri zannedildiği kadar yeni değildir, dolayısıyla ilaçlar da yeni değil.

Mignet, Thierry, Guizot, Thiérs tarihi, bir sınıf kavgası tarihi olarak vasıflandırırlar (Restorasyon -1815/30- tarihçileri).

Her içtimai sınıfın bir ideolojisi vardır. İhtilalci sosyalizm yeni bir sınıfın, proletaryanın kavga silahıdır. Restorasyonda işçiler şuursuz bir kitle. Yaşamak için burjuvaziyle mücadele etmesi gerektiğini bilmemektedir henüz.

Question Sociale: makinanın ortaya çıkardığı yeni sınıfın iddiaları ve doktrini olacaktır ilerde. Bir yığındır henüz. Bu sosyal sınıfın kurtuluşu için sosyal dâvâya ilk eğilen Saint Simon, Fikret gibi, "Birgün yapacak fen, şu siyah toprağı altın", diyordu.

İdeolojiler toplumda haksızlıkları bir takım yalanlarla örtüyordu. Çalışanlar kafası ve kollarıyla yeni bir değer yaratan insanlardı. Aylaklar tarihe karışınca, onlarla beraber ideolojiler de gidecekti. Saint Simon hayatının sonlarına doğru mücadelenin yalnız aylaklarla çalışanlar arasında değil, çalışanlar arasında da olabileceğini anlar: Endüstri şefleriyle işçileri, büyük toprak sahipleriyle ırgatlar.

Barbarları insanlaştıran Hristiyanlık neden sınıf kavgasına da son vermesindi? 1848'de Marx'ın "Tarih bir sınıf kavgasıdır" sözünü Saint-Simoncular da söylemişti.

Sosyalizm istihsal vasıtalarının sosyalize edilmesi için proletaryanın başa geçmesidir.Toplumculuk faşizmdir, sosyalizme göre, toplumculuk bir vatan ihanetidir. Faşizme göre içtimai sınıflar bahtiyar bir ahenk içinde bir arada yaşayabilir. Faşizm toplumculuktur, sosyalizm sınıfçılıktır.

Avrupa'nın tam manasıyla gelişmemiş 2 memleketinde, İtalya ve Almanya'da, faşizm, Bolşevizm'e karşı bir panzehir olarak ortaya çıkar, Bolşevizm'e ve milletlerarası kapitalizme.

Almanya birliğini geç kurar. Fichte, Almanya için kurtuluşun bir iktisadi bağımsızlık=otarşi olmasını ister.

Otarsi: iktisadi bağımsızlık.
Otarşi: siyasi bakımdan kendi kendine yetiş.

Almanlar Rönesans'ı bir İtalyan miti kabul ederler. Alman gururu Fichte ve Herder felsefesinde küçüklük kompleksinin devasını bulur. Almanya yalnızdır, kendine bir şecere yaratır. Aryanizm mitine sarılır. Schlegel kardeşler için medeniyet kuran milletler vardır: mavi gözlü, sarı saçlı ırk. Almanca Sanskritçe'nin devamıdır. Aryanizm Latin zekasının sürekli zaferleri ve Napolyon'un çizmeleriyle ezilen Cermen zekasının bulduğu ideolojik mazerettir.

Sosyalizm Fransa'da doğar, Almanya'da gelişir. Versay anlaşmasıyla bütün haklarından mahrum bırakılan Cermenler bir yandan Fichte, Herder nasyonalizmini, bir yandan yeni doğan sosyalizmi kaynaştırır.

Nasyonal sosyalizm Fransız ihtilalinden sonra gelişen sosyalizmin ve milliyetçiliğin terkibidir. Hakim sınıflar milletin dışındadır, kozmopolittir: kalabalıklar millidir. Savaş, insanın nasıl tanrılaşabildiğini gösteren bir imtihan mıdır? Bu savaş ezilen Almanya'nın milletlerarası kapitalizme karşı savaşıdır. Sınıf kavgası Yahudiler'in uydurduğu bir mittir. Marx hiçbir zaman efendi olmamış bir ırkın çocuğu idi. Geniş halk yığınlarını aydınlığa kavuşturacağını iddia eden nasyonal sosyalizm başarıya ulaşamadı. Bütün suç faşizmin mi? Liberal demokrasinin bu çöküşte hiç mi hissesi olmayacaktır? Faşizm Türkiye'de tatbikat imkanlarına sahiptir. Gioletti, "İtalya'da Bolşevizm, Moskova'da zeytin ağacı kadar imkansızdır" , der.

Bütün Türk tarihi, bir çobanın etrafındaki sürünün hikayesidir. Türk halkı zaferden zafere koşan bir kalabalıktı, sonra bozguna düştü. Faşizmin 2 muharriki vardır: din ve millet. Türk insanı haçlı seferlerinden beri düşman bir dünyada yaşamıştır, hem içinden, hem dışından hançerlenmiştir. Türkiye asırlardır her türlü düşünce hürriyetinden mahrum bırakılmıştır, sınıflar billurlaşmamıştır, bir proleter yığınıdır. Müşterek inançları yoktur, dini yoktur, müşterek dini ve dili yoktur. 600 senelik tarihi silinmiştir. Bu itibarla faşizme olgun. Sosyalizm Türkiye'de pek güç bir doktrin halini alabilir. Komşu Rusya'yla ilgili her türlü fikre karşı düşmandır.

Demokrasi hiçbir şey getirmedi Anadolu köylüsüne. Başlangıçta pek az Türk vardı. Osmanlı kendi din düşmanlarını çoban köpeği olarak kullanmıştı. Müslümanlık "Bütün Müslümanlar kardeştir" demek suretiyle 1001 etnik unsurdan bir tek millet meydana getirmiştir. Biyolojik ve hayvani unsurları olmayan bir tarif bu. Renan'ın millet tarifinden çok daha asil. Bu inanç bir alay konusu haline geldikten sonra Anadolu köylüsü sustu. Türk insanı tarihin dışında yaşamaya başladı, küskün ve bedbahttır. Bugün Türk kalabalığının problemi burjuva-patron çatışması değildir. Bu çatışmanın olması için fabrikaların kurulması lazım. Türk aydınının faşizme eğilmesi gerek. Bu faşizm bütün geri kalmış memleketlerde hortlaması mümkün olan bir rejimdir. Kalabalıklarla konuşmasını bilen bir doktrindir faşizm. 1946'dan sonra Türk aydını çok yalın kat da olsa sosyalizmle temas halindedir. Son zamanlarda çeşitli sosyalizmlerin ortaya çıkması, eski yasakların bir tepkisi mahiyetindedir. Sosyalizm artık bir tehlike olmaktan çıkmıştır. Vaktiyle Atatürkçülük neyse, şimdi de sosyalizm odur. Gerçekte belli bir sosyoloji kültürü olmadan sosyalist olunmaz. Türkiye Müslüman bir ülkedir. Tek parti devri şiiriyeti olmayan bir faşizmdi. Düşünen insan mutlaka mayınlara çarpan insandır, izmlerden birine girmek mecburiyetindedir. Tek partili devir köstebekler ve yarasalar için bir huzur devriydi.

Pareto'nun dediği gibi ilimle eylem iki ayrı dünyadır. Hareket etmek için inanmak lazımdır. Bizi duygularımız, içgüdülerimiz harekete geçirir. İnsanoğlu inandığı bir mit için hayatını severek verebilir. İnsanları mitler harekete geçirir. Ütopi geleceğe taşan bir anticipation'dur. Mitin doğruluğu yanlışlığı mevzubahis değil. Mit insanları ya kanatlandırır, ya hiçbir tesir yapmaz. Bu itibarla dinler insanları bir deniz gibi dalgalandıran büyük itici kuvvetlerdir. Din insanı yükseltir, ilim gerçeğe tutulan bir aynadır, akla hitap eder. İlim adamı bütün sevgilerinden ve kinlerinden soyunur, tarafsızdır.

Çıkarları maskeleyen, sosyal realiteyi örtmek isteyen yalanlara, Pareto dérivation der. Pareto'ya göre görünen gerçeğin arkasında bir de görünmeyen gerçek vardır. (alt-yapı, üst-yapı ayrımı onda da vardır). Résidu-alt-yapı. İnsanı harekete geçiren saik içgüdülerdir. Ama insan akıldışı hareketlerini akla uygunmuş gibi göstermek ister, bunun için ideolojiler uydurur. Sosyal olaylardaki determinizmi yöneten tecrübe, akıl değil, histir. (Charcot'un hastası, kapıdan gireni düşman olduğundan öldüreceğini söylüyor, onu daha önce hiç tanımıdığı halde.)

SOSYOLOJİ NOTLARI ve KONFERANSLAR
Cemil Meriç
İletişim Yayınları
4. baskı. 1997 Sf. 132 vd.

+++ Cemil Meriç anasayfa