BÜYÜK DÜNYA SEYAHATNAMESİ // İbn-i Battuta // ALANYA SULTANI KARAMANOĞLU YUSUF BEĞ


Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Alanya, deniz kıyısında büyük bir şehirdir. Ahalisi Türkmendir. Mısır, İskenderiye ve Şam tüccarları alışveriş yapmak üzere buraya gelirler. Burada bol miktarda kereste imâl edilmekte olup, İskenderiye, Dimyat ve diğer Mısır şehirlerine ihraç olunur. Beldenin üst tarafında sağlam ve dehşet verici bir kale vardır ki, Büyük Sultan Alaaddin-i Rûmî’nin eseridir.

Alanya’da şehrin kadısı Celaleddin-i Erzincanî ile görüştüm. Cuma günü benimle birlikte kaleye çıktı, orada namaz kıldık. Bana ikramda bulundu ve bir ziyafet verdi. Bu şehirdeyken, babası vaktiyle Sudan şehirlerinden Mali’de vefat etmiş olan Ruceyhani’nin oğlu Şemseddin’in verdiği bir yemekte de bulundum.

Cumartesi günü Kadı Celaleddin ile birlikte atlara binerek, Alanya Sultanı Karamanoğlu Yusuf Beğ’i ziyarete gittik. “Beğ”, Türkçede melik, yani hükümdar demektir.

Yusuf Beğ’in konağı şehirden on mil uzakta bulunmaktaydı. Onu sahile yakın bir tepenin üzerinde yalnız başına otururken bulduk. Vezirleri ve komutanları daha aşağıda, askerleri ise sağ ve sol taraflarda yer almışlardı. Beğ’in saçları siyaha boyanmıştı. Kendisini selamladım. Bana nereden ve ne zaman geldiğimi sordu. Sorularım birer birer cevaplandırdım. Sonra izin alarak yanından ayrıldım. Bana kısa süre sonra bir miktar yol harçlığı gönderdi.

Büyük Dünya Seyahatnamesi
ana sayfa