suphibayram yazıları

EN BAŞTAN

Kategoriler:

Selamun aleykum

Benden isteyeceğiniz hiç bir şey “çok” olamaz.

Şöyle bir arkama yaslandım,52 senenin özgeçmişi nasıl yazılır diye düşündüm.

Kafamda yaptığım hazırlıkta,gelebilecek sorularınıza, birşeyler vermek amacıyla cevap vermeyi,bu cevaplarımı biraz ders niteliğinde yazmayı düşünmüştüm.Şimdi bu düşündüğüm formatı muhafaza etmekle birlikte yanlışı ile doğrusu ile yaşanmış bir hayat profili çizip sizlere yanlışı doğrudan seçme imkanı vermeye çalışacağım. En baştan.

17 şubat 2008 pazar sabahı kar yağıyor. Gene böyle soğuk ama karsız bir 2 Ekim sabahı 1955 senesinde Merzifon ilçesinde dünyaya gelmişim. Havza müftüsü olan dedemin babası Sıtkı hoca Kur'an da "subh" diye geçen "seher vakti" manasına gelen suphi ismini kulağıma Mustafa ile beraber okumuş. Eskilerin bildiği edep ve eğitim, isim koymada da kendini gösteriyor. Zira sadece bir Mustafa ismi koymak, bazı kötü nitelemelere takı olur diye devamlı kullanılacak bir isim koymak daima edebten olmuştur. Bu sayede bana "Ulan Suphi" gibi veya daha başka hakaretler olmuştur ama diğer ismimi kimse böyle bir sıfatla beraber kullanamadığı için edep muhafaza edilmiştir.

GECİKMİŞ OKUMALAR ÜZERİNE - 1

Kategoriler:

Bilirsiniz işte insanın yüzünde bir tebessüm olur ama içinde hiddet vardır. Hiddetli bir gülümseme ile okudum Thomas More’nin Ütopya’sını. Bana ne verdi, topluma ne veriyor, yazarı bunu yazma ihtiyacını hangi şartlarda hissetmiş, gibi sorulara geçmeden önce beni neden kızdırdığını düşündüm. Elime geçtiği 11\01\2008 tarihinden itibaren kafamda şekillenen fakat bir türlü yazmaya başlayamadığım fikirlerimin –anlamak- platformuna dökülüş gecikmesi, bir aydır evimden ayrı oluşumdan ziyade bu kızgınlığın bendeki engellemesiydi sanırım.

Nedir bu; saçmalıktan öte okurlara her satırında mantık soruları getiren, yeni yürümeye çalışan bir çocuğun adımları gibi sarsak yazı. Yoksa bu eser bir milat oldu da sonra ki filozoflar sosyologlar vs. her cümlesini dine, akla, mantığa uydurdular, açıklayıcı fikirler ürettiler de insanlığa yol mu çizdiler? Küçük oğlumun hanımı bir üniversitenin sosyoloji bölümü mezunu. Bir aydır onlara misafiriz ve 100’e yakın sosyoloji kitabı var. Sosyoloji kısa sürede anlaşabilecek bir kavram değil, bunu anladım. Herhalde fakülte okusaydım bu konunun insani, beşeri, toplumsal yönlerini, sınıflandırmasını, etkilerini, uyandırdığı tepkilerini, reflekslerini bilimsel olarak öğrenebilecektim.

İçeriği paylaş