hüsnücemal yazıları

YÜREK SAFI

Kategoriler:

Kimseye söylemeden kimse diye bir şeyi düşünmeden
Kılavuz aramadan şöyle bir sefer ayarı
Tam ortasından ikiye bölecektim ki hayatı
Önümde masal anlatıcılar belirdi dediler:
Düşmanı denize döken bir atanın ardından
Sefer hazırlığı yapmak aykırıdır yasaya!
‘Yurtta sulh cihanda sulh’
Beni ben dediğim eski mücahitlerin
Tilmizleri ihbar etti anladım
Bilirim çünkü tarih şahittir bildiğim şeye
Kime yitiğini hatırlatan bir şafak yolcusu görünse
İhanet ki tevilli ve trajik bir tirat
Sızlayan vicdanı susturmak meselesi yani
İhbarın diğer adı çok tedbirli ri’cat

MÜREKKEP ve DENİZ

Kategoriler:

Çağırsan beni sana yüzüm narçiçeği
Yüreğimi bastığın yere layık göremem
Ellerimi uzatsam başka bir kirli
Gözlerine baksam başka bir kirli
Kelimeler eksik, özrüm kabul olsun yeter
Şanındandır tebessüm, iyilik şanındandır
Uzaktan bak da geç dünyaya değer

Kalbimi örten şu kurşun gibi ağır
Korkulardan sonra kimsesiz kaçak
Soldukça soluyor karçiçeği
Vurdukça vuruyor eşyadan rüzgâr
Söndü sönecek yaktığım mum
İçimi deşiyor her uzaklık senden
Saplanıyor kalbime kör bıçak

GELDİĞİM YER ÜZERE

Kategoriler:

Deniz ortasında bir dağ duruşu hüzünlerimiz
Kurşun yerine yürek sürülmüştür namluya
Özrün bin çölü aşkın günahlara yettiği
Elmasla camın takasında camı tercih ettim
-kırılıyor çünkü camın kalbi var-
Yazık bizim seyirci kaldığımız bu günlere
Alaturka bahçelerde bir son bahar şarkısı
Kardeşliğin yunmuş yıkanmış seslerini
Yalnızlığıma yoldaş ederdim günde beş vakit
Bir acı sözün bir ölüme yettiği söz ülkesiydi
Geceler ya Ali ya Hamza ağırlanırdı
Eskimeyen hüzünlerimiz vardı bir korurduk
Bir korurduk hüzün evlerimiz gözleri yaşlı
Biz olmayacağımızı bilirdik öyle korkardık
Hüzünleri yıkanmış yüreklerde saklardık

‘BABAMIN BAVULU’ (Orhan Pamuk'a)

Kategoriler:

Önce asker bavuluydu tahtadan küçük
On kuruşluk asker cıgarası ve palaska
Bir de Cüneyt Arkınlı ayna birkaç fanila
Dışından yokluk okunurdu içinden başka

Sonra gurbetçi bavuluydu elinde sımsıkı
Yastık gibi başını koyup yaslandığı
Her istasyonda biraz ağırlaşan
Dünyadan taşıdığı tek varlığı

ŞAİRİN AŞKTAN KAÇTIĞI

Kategoriler:


Ben oradaydım aşk can havlinden vurulmuştu
Dişildi tarih boyunca tüm putlar kesrette boğulan erkek
Sözlerin kalpten çıkmayanı ve yakmayanı
Yârin dudağından getirilmiş bir katre alev
Karanfiller tapınım şöleninde kahrolmuştu

Şahitler ve törenler isteyen aşkta gövdenin saltanatı
Gözlerden akan erlik suyu şair ürkek
Öyle bir zaman ki bir durakta başlayıp diğerinde değişen
Tanrıya yaklaşmak için aracı ya her put
Konuşan dişil bir putun zaferi özgür erkek

ÇAĞA TANIKLIĞIM

Kategoriler:

Unutulan bir şey var çağın heyulasında
Her tanığın iki yarası var şair iki yarası
Bir tanıklığın yarası bir anlamanın
Yaşadığım hayatın içinde yaşlandım
Koştuğum yollarda çarmıhlar vardı sıra sıra
Bankalar kardeşliğin yüz karasından boyanmıştı
Unutulan bir sılayı rahmi nasıl hatırlatırsa
Güvenlik şifresinde annemin kızlık soyadı
Öyle hatırladım unuttuğum emaneti
Sonra bir reklam girdi araya unuttum
Unuttum insanlık defterinden silinme korkusunu

YERLİLERİN ŞİİRİ

Kategoriler:


Solgun ama aydınlık olandan haber vereyim size
Es geçilen, yok sayılan ama var olandan
Hani cahilliklere öfke dindirme kişilerinden
Temmuz güneşini giymişlerden
Ve gülden başka kılıç bilmeyen
Elleri nasırlı, yüreği kor yerlilerden

Kurbandan önce kurbandırlar her içli sese
Kıvrılan katlanan hüzünlerin sahipleri
Bakımsız arka bahçelerde yeşeren
Saray bilmeyen çiçeklerdir ki onlar
Öpülen eteklere el silmişlerdir
Tükürürler taçlardan akan kibre

ADAK ŞİİRİ

Kategoriler:

Her parçam senin yeni bir dilindir
Her iz seni gösteren bir nişandır seni
Ben de hangi hazine olduğunu bilen sensin
Sensin viranelerdeki hazineyi gizleyen Hızır
Yıkılmak üzereyim yetimin hakkı için tut beni

İkiliği bilmedim ben seven ve sevilen birdir diye
Seni ektim toprağıma suçlu değilim
Bir isyan bir korku büyüdü gözlerim kanlı
Buğday istesem de himmet şanındandır
Merhamet benlik kuyusuna düşmüş köleye

Kimsenin kendisi olmadığı bu korku yerinde
Kalplerin de birbirinden farkı var
Bazen unutmak kadar zordur yaşamak
Beni ölüm anıyor ve yolculuk unutmuyor
Benim yaralarımdan daha bir değer taşıyor
Gövdesi kendinden taşan havyanlar bile

SİYAH BEYAZ RESMİN SÖYLEDİĞİ

Kategoriler:


Kendimi seçtim yara arayan bıçak için
Gam yükünün son yolcusuyum yollarda
Zamanından önce erişen ve uyutulan
Ashabı gibi kederliyim ayrıdır benim zamanım da
Kuponların ve magazin haberlerinin
Sonra siyaset bilgeliğinin
İmaj gibi korunan inançların
Ötesinde bir sesim var
Özrüm güvenimden öncedir benim

Bir garip ölmüş denilecek bir ölümün
İçinde dirildim bu yüzdendir yalnızlığım
İçimde çırpınır kanadı kırık güvercinler
Gövdeyi aralayan bir aşk efendisi
İçdağında bir münzevi

ANNE BABA SİZİ DAVA EDİYORUM

Kategoriler:

Anne Baba Sizi Dava Ediyorum!

Beni yapmaya karar verip vermediğiniz bir eşya durumuna indirgeyerek varlığımın metafizik boyutunu yok saydığınız için dava ediyorum! Melankolinize bir ek, dalinli günlere
bir elaman, kardeşsiz sıkıldığım ,futbol sahası bozması evlerinizin çocuk odalarına bir aksesuar olarak düşündüğünüz için dava ediyorum!

Anne Baba Sizi Dava Ediyorum!

Okuyacağım temel eseri seçerken bile televizyon ve gazeteyi esas aldığınız için dava ediyorum! Beni nerden geldiğimi, niye geldiğimi söyleyecek eserlerle tanıştırmayıp çocuk nedir bilmeyen seminercilerin hastalıklı kurallarına göre değerlendirdiğiniz için. Damağımı besleyip dimağımı fakir bıraktığınız için dava ediyorum!

Anne Baba Sizi Dava Ediyorum!

İçeriği paylaş