Halim KÖK yazıları
AKLI-mı NAK- i – L EDİYORUM
Halim KÖK 8 Temmuz, 2008 - 08:02
Allah cc ; Zariyat Sûresi – 56 : "Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet -kulluk etsinler diye yarattım."
Diye buyurduğu halde niye O varlığın ÖZ’ üne… SAV’ e ilk seslenişi; “OKU!” olmuştur
Neden; Bana ibadet et… Secde et… (veya) kulluk et… Buyurmamıştır da “OKU!” buyurmuştur.
Çünkü okumadan lâyıkıyla ne kulluk ne de ibadet yapmak mümkündür.
Maun Sûresinde buyurur ki Allah cc ; “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki… Onlar kıldıkları namazdan gafildirler… Kalbleri kıldıkları namaza yabancıdır…”
Kulluk bilinci nasıl oluşabilir OKU-madan anlamadan… Bu nedenle gerçek KULLUK EN YÜCE MERTEBEDİR insan için. Başka türlüsü ise;
ALLAH ŞİFA VERSİN
Halim KÖK 3 Ekim, 2007 - 08:12İşyerindeydim... telefon çalıyordu... ahizeyi kaldırdım;
-Alooo Memeeet... dedi bir ses.
-Ben Mehmet değilim... dedim
-E madem Memet değilsin niye açıyorsun telefonu?
-Kardeşim Mehmet Mehmet diye mi çalıyor telefon?
-Bana bak doğru konuş... sen benim kim olduğumu biliyor musun?
Bilmiyordum kim olduğunu... bilmek te istemiyordum doğrusu. Yeterince vardı aynı modellerden etrafta... onlardan birisiydi. Ne yazık ki çaresiz kaldığım tiplerden birisiydi. Ne yapabilirsin ki... konuşmak mümkün değil... koklaşmak lazım onunla anlaşmak için... e o da olmaz yani...
En güzeli sabretmek alttan almaktır diye düşünüyorum. Şimdilik bulabildiğim tek çözüm bu. Ama alttan aldıkça üstüne üstüne gelenler de var. Hem Anlamak sayfalarında hem de kendi bloğumda yayınlamış olduğum “NEYİ BİLİYORUZ Kİ!”
Başlıklı yazıma yorum yazan yine Mehmet adlı bir kişi bakın ne diyor;
AH BİLEBİLSEM
Halim KÖK 6 Eylül, 2007 - 08:18
Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır.
Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor.
Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir.
Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir.
İyi bilin ki, O mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır. (Zümer Suresi 5.ayet)
Gündüzler sevinç ve mutluluğumuz ise geceler dert ve kederlerimizdir.
Sevinçlerimizin üzerini kederler örtmüştür, kederlerimizde örtülü sevinçlerimiz gizlidir.
Biri diğerinin varlık nedenidir. Öyle ise sevinçler kadar dertler hüzünler de gereklidir.
Gereklidir diyorum ama ZAT’ en gereksiz bir şey de yoktur ki.
O’nun nazarında her şey olması gerektiği gibidir.
O noksan sıfatlardan eksikliklerden münezzehtir.
GİBİSİN
Halim KÖK 5 Eylül, 2007 - 08:04
Deruni bakışın titretir beni,
Sen sanki denizler göller gibisin.
Hangi aşk ateşi kavurur seni,
Issız ve kimsesiz çöller gibisin.
Senden hiç eser yok gülen yüzünde,
Hazana uğramış güller gibisin.
Aradığın yok ki şu yeryüzünde,
Yolcusuna hasret yollar gibisin.
KANA KANA
Halim KÖK 4 Eylül, 2007 - 08:01
Ben bu hayat pınarından,
Kana kana içemedim.
Çağrılmadan gidilmeyen,
O diyara göçemedim.
Neden var etti bu teni,
Sorar oldum yeni yeni.
O çağırmayınca beni.
Burak olup uçamadım.
Bunca gizem, bunca perde,
Var mıydı geldiğim yerde?
Neler gördüm bu seferde,
Adam gibi seçemedim.
YÜREKLERİMİZ BİRDİ
Halim KÖK 28 Ağustos, 2007 - 08:07
Ne nağmeler dinlerdik,
Kargaların sesinde.
Kendimizden geçerdik,
Bir ağaç gölgesinde.
Hazinemiz tarlalar,
Alınlar hep terliydi.
Bahçelerde insanlar,
Sebze meyve yerliydi.
Gönlümüzdü gökyüzü,
Soframızsa denizdi.
Doyururduk öksüzü,
Başkaları da bizdi.
SANIRSIN
Halim KÖK 27 Ağustos, 2007 - 08:00
Boşlukta salınır Dünya,
Boşa sallanır sanırsın.
Dost’a haber yolla desem,
Zarfı pullanır sanırsın.
Söyle insanın sırrı ne?
İnemezsin ki derine.
Putlar koyup ta yerine
İlah diye kullanırsın.
Düşmemişse gönlün aşka,
E hiç doğmasaydın keşke.
Nasıl yeşillenir başka
Gönül dallanır sanırsın.
AFFET ALLAHIM
Halim KÖK 23 Ağustos, 2007 - 08:01
İnsan, sıradanlaşan günlük yaşamı içerisinde kendisi için değerli ve vazgeçilmez saydığı ne varsa unutuyor. Oysa ki her şeyin sıradan düzeninde gitmesi ne bulunmaz nimettir. Bunu da ancak sıra dışı bir şey yaşadığında anlıyor insan ne yazık ki.
Geçen akşam geç saatlerde balkonda oturmuş gecenin sessizliğinde sebepsiz bir can sıkıntısı içerisinde… Ve ne düşündüğümü de tam kestiremeden vakit öldürüyordum. Uzun süre hiçbir şey yapmadan duramıyor insan. Kâinattaki hiç durmayan hareketlilik insanın bilinçaltında da var belli ki… Bundan olsa gerek İnşirah Suresi 7.ayetinde;
“O halde boş kaldın mı, yine kalk (başka bir iş ve ibadetle) yorul.”
buyurur Allah (cc)
Bir insana verilebilecek en ağır cezalardan birisi herhalde onu hiçbir şey yapmadan öylece durmaya zorlamaktır. Benim de sadistliğim mi tuttu ne?
KANA KANA
Halim KÖK 3 Ağustos, 2007 - 08:05
“KANA KANA” içeriz suyumuzu…
Bir şeyi doyasıya tattığımızı anlatmak için bu deyimi kullanırız; KANA KANA
“KANMAK” doymakla eşanlamlıdır bize göre… oysa kanmak;
Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmaktır.
Kanmak, aldanmaktır yani… kandıkça doyarız, doymadığımızda ise kendimizi kandırmanın yollarını ararız.
Başlayan arkadaşlığımızın geleceğini merak ederek “Beni seviyor musun?”diye sormuştu şu an evli olduğum insan.
“Neden bana soruyorsun… kandırılmak mı istiyorsun?” demiştim.
YOL GİZLİ GİZLİ
Halim KÖK 10 Temmuz, 2007 - 08:07
Feza Nur isimli arkadaşımızın yazdığı şiirdeki;
“Ey masum, masum bakışlı sandığım yâr!
Riyayla nereye kadar?
Sen ki ulaşamadığımı sandığım bir ceylandın;
Neydin, ne oldun?”
Mısralarını okuyunca şunu söylemiştim.
“Ne çok şey anlatıyor şu iki mısranız, ne kadar dolu bir yürekten taştığını hemen hissettiriyor okuyana...
bir anda tüm vücudumun sızladığını hissettim. Sanki hep söylemek isteyip te söyleyemediğim bir şeydi.”
(Bkz. --> )








Son yorumlar
2 saat 27 dakika önce
10 saat 22 dakika önce
10 saat 32 dakika önce
10 saat 47 dakika önce
10 saat 48 dakika önce
11 saat 24 dakika önce
1 gün 6 saat önce
1 gün 22 saat önce
2 gün 4 saat önce
2 gün 5 saat önce
2 gün 6 saat önce
2 gün 7 saat önce
2 gün 15 saat önce
2 gün 19 saat önce
3 gün 8 saat önce