Asya yazıları

BİR UFAK ESİNTİ

Kategoriler:

Duvarlar içinde bir kalp... Sahibi yitik yalnız... Duvarın içinde geçmişten kalma küller... Esen her ufak esintiye kafa tutan binlerce küçük kül tanesi... Ne sanırlar kendilerini meçhul... Hiç fırtına esmeyecek mi o dört duvar arasında? Sahte sonradan görme alımlarıyla mesken tuttukları kalbi, kendine getirecek bir fırtına... Ne zaman ateş onları azad etti de küle döndüler. Ne zaman o saf kalbi mesken tuttular bilinmez. Ama kendini bir şey sana tozu dumana katabileceğini düşünen bir ufak esinti çıkageldi bir gün,esti gürledi... O binlerce küçük kül tanesi öyle güçlü öyle güçlüydü ki... Sonunda dağıldılar dört bir yana.. Ama kalbi esintiye vermek için değildi bu tozu dumana katma, daha da acımasızlaştı küller kalbi vermeye niyetleri yoktu belli, bir ufak esintiye...

Esinti bekledi, o güçlüydü kül taneleri zayıf... Bire bin yapılan bir savaştı bu belki, tek başına esinti oysa binlerce kül tanesi... Kalpse durumuna bakıp iç geçirdi. O da istemez miydi esintiye kendini teslim etmeyi... O da istemez miydi al götür beni yanan azap ateşinin hala acı veren acımasız küllerinden öteye... Tozlanmış yosun tutmuş dört duvarımdan götürebileceğin en uzak yere... Yorgun ve yalnız bir kalp, onu çalmaya gelen bir ufak esinti...

İçeriği paylaş