GECENİN KARA GÖZLERİNDE GÜNEŞE MEKTUP

Kategoriler:

Dağların uçları kızılı yakalamış, gök ise gecenin üzerindeki son kırıntıları üzerinden atmak üzere ve şehrin nöbetçileri sokak lambalarından ibaret... Keşke güneş, hep bir sır gibi dağların ensesinde kalsaydı. Biliyorum, güneşin doğması bana külfetse orada kalması da âlem için âfetti.

Ey sarışın ve alımlı güzel! Beni cezp edemiyor olman ve yıldızlara kollarımı açıp sana karşı düğümlerde kalmam seni incitmesin. Ok gibi semânın alnına fırlayacaksın da ne olacak? Kim bilecek kadrini? Doğum sancılarında yanında olmayanın menfaat için yanına yanaşması seni darıltmıyor da benim dürüst sözlerime mi gönül koyuyorsun? Gör halimi! Belki de arafta olmayı sevmediğim için kendime revâ görmediğimi sana da revâ görmüyorum. Bu yüzden doğuşunu da batışını da seviyorum. Ama göğün ortasına yayılarak kibirlenmenin izâhı nedir?

Beni anlamaya çalış! Derdime söyleyecek çok cümlem var. Geceye sevdalı da olsam karanlığı parçalayıp semânın tüm pullarını sana savursam belki biraz da sakinleşebilirim. Ama o zaman bir sonraki gecenin yüzüne nasıl bakabilirim?

Ey güneş! Belki de sen haklısın. Ben karanlığın yakasına kendimi asarken belki de gecenin tüm muradı sana ulaşabilmekti. Belki de sana dikilen sert bakışlarımı affetmeyeceksin. Işık mı korkutuyordu beni yoksa karanlıktan uzaklaşmak mı? Belki de hayata sorduğum soruya cevap almadan ölecektim.

Deng adında bir yazar “Artık kedinin beyaz ya da kırmızı olması önemli değildir, önemli olan fare tutmasıdır” demişti. Gece siyah, sen ise beyazdın. Belki de ikiniz de arzu ettiğiniz fareyi yakalıyordunuz. Ama neden ben geceye yaslandığımda bile bazen hiçbir vakte sığmıyordum? Ben mi fareyi göremiyordum?

Zaman tecrübeliydi. Sakalını sıvazlayıp tüm vakarlı tavrı ve davudî sesiyle benimle konuşuyordu. Kendime olan sadakatimi kaybedersem hiçbir harfimi yakalayamayacağımı anlatmıştı. Noktanın olduğu yere virgül koyabilir miyim?

Ey güneş! Seninle dans etmek neden çok zor! Düşünüyorum... Hayatı hoş görmeyip hor görmeye rağbetimiz varsa âşık olmayı mı bilemedik? Gelin teli uzanırken zamanın zülüflerine biz de edebin perdelerinden nasip aldıysak elbette mutluluğun tüm ziynetleriyle beraber “Aşk vardır” diyecektik.

Ey sabahların elinden tutan adı güneş konan çocuk! Ben gecenin kara gözlerinde sana uzatmaya çalıştığım mektubuma hüsn-i hatime yazmak isterdim. Ama ben seni gecenin kara gözlerine tercih edemiyorum. Gündüzler kısa olsun diye dua ediyorsam senin bana olan bir vefâsızlığından değil. Geceye döktüğüm dilleri sen tercüme edemezsin.

Geceye Not:
Ey gecenin kara gözleri! Ben uyumuyorum. Sen de yumma gözlerini... Bana şimdi güneşten bahset. Güneş doğuncaya kadar ben de sırrımı kına diye ellerine bırakayım. Belki de güneşi hak etmediğimi söyleyerek sessizliğini bozmayacaksın. Neyi hak ettiğimi bilmiyorum. Ama Allah’ın rahmeti olmasa zaten ben neyi hak ettim ki!

Selamlarımla...

Geceyi Sevmek

Geceyi Sevmek

Geceyi seven biri olarak yazınızı çok beğendim...Ve okuduğumda beğendiğim bir yazının bir kısmını aktarmak istedim...

"Sabah hep bir adım önde midir geceden?
Sabahlar nedense kısa sürer.Geceninse hiç acelesi yoktur yerini sabırsızlıkla bekleyen sabaha bırakmak için.
Gece,içinden alay eder sabahla,ne kadar da sabırsız diye!
Aslında bu sabırsızlığıyla kendini tüketir sabah.
Bizleri gecelere benzetenler yanılıyorlar,tek benzerliğimiz rengimizdir geceyle.
Oysa bütün hayatımızı aynı bir sabah gibi sabırsız ve kendimizi tüketerek yaşıyoruz!
Artık gecenin olgunluğuna,sakinliğine,derinliğine ulaşmaya çalışmalıyız belki?
Gecenin koyuluğunda her ışık göz kamaştırır kamaştırmasına ama,gece olmasaydı,ışık olabilir miydi?
Işığın ışık olduğunu nerden bilirdik?
Diyorum ki,artık ne dışımızdaki ne de içimizdeki karanlıktan korkmasak…
Korkularımıza,görmezden gelmek istediğimiz,unutmaya çalıştığımız,bastırdığımız kırgınlıklarımıza,kızgınlıklarımıza ve acılarımıza arkamızı dönmeden önce aynı karanlık bir kumsalda uzanıp,korkmadan yıldızlara bakabildiğimiz gibi bakmayı denesek…
Gece olmasaydı,sabahın da olamayacağını hatırlasak."
(alıntı)

Kaleminize ve yüreğinize sağlık...


" GüL BaHCeSine Giren GüL Olmasada GüL Kokar "