GÜNÜ YAKALAMAK ADINA ÖLÜMÜ DÜŞÜNMEK

Kategoriler:

‘’Carpe diem*’’

.....

‘’ Tüm dünya bir sahnedir

yalnızca birer oyuncusu olan kadınlarla erkeklerin

sahneye girip çıktığı.Ve tek bir insanın ömrü boyunca

pek çok rol oynadığı’’

Shakspeare

Rüyayı yakalamaya çalışıyor gemiler

Ki günün inancıdır rüya kırıkları

Dünyasal döngülerdir acı demlemeleri

Harlandırmak,Ummansız bir dehlizdir

Üstüne basma düşlerin onlar rüyalara kalır

Şiirsel melodisine tutuşacak çıkmazlar

Ve kahır bürüse de dehlizler hiç çıkılmayacak

Biçiyorum yonca yapraklarından falları

Bıçkılaşmamış hayatlar lazım....

Barok zamanının şaşaalı oryantalisti

Bir bedevi kadar kahırlıdır

Çölü sorarsan bilir ayası kadar

Zamanı sorma ona çünkü kötü bir oyuncudur

Günü yakalamak adına taklitler yapıyor

Garip skeçlerde palyaçoyu oynuyor

Lime etmiş yüreğini,doymayan acı da

Günlere kahır yazmış.çöpe atmış ilacı da

...../

Dün yakılış bu gün yarınların sarılışı

Kötü bir rüyada parça parça olmuş organlar

Bebek yüzlerinde solgunluklar

Son ışık da kaybolmuş uzaklıkta

Bu günü yakalamak adına

Bahsetmiyorum artık yarınlardan

Son orkideyi gömüyor cenaze müdavimleri

Bir dargınlık anında ay ile baş göz ediliyor

Bu günkü karın ağrılar(ın)dan bunalıyor hücreler

Cadı acına çıkmış sensizlik adına zombiler

Mevsimler Rönesans edasıyla asılmış bir tabloya

Kiliselerde sözde mabet havası

Yalan...Yalancılık..Bir yığın soru işte

Filozoflara baldıran var bu sahnede

Zor...zor yokluk içinde...olması istenen

Züğürt tesellisine çıkıyor rüyalar

......./

İncil’den pasajlar okuyor çoksesliler

Anlaşılmazdır...Neden böyle bağırıyorlar

Siyah bir düş duyumunda

Gözüme batıyor şu korkular

Söyle...söyle işte...ya da sus.

Konuşanlar hep yanılıyor nasıl olsa

Haklıydı şair çok haklı

Çatlasındır hem sodom hem de gomore

Geçsindir üstünden kara kümbetler

Zemheriye bürürsündür...

Boş yere yazıl(a)mazdı bu sahneler

Ütopik ölüm fermanlarında

Celladını arar oldu kimseler

......

Kan besliyorum can çıkışıyor ümitlere

Sabahları yazıyorum,uykulu depresifler

Sığınıksız hayat kilisesiz rahibe benzer

Vaazlarını ancak ve ancak kendisi dinler

Sığınmaç kuşlarına döndüm gözlerine

............

‘’memento mori ‘’

‘’ gezinen bir bölgedir hayat,gariban bir aktör

sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur.

Ve sonra duyulmaz olur sesi,bir masaldır

Gürültücü bir salağın anlattığı

Ki yoktur hiçbir anlamı’’

Macbeth

Açıldı koridorlar ölümlere insanlar yazıldı

Değişik ölüm seçenekleridir her bir insan

Bu filmde kendini kaybediyor aktör

-ki olmadığı kendine yine kimsesizlik düşüyor-

iffetsizliğin son haddinde karanlığına bürünüyor

kasvetine şiirler açılıyor dar geçitlerde

ölüşü hatırlatıyor şair –ki iki türlüdür onun ölüm sonucu –

hem hüzünlü bir hayatın sonuna varacak

hem kelimelerin uğultusundan-anlatılamayana ulaşacak-

kafi geliyor her insana tek bir ölüm

muamma olacak ninnisiz,uykusuz gecelere

bir hayatı saklayacak mı hayat hemzeminde

resmedilse tasavvursuz şemsiyeli bir evde

kimsesiz bir ölümü şad edecek mi bahtiyarlar

ölüm diyor zangoç sesinde çağıldayan zamanlar

encamına ser encamlar kapılacak gür ezanlar

ki ölüm kaplayınca aniden şu lodos gibi

nisyana şahit olun! Ölüm geri dönmektir

....

son perdede mahzunca ortaya çıkıyor bedevi

-çölleri sordun mu ona,geldiği yeri-

her ölümü yaşamışlığında

ve gür sesi yankılanır çepeçevre

-her başlangıç bir bitişe mahkumdur-

- her başlangıç bir bitişe mahkumdur-

- her başlangıç bir bitişe mahkumdur-

Başlangıcı ve bitişi olmayana şükürler olsun

.....

*günü yakala

**öleceğini hatırla

"Carpe diem ,memento mori ‘’

Çok yoğun cümleler.Daldan dala atlar gibi anlamlardan anlamlara atlamaktan yoruldum.Ama sevdiğim şeylerden,düşüncelerde dolaşmak,yorulmak,yoğrulmak...En sevdiğim cümleler :

"Sabahları yazıyorum,uykulu depresifler." ve
"Carpe diem ,memento mori ‘’ oldu.