MİTLER VE YENİLENME RİTLERİ
- yorum için giriş ya da kayıt yapınız
- tavsiye et
- 130 kez okundu
- rastgele...
TAHTA ÇIK(AR)MA VE KOZMOGONİ
Bir hükümdarın tahta çıkışında kozmogoni simgesel olarak yenilenir. Bu inanış özellikle çiftçilikle geçinen halklarda yaygındır.
Örneğin; Hint kralının rajasuya riti; geleceğin hükümdarının embriyon dönemi, evrenin olgunlaşmasını anlatır, tabi aynı zamanda ürünlerin olgunlaşmasını. İkinci evrede hükümdarın bedeninin oluşumu tamamlanır. Üçüncü evrede bir takım ritüeller söz konusudur; kral kolunu kaldırır (evrenin ekseninin yükselişi), yağ sürünüp tahtın üzerinde iki kolunu da havaya kaldırır (evrenin eksenini simgeler).
Mısır’da firavunun taç giymesi; toplum ile doğa arasındaki uyumun tehlikeli biçimde bozulmasından sonra ortaya çıkan yeni bir dönemin yaradılışı olarak kabul edilir.
İki ritte de kral kozmogoniyi taç giyerek yinelemle aynı zamanda evrenin verimlilik ve gönencinden de sorumlu duruma gelir.
DÜNYAYI YENİLEMEK
Kralın kutsanma ayininin kozmogoniyi yinelemesi, kozmosun bütünüyle yinelendiğini yani yeni bir yıl düşüncesini doğurur. Yeni bir yıl, yeni bir zaman çevrimi törenle kutlanır. Her yeni yıl, kozmogoninin yenilenmesidir. Yıl kuşkusuz ilkeller tarafından farklı biçimlerde algılanır. Bu algılama farklılığı iklime, coğrafi bölgeye vb göre değişir. Ama her zaman bir çevrim, bir başlangıç ve bir son mevcuttur.
Avustralya yerlileri yeni yılda bütün bitki ve hayvanların yaratılmasını simgeleyen ritleri tekrarlarlar. Bunun amacı bir yıl daha kendilerini besleyecek besine sahip olma isteğidir. Atalarının yaptığı duvar resimlerinin aynılarını yaparlar. Bundaki amaç mitsel ataların yaratıcı gücünü tekrar harekete geçirmektir.
Kaliforniyalı Karok, Hupa ve Yurok kabileleri yeni yıl ritini uygulamazlarsa dünyanın ortadan kalkma tehlikesi olduğunu varsayarlar. Tören rahibin on, on iki gün süren kutsal sitelere yapılan yolculuklarla başlar. Bu yolculuk mitsel ataların dünyayı yaratırken yaptığı tüm eylemleri simgeler ve rahip yolculuk boyunca kendini mitsel ataların yerine koyar. Mitsel ataların her eylemi tekrarlandıkça, evren de yenilenmiş, sağlamlaştırılmış olur.
Kaliforniyadaki başka kabilelerde de (örn Kuksu, Hesi) yeni yıl miti farklı şekillerde de olsa yapılır. Bunlarda kutsal kulübe her yıl yıkılıp yeniden yapılır ki evrenin yenilenmesini simgeler. Kutsal kulübenin çatısı gök kubbeyi, tabanı yeri, dört duvarı kozmik evrenin dört yanını simgeler. Yıl, bu kulübenin etrafında bir dairedir.
Proto-tarım yapan halklarda yeni yıl ritüelleri biraz daha farklılık gösterir. Yeni yılda ölüler topluca geri dönerler ve cinsel zevk ve eğlencelerde aşırılıklar göze çarpar.
Mezopotamyadaki yeni yıl mitlerinin ırasal bir özelliği vardı; kozmosun sonu, kozmosun başındaki kaosla aynıydı. Böylece kozmosun çevrimi olanaklı oluyordu. Mutlak başlangıcın yeniden yakalanabileceğine inanıyorlardı, bu da eski dünyanın simgesel olarak yok edilmesini ve ortadan kaldırılmasını içerir. Demek ki son, başlangıcın kapsamında yer alır, başlangıç da sonun. Bunun hiç de şaşırtıcı bir yanı yoktur, çünkü öncesinde ve sonrasında bir son bulunan bu başlangıcın örnek oluşturan imgesi yıl dır, mevsimlerin ritminde ve göksel olguların düzenliliğinde kendini gösterdiği biçimiyle, başladığı noktaya dönen kozmik zamandır.
ALTIN ÇAĞ
Yeni yıl ile ilgili ritler incelenirken gözden kaçmaması gereken önemli bir düşünce vardır ki bu başlangıçların yetkinliği düşüncesidir. Bir kayıp cennetin, insanlığın içinde bulunduğu durumdan önceki bir sonsuz mutluluğun hayali anısıyla beslenen, daha öz ve daha derin bir rit deneyiminin anlatımıdır. Yeni yılla ilgili mit ve rit görünümdeki senaryo, insanlık tarihinde son derece önemli bir rol oynamış olabilir, özellikle de kozmik yenilenmeyi sağlarken aynı zamanda, başlangıçlardaki sonsuz mutluluğun yeniden yakalanması umudunu vermesinden ötürü. Daire-yıl imgesi, hem kötümser hem de iyimser olan iki yanlı kozmik ve yaşamla ilgili bir simgecilikle yüklüdür. Çünkü zamanın geçmesi başlangıçların giderek uzaklaşmasını, dolayısıyla başlangıçtaki yetkinliğin yitirilmesini içerir. Sürmekte olan her şey aşınır, yozlaşır ve sonunda yok olur. Bütünlük ve güçlülük başlangıçta vardır. Bu anlayış ilk bakışta kötümser gibi gözükür ancak bütünlük belli sürelerde yakalanabilir. Yılın bir sonu vardır, yani onu otomatik olarak yeni bir başlangıç izler.
Normal yıl giderek büyük ölçüde genişlemiş bir büyük yıla dönüşür ve bu büyük yıl hesaplanamayacak ölçüde genişlemiştir. Çünkü gerçek anlamda yeni bir şeyin başlayabilmesi için, eski çevrimin kalıntı ve yıkıntılarının tümüyle yok olması gerekir. Yani mutlak bir başlangıç için, dünyanın sonunun da kesin olması gerekir.








Son yorumlar
2 saat 23 dakika önce
10 saat 18 dakika önce
10 saat 28 dakika önce
10 saat 43 dakika önce
10 saat 44 dakika önce
11 saat 20 dakika önce
1 gün 6 saat önce
1 gün 22 saat önce
2 gün 4 saat önce
2 gün 5 saat önce
2 gün 6 saat önce
2 gün 7 saat önce
2 gün 15 saat önce
2 gün 19 saat önce
3 gün 8 saat önce