MEHDİ HAKKINDA
- yazıları
- yorum için giriş ya da kayıt yapınız
- tavsiye et
- yazıcıya gönder
- 1368 kez okundu
- rastgele...
Ahad olan Allah’ın adıyla ve O’
Nun selamı, O’na inanaların üzerine olsun,
Yeryüzü semaların getirdiği ile yetinir. İnsan oğlu ilhamların ya da vahiylerin çocuğudur. Allah her manada ve her esmada sonsuzlukları ihtiva eder. Her düşünce ya ilmin ya da vahyin istinadıyla değer bulur. Bir yerlere bağlanmayan düşünceler muallakta kalır. Akıl belli verileri değerlendirerek belli inançları referans alarak hüküm verir. Bu inançlar yanlışsa veya veriler yetersizse hüküm başka hükümler karsısında akıl için abes kabul edilir.
Akıl diye güvenip sarıldığımız sermaye bazı durumlarda bir işe yaramaz. O nedenle gönlü devreye girmemiş kişilerdeki aklı kastederek, Hz.Mevlana derki akıl çamura saplanmış eşektir''der.
Kur'anı kerimin yedi tayf halinde derinliğe sahip olduğu gerçeği malumunuzdur. Herkes kendi bilgi ve inanç seviyesine göre bir anlam çıkarır. Eskiden disiplinli olarak bilgilenirdik. Şimdi ise bu disiplin kayboldu. Ön bilgi edinilmeden son bilgiyle karşılaşmak mümkün hale geldi.
Rasulü kibriya sav. kendisine bildirilen üç ilimden ikisini dağıttığını birini ise gizlediğini bildiriyor. O ki Allah’tan doğrudan ilim alabilme ve şeriat oluşturmak için yetki veren ilimdir. Onunla melekler programlanır desek biraz açmış oluruz. Bu ilim dahi bu çağda bazı kulların kullanımındadır. Allah ilmi her nefiste kendi rableri doğrultusunda kullanıldığından yanlışlar yapılması kaçınılmazdır. Bu yanlış kur’an a göre tabii.
Bakıyoruz kur'anın bazı hükümleri uygulanamaz hale gelmiş. Yani şeriat-ı rasulullah yara almış. Böyle bir ortamda bazı alimlerin bazılarını ortak bir bilgi birikimiyle mücehhez olmadıklarından anlayamamalarını doğal saymak gerekir. Bize göre hidayet çağı başlamıştır. Zamanla belli bir ortak anlayış çoğunluğu etkisi altına alacktır. Bunu sağlayan ilm-i ledün sahibi göklerin düzenini şeriat-ı Muhammede göre yeniden sağlayacaktır. Onun, rasulullahın dilinden adı Mehdidir. Evlad-ı rasuldür. Allah’ın ezeli taktirinde bu çağın çocuğudur.
Her bilgiyi hazmetmek, her şeyi bilgi ile kuşatmak değil bizim, rasulullahın bile haddi olmamış. Her şeyi bugün anlayacağım derseniz kendinizi Allah’ta yok bulursunuz. Hayret yaşama sevincinizi alır . Dünya çekilmez olur. Faydası yani, onunla amel edemeyeceğimiz ilimden Allah’a sığınmalıyız. Sünnet bunu gerektirir.
Kapasitesi yetersiz bilgisayara yükleme yapsanız ne yazar.
Bazı şeyleri zamana yaymalısınız. Nur görmeye başlayan kişinin anlayışı daha da artacaktır. Bununla beraber yine de hayretiniz devam edecektir.
O kul yani Mehdi, Allah adına alemde tasarruf eder. Tam yetkili olarak. Üstelik tam muhtar olarak . İsterse Muhammed a.s. şeriatında bile değişiklik yapar. Her dileği melekler tarafından anında yerine getirilir. O tecelli öğle ağır bir tecellidir ki herkes Muhammet sav olamayacağından bir çoğu büyük hatalar yapmış ve bugünkü perişanlık ortaya çıkmıştır. Bu durumda ezeli kader sırrından olduğundan bunun böyle olacağı rasulü kibriya tarafından bildirilmiştir. Şu anda görevli yada yakında göreve başlayacağını zannettiğimiz evladı rasul dini yeniden ihya edecektir. Hadislerden bilinen gerçek budur.
Allaha ve rasulüne yeterli muhabbet besleyenler için bu gibi konular zamanla inanç seviyesinde kendiliğinden itminan derecesine gelir. Esas olan cemal ve kemal esmalarıyla yeterince zikir yaparak teali etmektir. Celal esmalarını zikirden kaçınmak gerekir.
Selam ve sevgilerimi sunarım.




bilgi değerini sıhhatinden alır
Hasan Bey,
yazınızla ilgili katılamadığım, daha doğrusu sorma gereği duyduğum bir husus var. Mehdi hakkındaki fikirlerinizin sıhhatini test ettiniz mi?
Anladığım kadarıyla mevcut hadis rivayetlerini baz alarak bu yazıyı yazmışsınız. Hangi hadisleri delil olarak kabul ettiğinizi yazmanızın gerekliliği bir yana hadis rivayetlerinin "gayb" alanında delil sayılamayacağını belirtmem gerekiyor. Zira bilirsiniz ki hadisler, sıhhat bakımından kur'an gibi değildirler. Hazreti Peygambere aidiyeti tartışmalı olan sözlerdir. Bu tartışmalı olma durumu da bizde ciddi bir şüpheye sebep olmaktadır zira hadisler hem Peygamberin ölümünden yüzlerce sene sonra düzenlenmiş, hem de uydurma hadislerin kol gezdiği bir dönemde seçilmişlerdir. Buna rağmen meşhur hadis kaynaklarında dahi Hz. Muhammed'e ait olma olasılığı oldukça düşük verilere rastlayabiliyoruz.
Diyeceğim şu ki, konu yalnızca Rabbimizin bildiği "gelecek" iken o bildirmedikçe konuşmamız-yazmamız doğru olmaz. Onun bildirdiği ise, herkesçe mâlum, kîtâb-ı Mubîn Kur'ân-ı Kerîm'dir. Yeni bir vahiy gelecek de değildir. Öyleyse bazı konularda susmak, en güzeli olsa gerektir.
Vesselâm
TEŞEKKÜRLER
Öncelikle ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.ALLAH C.C. RAZI OLSUN.Bende yaklaşımımı söyleyeyim, O sorduğuN soruya.HOCAMIN GÜZEL SÖZÜ İLE CEVAP VEREYİM. İnsan oğlu ilhamların ya da vahiylerin çocuğudur.Bazı şeyleri zamana yaymalısınız. Nur görmeye başlayan kişinin anlayışı daha da artacaktır sözüm de bir şeyleri ima ettim. Nur görmekte, zikir ile olur,teklif edilen farzları eda etmek ile olur.
Normalin dışında çeşitli renk ve boyutta görülen şeylerdir nur.
Her yerde görmek mümkündür.Allah dilediği zamanda gösterir.Böyle anlatmak zor. Zaman içinde çok zikir edilirse özellikle salavat ve esmaül hüsnadan, cemal ve kemal isimlerden olmalıdır,ki anlaşılsın.Nur görmeyen başkasının yardımı yani şefaati Olmadan cennete giremez demişti hocam.Bazı insanlar çocukluğundan itibaren görebilirler.Ancak ne olduğunu bilmezler.Bu konu genele açık değil.Çok zikir edenlerde açılr.Kalp gözünün açılması olarak tanımlanır. Nur görenlerin ağızlarından çıkardıkları sözlere çok dikkat etmeleri gerekir.Söyledikleri tecelli etmeye başlar.
Olumsuz anlamlı esmaları zikir etmemEleri gerekir, özellikle celal esmaları.''Mümin ya hayır konuşsun yada sussun''derken, kast edilen mana budur.Aslıda bu yazıyı, bir sitede değerli yazılar yazanbir kardeşime cevap olarak yazmıştım.Yazmış işken burada da paylaşmayı uygun gördüm.
Muhterem kardeşim, gündüzün saim ve gecen kaim olsun.Sevgilerimle...
İlim ALLAH'a götürür...
Mehdi ve Nur
“Düşünmek “ kategorisinden “MEHDİ HAKKINDA” konu başlıklı yazınızı dikkatle okudum.
Bu konu çok “derin” bir konu olduğu için bu konuya girenler,derinliklerde kaybolup gitmiş veya boğulmuşlardır.
Nedeni de, konu hakkında belli bir idrak seviyesine ulaşılmadan bu kuyuya atmışlardır kendilerini…
Yazınızın başında selam ile başlıyorsunuz.
Hem de Ahad olan Allah’ın adıyla ve O’nun selamının”inananlar”ın üzerine olması dileğiyle…
Ve aleykümselam!
Yazınızın uzun bir anlatım olmaması nedeniyle olacak ki konular kısa kısa, örtülü bir şekilde dile getirilmiş ve bazı konuları yeterince anlayamadım.
Diyorsunuz ki:
“Rasulü kibriya sav. kendisine bildirilen üç ilimden ikisini dağıttığını birini ise gizlediğini bildiriyor. O ki Allah’tan doğrudan ilim alabilme ve şeriat oluşturmak için yetki veren ilimdir. Onunla melekler programlanır desek biraz açmış oluruz. Bu ilim dahi bu çağda bazı kulların kullanımındadır.”
Buradaki ifadede meleklerin programlanması nasıl olmaktadır?
Rasulullah’ın gizlemiş olduğu ilmi, bu çağda bazı kulların kullanımında olmasından bahsediyorsunuz.
Rasulullah’ın gizlemesine rağmen birileri bu ilme nasıl sahip olupta kullanmaktadır?
Allah, Kur’an’ı sonsuza dek koruyacağını vaad ederken, “Bakıyoruz kur'anın bazı hükümleri uygulanamaz hale gelmiş. Yani şeriat-ı rasulullah yara almış.” Diyorsunuz.
Kim nasıl olur da şeriata yara aldırabilir ki?
O kul yani Mehdi, Allah adına alemde tasarruf eder. Tam yetkili olarak. Üstelik tam muhtar olarak . İsterse Muhammed a.s. şeriatında bile değişiklik yapar. Diyorsunuz.
Muhammed Mustafa (s.a.v.) son nebi (hatem ün nebiyy) olması nedeniyle, Mehdi A.s., böyle bir değişikliği aklının ucundan bile geçirmez.!
Bize göre hidayet çağı başlamıştır. Zamanla belli bir ortak anlayış çoğunluğu etkisi altına alacktır. Bunu sağlayan ilm-i ledün sahibi göklerin düzenini şeriat-ı Muhammede göre yeniden sağlayacaktır. Onun, rasulullahın dilinden adı Mehdidir. Evlad-ı rasuldür. Allah’ın ezeli taktirinde bu çağın çocuğudur. Diyorsunuz.
Hidayet çağının başlamasından öncekilerin durumu nedir?
Namazlarında, her kıyam a durduklarında okudukları Fatiha’da söyledikleri “ihdina” lar boşa mı gitti.?
“Göklerin düzeni” ile neyi anlatmak istiyorsunuz?
Allah Rasulü sık sık “Allahım, hayretimi artır!” derken, “Hayret yaşama sevincinizi alır . Dünya çekilmez olur”. Gibi bir açıklamada bulunuyorsunuz. Sizin “hayret”iniz ne manadadır?
Nur görmekten bahsediyorsunuz. Bu nur normal gözlerle mi görülüyor.?
Hiçbir inancı olmayan da böyle şeyler görebiliyor acaba neden?
Sizin gördüğünüz nur ile, Kur’an da anlatılan Nur arasında farklılık var gibi..
“Allah semaların ve arzın nurudur” ayeti ile sizin gördüğünüz nuru kıyaslayabilir misiniz?
İmam Gazali, Mişkatül Envar(Nurlar Feneri) isimli eserinde bu ayeti açıklamış ve çok ta farklı bir bakış açısı getirmiş bu nura….
"Olumsuz anlamlı esmaları zikir etmemEleri gerekir, özellikle celal esmaları." Diyorsunuz.
“Olumsuz anlamlı esmalar” dan kastınız Allah’ın esmaları mı yoksa, başka birinin esmaları mıdır?
Eğer Allah’ın esmaları ise kastınız, nasıl olur da olumsuz anlamlı olur Allah’ın esmaları?
Üstelik Kur’an’da bu esmalar için “ESMAÜL HÜSNA” diye tanımlama yapılmakta iken.
Besmelede Rahman ismi neden Rahim isminden önce geldi acaba?
Selam ve sevgi ile….
RE:MEHDİ VE NUR
ÜSTADIMIN BİR ŞİİRİ İLE CEVAP VERSEM NASIL OLUR...
TABBİKİ TEK TEK CEVABI VAR YAZARIZ ELHAMDÜLÜLLAH.BİLEMEDİĞİMİZ YERDE SORARIZ.ALLAH EN DOĞRUSUNU BİLİR VE BİLDİRİR...
TECELLİ
Sardı altı yönden, çepeçevre
Parlak, kar beyazı, ilâhi
Mini mini nûr taneleri
Götürdü cümle varı nâ mekâna
Lâ zamana
Hüznün deli dolusuna
İdrâkin müntehâsına
Aklın acze düştüğü o yerde
Her şey safi nûr
Seven nûr, sevilen nûr
Sevginin aslı nûr’un âlâ nûr
Yaşayan mıyım, yaşatan mı
Orda burda, nârda-nûrda
Belli değil
Tam orta yerde mi muttasıl
Anlaşılmaz ebediyyen, anlatılmaz
Kim sûret kim asıl
Hay hakk…
Yaşamın sabitesi
Sonsuzluk kadar çözümsüz
Akıla
Her şey görece
Her şey izâfi
Belli değil kim ölü kim diri
Diri bilinen Hakk’tan bi haberler mi
Öldü bilinenler mi
Vasıtasız yüz yıllar ötesinden
Çağları kucaklayanlar mı
Peygamberler, âlimler, şehitler mi
Kurulmuş mahkeme-i Kübra
Ezelde verilmiş hüküm
İnfaz yapılıp durmada an be an
Diriler şahitler mi
Hor görme hiçbir canı
Hiçbir zaman
Aman
Sakın, sakın
Farklı farklı her birinin yazgısı
Cebri hâl denizinde yüzmedeler
Cümlesi halinden bi haber
Ayaklar köstekli, eller kelepçeli
Acz içinde, makâm-ı cüzde her biri
Aç gönül gözünü gör, bak
Vahye süt kardeş her tecelli
Diz bağları çözülmüş
Çökertilmiş dimağları
Niçin varsa onunla uğraşta eşya
Hara düşmüş can binaları
Akıllar sarhoş, gönüller sarhoş
Orda-burda, nârda-nûrda
Emânet kendilerine canları
Alınlar her hâlde secdede
Biteviye zikirde dilleri
Yürekler hâvf içinde benizler uçuk
Can, bedenlere dizili boncuk boncuk
Bütün zamanlar kahhar yaratanın yedinde
Cümle mekânlar teslimiyet hâlinde
Görüleni görüldüğü gibi anlatamam
Anlatsam okutamam
Kaygılanırım
İstimdât Ya Rasûlullah
Orda-burda, nârda-nûrda
Şefaâtin olmasa yargılanırım
Öyle bire bin vermek âdetullah
Ben verebildiysem bire bir bâri
Ohh yeter
Dünyadan, ahiretten , sevgiden yana
Özrümü kabil etmezse, ay yüzlü sevgili
Ebediyyen vah bana ,vahlar bana
Ilgın-1995
İlim ALLAH'a götürür...
anlamak* istiyorum!
Anlayamadığımı anlamak istiyorum!
Bu şiirin anlayamadıklarıma bir nur olmadığını her halde farkındasınızdır.
Hakikat ilmi "HAKK"a ulaştırır.
Sevgili twilight
Selam sizin ve tüm inananların üstüne olsun,
Esmalardan kasıt Allah’ın isimleri tabii.Kur'an-ı kerimde açıkça güzel olanları zikredin denir ken.Allah’ın her esması güzeldir deyip dünyayı bu hale getirdiler. Allah dostları.Müslüman nal topladı.Kafir aya çıktı.
Esmalar manalarına göre değerlendirilir.33 cemal 33celal ve 33 kemal esma vardır. Celal olanları Allhın celalına yani kafire yardım eder.
Esmail hüsnadan maksat cemal esmaları zikredin dir.Bu konu başlı başına bir meseledir.Bunca kabul görmüş bir yanlışı düzeltmek büyük bir çabayı ve hazırlığı gerektirir.Mehdinin yapacağı en büyük düzeltmelerden biri bu konu üzerine olacaktır.
Bu gün dünden proğramlanmış göklerin nimetidir. Yarın, bu günün çabalarıyla hazırlanacak. Kuran ne kadar az düşünülerek okunuyor.
Mel oku ve her ayet üzerinde hür düşün.İslam insanı Allah dışında herkesten bağımsız yapmak için geldi.La de ve herkesi at ta oku Allahın kelamını.
Korkma o seninledir. Ona sığınırsan peygamber ve velilerine nasıl verdiyse sana da verir.
Allaha inanmayanlar nasıl nur görüürmüş.Onlar çok zikir etseler siyah nur görürler o da ya ölümleriyle ya da perişanlıklarıyla neticelenir.Celal esmasını zikreden tecellide başarı sağlarsa o esmanın nurunu görürki sonuç saadet değil şekavet olur.
Ya Kafi.
Baki selamlar…
İlim ALLAH'a götürür...
esma-ül hüsna
Şükrederiz ki; “ikra” hitabını işittikten sonra “bismirab” sırrı ile kitabı okumaya başladık ve takdir edildiği kadarıyla da okumaya devam edeceğiz sonsuz bilgi kaynağını, İnşaallah…
Yazınızdaki değerlerle, Kur’an daki değerler çelişkili olduğundan sizi anlamakta güçlük çekiyorum.
“Kur'an-ı kerimde açıkça güzel olanları zikredin denir ken.Allah’ın her esması güzeldir deyip dünyayı bu hale getirdiler. Allah dostları.Müslüman nal topladı.Kafir aya çıktı. “ diyorsunuz.
Yine burada da siz, Allah’ın her esması güzel değil demek mi istiyorsunuz?
Yani 33 tane celal isim güzel değil mi?
Bunun böyle olduğunu açıklayan bir ayet veya kaynağı Kütüb-ü Sitte olan bir hadis mi var?
“Lehül esma-ül hüsna” (En güzel isimler O’nundur) ayetini ben yanlış mı okuyorum?
Bu 33 celal isim de Allah’a ait olduğu ve Allah’ın yukarıdaki ayette açıkladığı üzere güzel olduğunu söylemesine rağmen, siz nasıl olur da bu isimler güzel değil diyebilirsiniz?
“Celal olanları Allah’ın celalına yani kafire yardım eder.” Derken, anlaşılması hiç te güç olmayan şu ifade ortaya çıkar:
Allah’ın celali kafirdir! (Haşa!, Euzübillah!)
Edeb ya Hu!
Şu bir gerçektir ki, Allah dostu ve Müslüman olanlar asla nal toplamadı.
Nal toplayanlar, Allah dostu ve Müslüman olduklarını zannedenlerdir.
Kafir, aya çıkarken, Allah dostları Güneş sistemini aşıp galaksilerde sörf yapıyorlar…
Allah’ın kemal ve celal isimlerinin zikrini kaldıracak olan mehdi kimdir?
Şu anda böyle bir zat varsa bildirin de biz de istifade edelim.
Gerçeği okuyacaksan meal okumak yetmez.
Elinize ciltli bir Kur’an aldığınızda kapağında “La yemusuhu illa mutahharun!” ayeti ile karşılaşırsınız.
Yani, “Arınmamışlar el sürmesinler!” Çünkü okuyamazlar, anlayamazlar…
Şükrederiz halimize ki hürüz.
Okudukça da bu hür oluşumuz devam edecektir.
Hiçbir şeye ve kişiye bağlı değiliz, Allah Rasulü Muhammed Mustafa s.a.v.den ve O’nun açıkladığı dinden başka.
İşte bu nedenledir ki, hiçbir korkumuz yoktur.
Bunun garantisi de En’am suresi 48. ayeti:
Ve ma nürsilül mürselıne illâ mübeşşirıne ve münzirın* femen amene ve asleha fela havfün aleyhim ve la hüm yahzenun
Biz mürseliyn’i (irsal olunanları) ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak irsal ediyoruz... Artık kim iman eder ve (durumunu) ıslah eder ise, işte onlara korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar.
Allah muininiz olsun…
İNSAN BOZULMUŞ
Ey Allah’ım insanlar şaşırmış
İnsan ile insansı karışmış
Bu gün yarına gebedir
Artık insansılar da ebedir
Bu gün dünün bir nimetidir
İnsanlar resülullah ümmetidir
İnsansıların nuru kap karadır
Ey Allah’ım bu durum, bir yaradır
İnsanların nuru yüzlerindedir
İnsansıların ise gözlerindedir
İnsanların hakkı özlerindedir
İnsansıların ise sözlerindedir.
İnsanlar zikir eder cemaline
Sığınır celalinden kemaline
Ey Allah’ım gelsin artık Mehdi resül
Getirsin bozulan insana yeni bir usül
Hasan BELEK/22-09-07
İlim ALLAH'a götürür...
"İNSANCA" KONUŞMAZSAK...
Kısasa kısas!
Mademki "insan"ca sorulara "insanca" cevap alamıyoruz, biz de şiirle mukabele edelim.
Şair Nafi den iki dörtlük:
devrin şeyhülislamı tahir efendi, bir gün ona buna bok atıp küçük duruma düşüren nefi'yi eleştirir. laf arasında "nefi köpektir" der. bu nefi'nin kulağına gelir ve şöyle söyler;
kelb * demiş bize tahir efendi;
iltifadı bu sözde zahirdir.
maliki mezhebim benim zira;
itikadımca kelb tahirdir.
tahir; temiz anlamına gelir. köpeğin temiz olduğunu söyleyerek hem kendini aklar, hem de tahir efendiye lafı dokundurur.
hicvin en büyük ustalarından. öyle ki yine devrin şeyhülislamını kızdırınca adam dayanamayıp "kafir" yaftasını yapıştırıvermiş. nef'i bu altta kalır mı hiç hemen yapıştırmış cevabı.
müfti efendi bize kafir demiş
var sayalım ben de dedim ona müselman
varınca yarın ruz-i cezaya
ikimiz de çıkarız anda yalan.
(o bana kafir demiş, ben de ona müslüman desem ikimiz de mahşerde yalancı çıkarız)
ahmed hulusi talebeleri yazımın altına yazı yazmasın lütfen...
ALLAH İLMİNİ PARA İLE SATANLARIN TALEBELERİ YAZIMIN ALTINA YAZMASIN LÜTFEN.ONLARIN YAZILARI ZARAR VERİYOR BANA.LÜTFEN.SELAMLA BAŞLADIM,KİN VE NEFRETLE BULUŞTUM.ALLAHIMA ŞÜKÜRLER OLSUNKİ HAKKİYİZ.YUMUŞAKLIK ÖZÜMDE VAR.KİN VE NEFREDİ ANCAK ZALİMLERE DUYARIM.BUĞUZ EDERİM ONLARA.ONUN İLMİNİ PARA İLE SATANLARA.SİZ ANLAMAK İÇİN DEĞİL,KİNİNİZİ KUSMAK İÇİN BENİM YAZILARIMI SEÇTİNİZ.ALLAH.HAY HAK.YİNEDE SÖYLÜYORUM.AHMED HULUSİ GÖRÜŞLÜLER YAZIMIN ALTINA YAZMASINLAR....
DİĞER KARDEŞLERDENÖZÜR DİLERİM.ALLAH İLMİNİ SATANLARA ALERCİM VAR.SEVGİ İLE...
İlim ALLAH'a götürür...
Ricayla
Hasan bey,
Duruşumuzu daha önce belirtmiştik. Üslubunuzu tasvip etmiyoruz. Şayet özel bir hassasiyetiniz varsa bunu lütfen "özel mesaj" yoluyla belirtiniz. Zira bu tip bir üslupla bir yere varılamayacağı kanaatindeyiz.
Uyarımızı kaile almanızı temenni ederiz.
Samimiyetle
anlamak* [Editörleri]
Sevgili OKUyucu ve yorumcu kardeşlerim,
Allahın selamı üzerinize olsun,
Sizi yazdıklarımla rahatsız ettiğimiz anlaşıldı. Biz anlatamadığımızı kabul ediyoruz. Söylediklerimizin sorumluluğunu bize yükleyiniz. İnancınıza bizden bir zarar gelmesini asla istemeyiz. Kabul edemediklerinizi biz geriye alıyoruz. Ve hakkınızı helal etmenizi diliyoruz. Bizde size hakkımız varsa Allah indinde bunu helal ediyoruz.
.
Kelimeler bizim kastımızı size doğru anlatamadı diye yorumluyorum.
Sadece esma konusunda son bir cümle söylemek isterim . Allahın kötü ismi olmayacağı her müminin bileceği bir şeydir.
Allah abes ve kötü yaratmadı. Her isim ve olay kendi içinde rahmettir. Kimi bugüne kimi yarına . Herşey rahmetTir, burada kasıt başka idi.Siz beni yanlış anladınız. Sağlıklı bir insanın mümit ismini okuması Allah’ı bu isimle çağırması o kişiye ölümü getirir.Hay ismi ya da muhyi ismi ise hayatı ,yenilenmeyi getirir.Öyleyse dedik her ismi zikir konusu yapılmaz.
İslam yurdunda celal esmaları okunursa tecelli eder. Zarar görülür demek istedik.zikrin bir adabı vardır ve bu adap terkedilmiş yada yanlışlar karışmış demek istedik.
Mümin ya hayır konuşsun ya da sussun diyenin o mübareğin öğretisinin yanlış anlaşıldığını demek istedik.
Mümin beddua etmez demek istedik.Beddua deyince siz ne anlarsınız.Bela okumayı değil mi.Nasıl okunur .Mesela Allah kahretsin diyerek. Kahhar ismini okumasını yasaklamış.Evet o esmalarda Allahın esmalarıdır ve onu ehil olanlar nasıl nerede kime karşı hangi durumlarda okuyacağını bilerek okurlar.Sıradan müminler yani rasulüllah s.a.v den görev almayanlar tatlı dilli iyi isimlerle dua etmeliler.Menfi esmaları dillerinden uzaklaştırmalılar demek istedik.
Kötülük dediğimiz şeyleri yaratan da Allah’tır. Şeytana bir güç isnat etmeyiz.Şirkten Allah’a sığınırız.
Bir hadis- şerifte, Hz ebu hüreyre. Buyuruyor ;Ben rasulüllahtan iki tür ilim tahsil ettim. Birini size bildirdim ve bana bu şerefi uygun gördünüz. İkincisinden bir şey bildirseydim beni öldürüdünüz.
Sanırım bu hadisi, kütübü sittede bulabilirsiniz. Mealen yazdım.Aynıyla değil. sizce o idama sebeb olabilecek ilimlerde ne vardı. Rasulü kibriyanın gizledim dediği nasıl bir ilimdi.
O ilimleri bilenlere ulaşmak için kur'an-ın söylediği temizliğe yani şeytanın vesveselerinden emin olmaya ihtiyaç vardır.
Allah size de bizede merhamet etsin.Niyetlerimize göre muamele etsin .A min. SEVGİ VE SAYGILARIMLA…
İlim ALLAH'a götürür...
Sabır,
Sabır, hoşgörü...
İnanıyorum ki pek çok kapıyı açabilecektir.
Herkes aynı şekilde düşünmeyebilir, ancak; temel lisan sevgi, anlayış, hoşgörü olduğunda ve sabrı da yanlarına ekleyebildiğimizde, daha da güzel anlayıp, anlaştırabileceğiz belki düşüncelerimizi...
Esenlikle kalınız...
Her vazgeçişin; bir iç hesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
Öğrendik ki; "Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."
enteresan
esselamualeykum
başlık enteresan geldi açıkçası sırf bu entereseyle tıkladım.tartışmalar çok daha enteresan hele son yorum çok çok enteresan.esma-ul hüsna konusunda ben de bu şekilde biliyorum.yani mesela "Kahhar" ismini çokça zikretmektense "Rahim" ismini zikretmek O'ndan rahmetini dilemek olduğundan daha evladır.olumsuz manadan kasıtta bu sanırım.nur görmek mevzusu da çok şaşırttı.şöyle söyleyeyim bazı insanlar belli bir dereceye ulaşırlar ve bundan sonra belki bazı tecelliler olur.ama bu söylenmez biliyoruz ki.zaten bu dereceye varan insanlar bunu söylemezler.ve de nur öyle surf zikirler elde edilebilecek bir şey değildir muhakkak.nur demek de tuhaf.Hak Teala halis imanlı ve niyetli zatlara muhakkak bazı ayrıcalıklar verecektir.belki bu dünyada belki ve muhakkak ahirette.ama alimler diyor ki her inanan ve zikir çekenler Allah'tan böyle mucizeler beklemesin.sizse herkesin buna erişebileceğini söylüyorsunuz.enteresan.dedim ya çok enteresan
bir de şu son yorum.ben bunu sapkınlık olarak görüyorum.şu "mihr" kelimesnin açılımı zaten bu sapkınlığın tescili...
vesselam