Mehmet Âkif'i anmak // Taha AKYOL
- İyinur Ergün yazıları
- yorum için giriş ya da kayıt yapınız
- tavsiye et
- yazıcıya gönder
- 3810 kez okundu
- rastgele...
26 ARALIK 1930'dayız, Beyazıt Camii'nin musalla taşında bir tabut, üstünde ne bir bayrak var, ne de bir örtü. Cami avlusunda cenazeyi bekleyen şair Mithat Cemal, "Bir fıkara cenazesi olmalı" diye düşünüyor. O anda Emin Efendi lokantasının sahibi Mahir Usta elinde bir bayrakla cenazeye koşuyor. Sonra yüzlerce genç peyda oluyor, çıplak tabutunu üniversitenin büyük bayrağına sarıyorlar.
Defnedileceği Edirnekapı Şehitliği'ne kadar omuzlarda taşınıyor.
Kör ve sağır yetkililerin görmediği, duymadığı, tınmadığı büyük Âkif'in cenazesi bu şekilde 'millet töreni' ile kaldırılıyor.
Ertesi gün gazetelerde, bir iki sütuna, sıradan birkaç haber.
Bir süre sonra, "Kimseler yüzüne bakmadı, bitler içinde öldü" türünden yalan ve aşağılayıcı yazılar...
Büyük bir şaire, hele de "Çanakkale"nin destanını, "İstiklal"in de marşını yazmış bir şaire bu kadar vefasızdan da öteye saygısız davranışları dünyanın neresinde görmek mümkündür?
Âkif'e suçlamalar
Mehmet Âkif'i "mürteci" ve "Arnavut" diye suçlayanlar oldu. Ama bu, suçlayanların dar kafalılığını yansıtmaktan başka değer taşımaz. Maalesef, yakın bir zamanda bile, hem de sırtında asker üniforması taşıyan bir doktor, Âkif'i "Arnavut..." diye suçlayabildi! Akif'in Çanakkale şehitlerini "Bedr'in aslanları" diye yüceltmesinin ümmetçi bir aşağılama olduğu hezeyanından da kendini alamadı.
Bilgisizlik ve fanatizm!
Evet, Âkif'in bir şiiri şöyle biter: "Bunu benden duyunuz, ben ki evet Arnavud'um / Başka bir şey diyemem, işte perişan yurdum!"
Bu şiirin yazılma tarihi 1913'tür ve Âkif Balkanlar'ı kaybedişimize ağlamakta ve bunda önemli olan etnik milliyetçiliği, bu arada ayrılıkçı Arnavut milliyetçiliğini eleştirmektedir! Safahat'ın aynı kitabında, aynı tarihlerde "Arnavutlukla, Araplıkla bu millet yürümez" diye şiir yazan da Âkif'tir!
Arnavutluk'un kaybının İstanbul'un işgaline kadar uzanacağını gören de Âkif'tir: "Arnavutluk'ta gürleyen toplar / Geliyor işte bak pâyitahta kadar!"
Çanakkale şehitlerinin kendileri için "Bedr'in aslanları" en büyük manevi mertebe idi. Bu benzetmede Âkif 'askeri taktik' mukayesesi yapmıyor, Çanakkale şehitlerini manen Peygamber'in arkadaşı olma rütbesinde görüyor ki, haklıdır elbette!
Etnik milliyetçilik
Mehmet Âkif'i "Türk değildi..." diye eleştiren kafa, Tarih Kurultayı'nda "Türkler brakisefal Alpin ırktır" diye konuşmalar yapan kafadır. Bugün çağdaş Türkiye'nin ihtiyacı, bu kafaya değil, Âkif'in etnik milletçiliği reddeden vatanseverliğinedir.
Âkif'in İstiklal Savaşı sırasında yazdığı "Ordunun Duası" şiirini 1921'te Ali Rifat Bey bestelemiş ve Başkumandan Mustafa Kemal Paşa'nın Genelkurmay'ı tarafından genelgeyle bütün askeri birliklere dağıtılmıştır:
"Türk eriyiz, silsilemiz kahraman / Müslümanız, Hakk'a tapan Müslüman"
İstiklal Marşı'nı Âkif'in yazabilmesinin sebebi, yarışmaya katılanlar arasında Milli Mücadele ruhunu en iyi Âkif'in yazabilmesidir.
Akif'e saldıranın, ona "Arnavut, gerici..." diyen kafanın bir İstiklal Marşı yazması mümkün değildi, yazamadılar zaten.
Muhteşem kültür mirasımızı, bir siyasi görüşe göre tasfiye edin; geriye ne kalır!
Bin yılımızın hepsi bizimdir ve merhum Mehmet Âkif bu büyük mirasın pırlantalarından biridir.
Kaynak: 26.12.2006 / Milliyet
Erişim: t.akyol@milliyet.com.tr




titizlik
"...ve felsefe herhalde deliliğe en yakın noktada,delirme kaygısı için bir tesellidir."
26 Aralık 1930'un Akif'in vefat tarihi olduğundan emin misiniz?Lütfen biraz titizlik!...
Doğru tarih
Sayın mehmet etik,
Altını çizmiş olduğunuz ve ne yazık ki bizim de dikkatimizden kaçan bu büyük hata gazeteci yazar Taha Akyol'a güvenmemizden kaynaklanmaktadır.
İlgili sayfaya tekrar baktık, acaba biz mi bu paylaşımı yaparken bir hata yaptık diye; ancak malesef hata Taha Akyol'dan kaynaklanıyor.
Sizin titiz uyarınızla üstadın doğru vefat tarihinin 27 Aralık 1936 olduğunu öğrendik. Bu vesileyle de sizin şahsınızda bütün okuyuculara özrü borç bilir, ayrıca bu duruma çok şaşırdığımızı da bilmenizi isteriz.
Muhabbetle
Sayın mehmet etik yine en
Sayın mehmet etik yine en gerekli noktada en gerekli titizliği göstermiş. saygı ayrıntı da gizli. taha akyol için büyük bir ayıp bu.
ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM
ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM
Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan koğarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?
.................
Anlamak yok çocuğum anlar gibi olmak var..Akıl için son tavır saçlarını yolmak var...
Mehmet Akif'i hakkıyla anlamak* için
Selamun Aleyküm arkadaşlar,
Mehmet Akif Ersoy'u andığımda büyük bir saygı ve sevgi duyuyorum içimde. Ancak onu hakkıyla tanıyamadığımı (doğal olarak ta anlayamadığımı) düşünmeden edemiyorum. Maleesef bir sözlüğün yardımı olmazsa safahatı bile okuyamayacağım.
O'nu tanıyabilmem için bana tavsiye edebileceğiniz kitaplara ne çok ihtiyacım olduğu ortadadır. Yardım ve fikirlerinizi bekliyorum...
Saygılarımla...
Lale hanım,
Lale hanım,
Bizim neslimizin maalesef Mehmet Akif gibi isimlere uzaklığı ve yabancılığı söz konusu.
Adeta bıçakla koparılan geçmişle olan göbek bağımızı, şimdi bizler kör topal çabalarla bağlamaya çalışırken doğru isimlere denk gelmek de bir o kadar da zor görünüyor.
Ben de bu önemli ismi çok iyi tanımadığımı itiraf etmenin yanında bu konuda naçizane bir fikir verebilirim.
Öncelikle elbette ki 'Safahat'. Dilinin ağır olduğunu biliyorum. Zira şu an piyasada İnkılap yayınları ve Çağrı yayınlarında mevcut sanırım. Bizim kütüphanemizde İnkılap yayınlarına ait 1984 yılı 18.basımı mevcut. Lakin okumaya yeltendiğimde çok zorlandığımı itiraf etmeliyim. Ancak şu an baskılar daha anlaşılır olmuş mudur bunu da sizler inceleyerek görebilirsiniz.
Bunun dışında Dücane Cündioğlu'nun Mehmet Akif ile ilgili derin araştırması olan ve farklı yayınevlerinden çıkardığı kitapları bulunmaktadır.
Bir Kur'an Şairi- 1. baskı 2000 Birun yayınları
Bir Kur'an Şairi- 2. baskı 2004 Gelenek yayınları
Akif'e Dair-2005 Kaknüs yayınları
Umarım yolumuz daima aydınlanır.
Muhabbetle
akif'e dair...
"...ve felsefe herhalde deliliğe en yakın noktada,delirme kaygısı için bir tesellidir."
Lale hanım ve emsali için birkaç kitap daha:Camideki Şair-D. Mehmet Doğan(iz yayıncılık);Mehmet Akif-Mithat Cemal Kuntay(l&m yayıncılık);mehmet akif hakkında araştırmalar(2cilt)-Ertuğrul Düzdağ
Ayrıca "Safahat" kitabının başında Ertuğrul Düzdağ'ın genişçe bir tetkiki var.zannımca çağrı yayınlarından çıkmıştı.vesselam!
akif okumalari
biraz gec kalmis olmakla birlikte akif'i bir kez daha kesfetmek icin akif okumalarina yeniden basliyorum. akif ne yazik ki bizde sadece "milli mars sairi" olarak rafa kaldirilmis bir sair.
insanimiz akif okumayi sevmiyor sanki diye dusunuyorum. onu gundeme tasimak isteyenlerin sayisi cok az.
Aslinda "totem" edinmesem de akife dair ozel bir sevgim vardir.dik durusu benim icin onemlidir.
ahmed davudoglu'nun "din tahripcileri" isimli eserinde onu din tahripcisi olarak gostermesi cok uzucu.
cok iddiali mi olur bilmiyorum ama akif'i sevme nedenleri sadece dini duygulara bagli olanlar akif'in, sultan abdulhamid'i elestiren siirini duyunca sasiriyorlar. ya da akif'i yahya kemal gibi "musluman turk" kimligiyle bilenler onun daha cok "selefi" cizgide oldugunu gosteren siirlerini gorunce alisilmisin disinda sayiyorlar.
yine onun "asim"ini, "fikret"in "haluk"una karsi bir alternatif olarak cikaranlar asim'in aslinda hoyrat bir cocuk oldugu hatirlatilinca "yok bizim tarzimiz oyle degil" diye aciklama yapma geregi duyuyorlar.
akif ve siiri uzerine en ciddi calismalari akif'in safahatinin edisyon-kritikli bir nesrini de yapan ertugrul duzdag'in yaptigina inaniyorum.
baki selamlar.