Paralel izlemeler kapsamında hangi tür film izlemeyi önerirsiniz? (Yorumlarınızla da katılınız)
anlamak 5 Şubat, 2007 - 11:19
Kategoriler:
- yorum için giriş ya da kayıt yapınız
- tavsiye et
- yazıcıya gönder
- 2469 kez okundu
- rastgele...
Dini
7% (4 oy)
Siyasi
17% (9 oy)
Sanatsal
7% (4 oy)
Yaşam öyküsü
35% (19 oy)
Polisiye
2% (1 oy)
Belgesel
2% (1 oy)
Dram
7% (4 oy)
Hayali
2% (1 oy)
Korku
4% (2 oy)
Gizem
4% (2 oy)
Romantik
4% (2 oy)
Bilim-Kurgu
7% (4 oy)
Gerilim
0% (0 oy)
Savaş
0% (0 oy)
Serüven
0% (0 oy)
Aksiyon
2% (1 oy)
Komedi
0% (0 oy)
Toplam oy: 54









Sembolik bir anket
Arkadaşlar,
Bu anket esasında sembolik bir anket. Asıl amacımız bir önceki Kim Ki-Duk izlememizde düşündüğümüz etkiyi sağlayamamış olmamız. Bu nedenle paralel izlemelerden neleri beklediğimizi, neler sağlayabileceğimizi, bu etkinliğin bize ne katacağını masaya yatırıp yola öyle devam etmeye karar verdik.
Sizden ricamız bu sayfada ne tip filmler izlemek istediğinizi yazınız. Daha önce söylediğimiz gibi, bu etkinliğe katılabilmek için sinema konusunda bilgi birikimi aramıyoruz. Yalnızca izlediklerinizin düşünce ve his dünyanızda aydınlattığı fikirleri paylaşmanızı diliyoruz.
Samimiyetle
anlamak* [Editörleri]
Kendi Adıma...
Öncelikle kendi adıma, Kim Ki-Duk paralel film izlemelere katılan arkadaşlardan ve anlamak editörlerinden gerekli hassasiyeti gösteremediğimden dolayı özür diliyorum.
Paralel izlemelere, anlamak! adına heyecanla katılmıştım.
Şahsi sebeplerimden dolayı ilk iki film haricinde diğer filmleri izlemeye vakit ayıramadım. Bugün “Boş Ev†ile ilgili yorum yazmayı düşünüyordum. :(
Sembolik bir anket olduğundan oy hakkımı kullandım. Anket sonucu nasıl bir yön bulur bilemiyorum fakat paralel film izlemelerde bu sefer bir yada iki film ile izlemeyle katılmak isterim.
Hoşkalın..
yaşamı anlamak adına...
Yaşam öyküsü türünde filmler izlenebilir diye düşünüyorum. Başkalarının hayata bakış açısını anlamak,başka bir gözle bakınca bizim hayatımızı anlamak adına bu isteğim.
Kim Ki-duk filmleri ilginç konularıyla aslında beni hala düşündürüyor.Düşündüklerimi bu kez anlatamadığım için üzgünüm.Belki sesli düşünme denemeleri yapmam gerekliydi. Açıkçası izleyince o an duyduğum hislerle hemen yazma şansım olmadı. Ertesi güne kalınca da tüm filmlere birden yazmış oldum ki çok önemli şeyler de değildi yazdıklarım. Bu etkinliği sürdürürken filmleri izler izlemez düşüncelerimi yazmayı planlıyorum. Konu dağılıp dünya meşgalelerine bulaşmadan saf haliyle paylaşabileyim istiyorum. İnşaallah bu kez umduğum kadar verimli katılabilirim paralel izlemelere. Çok heyecan duyarak katılmıştım, şimdi yine merakla bekliyorum.İzleyeceğimiz film sayısı da önemli aslında.Çalışma saatlerim yüzünden hep çok yoğunum ama etkinlikten de geri kalmak istemiyorum. Çünkü kendi hayatımın dışında birileriyle birşeyler paylaşmak beni mutlu ediyor.Paralel okumaları da düşünüyorum, o kadar vakit çıkarabilir miyim hastaların ve beni bekleyen işlerin arasından acaba? Dinlenme zamanlarımda zihnim ve ruhum için uygun tedavi kitap biliyorum :)
Netice de anket sonucu ve izlenecek tür ne olursa olsun gücümün yettiği kadar katılmak niyetindeyim!
Selametle..
yaşam öykülerinden
yaşam öykülerinden alabileceğimiz çok şeyler olabilir diye düşünüyorum..
Yaşam Öyküleri
Yaşam öyküleri izlemeleri benimde çok ilgimi çekiyor. Sizlerle bu deneyimi paylaşmak güzel olacak. Hayırlı olsun hepimize...
Bence...
başkalarının gözünden dünyaya ve olaylara bakmak kendimizi daha iyi tanımammızı sağlıycaktır bence
kitaplar ve beyaz perde
her ne kadar kitabin yerini tutmasa da kitabi okuduktan sonra acaba onlar nasil hayal etti diye beyaz perdeye aktarilmis kitaplari ki bu her tur olabiliyor, seyretmeyi seviyorum. Kitap uzerinden yapilan senaryo calismalari bile aslinda senaryoyu yeniden duzenleyen yazarin o kitap hakkindaki bakis acisini bize verebiliyor.
anna karenina beyaz perdede hic bir zaman benim "annam" olmadi ama acilim saglamadi degil; kazancakis'in "gunaha son cagri"sindan sinemaya aktarilmis hali incil yazarlari disinda birinin isa'ya nasil baktigini gosterdi bana.mesela secilen kisinin sarisinligi bile isa versionlarinda degisikligi hissetmemiz icin onemli bir acilim diye dusunuyorum.
budala hic bir zaman dosto'nun budalasi olmadi ama yine de zevk aldim seyrederken.kacirdigim noktalari kesfettim.
notre dame'in kamburu romaninin beyaz perdeye aktarilmis halinde "matbaa" "aydinlanma" ve "korku" mefhumlarini bir kez daha dusunme firsati buldum.
bilmiyorum. kitabin icerigi ne olursa olsun (biyografi, dram, korku ...) kitaplari-hele klasikleri-beyaz perdede gormek istiyorum. belki de kitabin iceriginin nasil algilanabilecegine bir de baskalarinin gozunden bakmak icin.
baki selamlar...
Önemli bir nokta
Önemli bir noktaya değinmişsiniz sayın mecit bey.
Kitapların peyaz perdeye aktarılması hem daha fazla insana ulaşması bakımından hem de anlaşılırlığı artırmak bakımından önem arz ediyor kanımca, lakin aslına sadık kalınırsa, zira bu hakikaten önemli bir husus.
Oyuncu mu yönetmen mi?
Kitapların beyaz perde ya da cama yansıması konusunda iyi düşünmüşsünüz; ama bence bu biraz zor. 1996 vizyona giren ve Türkiye'de de belirli salonlarda yayınlanan "Hamlet" isimli sinema filmini hatırlıyorum. Aklınıza geldiği gibi, sinema filmi Shakespeare'in Hamlet isimli oyununu beyaz perdeye yansıtmış.
Şimdi küçük bir hesap yapalım.
Shakespeare'in Remzi Kitabevi'den Bülent BOZKURT çevirmenliğinde yayınlanan "Hamlet" isimli eseri 228 sayfalık bir eser.
Bu eseri ilginizin hiç dağılmayacağı bir ortamda hiç durmadan normal bir hızla ve usulle okusanız, kitabı bitirmeniz en fazla üç saatinizi alır.
Şöyle düşünelim. Bu eser beyaz perdeye yansıtılsa, üç saatlik okumanın esasında bir saatini karakterlerin mimikleriyle ifade edebilirsiniz. Dolayısıyla işini bilen bir yönetmenin bu eseri iki saatlik bir film şeridine sığdırabileceğini düşünürüz.
Buraya kadar her şey normal; fakat yukarıda bahsettiğim 1996 çekimli Hamlet filminin yönetmeni Kenneth Branagh bu şekilde düşünmemiş ve filmi 242 dakika, yani aşağı yukarı 4 saatlik bir görsel ziyafete dönüştürmüş. Ben filmin bu versiyonunu izleme olanağı bulmuş ve bu nedenle kendini talihli hisseden bir kişiyim. Kenneth Branagh izleyicilerin 4 saat boyunca oturmasının sıkıntı yaratacağını düşünmüş olmalı ki, aynı filmin bir çok karesini keserek 150 dakikalık ikinci bir versiyon daha çıkarmış. Bu da 2 saat 30 dakika eder.
Aradaki fark nedir? İşte o jestler, mimiklerdir bu kısım. Burayı çıkartırsanız da izleyiciyi tatmin edebilirsiniz; ama kimi jest ve mimikler üzerine basıla basıla kameraya alınmalıdır.
Peki ne demeye getiriyorum?
Yönetmenin bunca ince düşünmesi ve yorulmayı tercih etmesi zor. Örneğin malesef başrolünü Brad Pitt'in oynamasıyla aklımızda kalan 2004 yapımı Troy isimli sinema filmi. Brad Pitt'in Achilles (Akhilleus) karakterini canlandırdığı film, baştan sona düzmece bir film. Siz gidin onca emek verin, Yunan mitolojisinin en önemli olaylarından birinin filmini çekin; ama sonuç? Facia...
Tabi neredeyse aynı zamanlarda çekilen John Kent Harrison'un yönetmenliğini yaptığı Helen of Troy isimli film (yine "malesef") kadrosunda popüler herhangi bir aktör ya da aktrist bulunmadığı için sümen altı edildi ve izleyiciler bu filmden bihaber kaldılar. Trajik olan şu ki, bu filmin konusu da Troy isimli filmin konusu ile aynıydı. Tek farkla, bu film tarihi mümkün mertebe doğru anlatmayı tercih etmiş bir yönetmenin bakışıyla çekilmişti...
Ben iki filmi de izledim elbet. Bu şekilde doğrunun ve yanlışın nasıl yapıldığını bir kez daha görmüş oldum; fakat bu filmlerin birisini, örneğin Troy'u izlemiş ve diğerini izlememiş birisinin hafızasında Troy'da oluşan senaryonun doğru olduğu izlenimi kalacaktır. İlginç; ama doğru...
Son tahlilde demek istediğim şey, filmin konusu ne olursa olsun, filmi yönetmeninden izlemek gerektiğidir. Aynı güvendiğimiz yazarlar olduğu gibi, güvendiğimiz yönetmenler olmalı; ama biz "malesef" oyunculara (!?) güvenmeyi tercih ediyoruz. Sonuç da haliyle absürde çıkıyor...
Aydın yönetmenlerden, aydınlatıcı filmler izlememiz dileğiyle.
Doğru tercih
Çok haklısınız sayın Bünyamin bey. Günümüzde insanlar ne yazık ki yönetmen tercih etmek yerine oyuncu tercihine göre sinemaya gidiyor. Filmlere baktığınızda (özellikle yabancı) oyuncuların hepsi zaten hemen hemen belli bir çıtanın üstünde, yani oyunculukları izlenebilir düzeyde. Durum böyle olunca oyuncu tercihiyle sinemaya gitmek; sadece görsel bir şölen izlemek merakından öteye geçmiyor.
Fakat filmleri yapılış gayesine göre seçersek -ki bu da yönetmen tercihiyle olur- şüphe yok ki, filmin gerçekte bize ne sunmak istediğini daha iyi tahlil etmiş oluruz.
Not: Geçen yıl Patrick Suskind'in KOKU adlı romanı sinemaya uyarlanacaktı. Bu konuda bilgisi olan arkadaşların bilgi vermesini rica ediyorum.
9 gün sonra
Aslı hanım,
Koku 9 gün sonra vizyona giriyor.
Ben Süskind'in kitabını bir kere okudum, bir kere de eşim hanımefendiden dinleme şansına nail oldum.
Kitap, hakikaten gerilim dolu; ama filmi nasıl olur? İnanın bu sorunun cevabını ailecek bekliyoruz.
Fragmanı izlemek için tıklayınız..
Heyecanlandırdı!
Koku kitabını ,eşim beyefendiyle adeta nefeslerimizi tutarak okumuştuk. Üzerine bir de fragramı görünce daha da bir heyecanlanıverdim açıkcası.
Bu eserde hakikaten Patrick Süskind'in düşünce dünyasının genişliğine, insan şaşakalıyor; umarım film de bunu özenle hissettirebilir izleyiciye.
Bu durumda izlemek için biraz daha beklemek gerekiyor anlaşılan.
Muhabbetle,
Livaneli...
Bu arada Zülfü Livaneli'nin aynı adlı kitabından uyarlama "mutluluk" adlı film 16 şubatta gösterimdeymiş... Zülfü Livaneli filmi izlediğinde sanırım çok üzülmüş, ağlamış birkaç sahnesinde. "çok iç parçalayıcı olmuş" demiş sanırım...
Henüz kitabı okumadım ama kadroda Ögzü Namal gibi yeni yetişen ve başarılı olan bir oyuncu , ve eski toprak Talat Bulut yer alıyor.
Özgü Namal dedim de...
acaba aranızda "beynelmilel" adlı filmi izleyen var mı? iki kere izledim sinemada filmi, ve iki kere ağladım. Komedidir diye gittim, acı bitti film.
eğer izleyeniniz varsa, bir iki cümlelik fikrini alabilir miyim?
merakla onu bekliyorum bende...
namarie...
Gandhi
Arkadaşlar,
Anketin gösterdiği istikamet doğrultusunda Paralel İzlemeler kapsamında değerlendireceğimiz sinema filminin bir yaşam öyküsü olması gerektiğini anladık; fakat siyasi içerikli filmler izlemek isteyenlerin de sayısı göz önüne alınacak olursa seçilecek filmin bir siyasetçinin yaşam öyküsünü konu alması ideal olur kanaatindeyiz.
Bu çerçevede sizlere 1982 yapımı Richard Attenborough'un yönetmenliğini yaptığı Gandhi'yi izlemeyi önereceğiz.
Şayet Gandhi dışında bir öneriniz varsa lütfen bildiriniz. Ayrıca bir film mi, bir kaç filmi mi paralel izlemeler kapsamına almalıyız? Fikirlerinizi belirtiniz. Şayet bir kaç film izleme öneriniz varsa, elinizde bulunan filmler üzerine konuşunuz ki, paylaşabilmemiz kolay olsun.
Önerilerinizi bekliyoruz.
anlamak* [Editörleri]
İptal etmeyi düşünüyoruz
Arkadaşlar,
Paralel izlemelere katılmak isteyen var, ama arkasında durmazsak ilerleme kaydedemeyiz ve bu proje sanal alem içerisinde kaybolur gider. Malesef iştirak olmadığı için projeyi iptal etmeyi düşünüyoruz.
Fikirlerinizi ivedilikle bekliyoruz.
Zor olan başlamak mı, devam edebilmek mi?
Anlamak* bünyesinde film izlemeleri fikrini ilk okuduğumda çok heyecanlanmış ve düşünmeden katılmaya karar vermiştim. O günden bu yana heyecanım değişmedi. Ancak tecrübeyle sabit ki, devamlılık ve verim için izlediğimiz yol (sanıyorum) en doğru yol değilmiş.
Acizane tavsiyem, bu proje ortakları olan arkadaşlarla öncelikle bu konuyu tartışmak. Film izlemeleri dediğimizde akıllarımızda şekillenen şey, herbirimiz için paralellik arzediyor mu? Film izleme grubu birbiriye yeterince etkileşim halinde mi? Mesela ben, kişilerin bir köşede filmi kendince yorumamalarından ziyade, birbirimizin fikirlerini yorumlamamızın daha etkili olacağı kanaatindeyim.Yönetmenin bakış açısını, oyuncuları, hikayeyi yorumlamak kadar etkili olur. Ayrıca filmlerin temsil ettiği değerleri konuşmalıyız. Dünyalarımızda karşılık gelen değerlerle kıyaslamalıyız.
Sadece film iyiydi yada sıradandı demek yorum değildir.
Bu sitede karşılaştığım kişileri daima "saygın ve birikimli" insanlar olarak kabul etmiş ben, arkadaşlarım adına, bu proje için yeterli çabayı ve duyarlılığı hep birlikte göstereceğimize inanıyorum.
Not: Yaşam öyküsü kapsamında Gandhi'nin seçilmesi çok isabetli bir karar. Onun gibi dünya tarihinde etkili olmuş kişileri, verilen mücadeleleri konuşmak bize iyi gelecektir. Zaman içerisinde bir kaç ismi de ben tavsiye edeceğim. (izlemelerin devam edeceğini umduğum için)
Ben İptal Edilmesini İstemiyorum
Merhaba,
Paralel izlemelerin iptal edilmesini istemiyorum.Gandhi izleme önerinizi de destekliyorum. Benim başka bir önerim şu anda yok. Katılım olmazsa üzülürüm. Çok farklı bir proje paralel film izlemeleri. Desteklenmesini diliyorum.
Selametle..
//izlemeler
Arkadaşlar,
Paralel izlemeler ile ilgili gelmiş olduğumuz kördüğümün açıklaması, projeye gönüllü olarak dahil olan ekibin birbirinden kopuk analizlerde bulunması ya da analiz yapabilecek zamanı elde edememiş olmaları veya da yapılan kimi analizlerin üzerinde düşünmenin yeğlenmemiş olmasıdır. Bu esnada daha önce ele almış olduğumuz yönetmenin 6 tane filmini art arda izlemek ve bunlar hakkında oturup düşünmek sanıyoruz pek çekici gelmedi ve tek kalemde "kötü" ya da "iyi" demek daha kestirme geldi diye düşünüyoruz. Durum böyle olunca da daha detaylı analizlere hiçbir zaman giremedik, zira mazaretler mazareti kovaladı.
Şimdi yeni bir paralel izlemeler adımı atıyoruz, fakat katılmak isteyen olmasına rağmen, katılımcı yok. İlginç bir durum. Ya arkadaşlarımız samimi değil ya da unutkan. Bunun başka bir açıklaması aklımıza gelmiyor. Elimizden geldiğince, zamanımız elverdiğince, aklımızın ve kesemizin yettiğince yürütmeye çalıştığımız bu çalışmalarda herhangi bir çıkar gözetmeden uğraşmak bizi her halükârda mutlu kılıyor; ancak bu paylaşımın yansımalarını göremeyince haliyle üzülüyoruz.
Aklımızca
isimli filmleri izlemeyi önerecektik. Durmayı yeğledik...
Filmler hakkında ciddi ve akademik tahliller yapılması ve bu tahliller etrafında izlenen filmlerin yorumlanması güzel bir fikir; ancak biz anlamak için çalışmak gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle ekip üyelerinin araştıracaklarını, düşüneceklerini, soruşturacaklarını ve hatta coşacaklarını düşünmüştük, lakin umduğumuz gibi olmadı. Anlaşılmasını özellikle istediğimiz husus, bu çalışmanın yalnızca izleyene katacaklarını önemsediğimiz için sürdürmeye çalıştığımızdır. Bunun ötesinde bizler bu filmleri zaten izlemekteyiz. Zamansızlık, çağın sorunu ve şüphesiz ki her birimizin farklı meşguliyetleri var; ancak anlamaya ayrılan vakit, bizi değil, anlamak için yanan kişiyi memnun edecektir. Birilerinin bir şeyleri anlamaya çalışmasına vesile olmak da bizi yalnızca sevindirecektir.
Pek tabi gönül ister ki bu izlemeleri bir mekanda buluşup yapalım ve izlememiz biter bitmez teati edelim; ama bu pek mümkün görünmüyor.
Biz teklifimizi yinelemekte ısrar ediyoruz. Lütfen bir önceki Kim Ki-Duk izlemesine katılan arkadaşlar ve bu izlemeye katılmak isteyen arkadaşlar fikirlerini beyan etsin ve duruma göre adımımızı atalım.
anlamak* [Editörleri]
İyi Fikir
Sanırım dediğiniz gibi "yönetmenin altı filmi" uygulaması biraz ağır kaçtı. Kendi çabalarımla ancak üçünü seyredebildim ve yorumlayabildim, ki pek de başarılı olmadı galiba. Tek film belki daha farklı izlenimler bırakacaktır bizde.
Ben varım, ve fikrim, Amadeus filminin izlenmesi yönündedir.
iyi günler.
----------------------------------
namarie...
İzlemeler hakkında küçük bir araştırma.
Merhaba arkadaşlar, izlemeler hakkında kendimce bir araştırma yaptım internette. Sizlerle paylaşayım dedim. Ancak Arabistanlı Lawrance hakkında o kadar çok şey var ki, neyi nasıl yazacağıma karar veremediğimden daha sonra ekleyeceğim. Şuan araştırmam devam ediyor. İzlemeler sırasına gelince Gandhi yi görmeyi çok istiyorum ve Arabistanlı Lawrance'in de izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.Ama başlamak için Amadeus'u tercih ediyorum. Altı sessiz filmden sonra konu olarak daha hafif olması bizlere iyi gelecektir.
Hadi hepimize kolay gelsin...
AMADEUS MOZART:
Wolfgang Amadeus Mozart (Johannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus Mozart) (d. 27 Ocak 1756 - ö. 5 Aralık 1791) klasik müziğin, en üretken ve en etkili bestekarıydı. Olağanüstü bir şekilde, 626 kayıtlı bestesi senfonilerin, konçertoların, oda orkestralarının, piyanonun, operanın ve korolu müziklerin kaderini değiştirmiştir. Mozart Avrupalı bestekarlar arasında belki de en popüler olanıdır, ve bir çok eseri standard konser repertuarlarında kullanılır. Günümüzde müzik tarihinin en büyük dehalarından biri olarak kabul edilmektedir.
FİLM HAKKINDA :
Amadeus (1984)
Milos Forman'ın 1984 yılında yönettiği Amadeus, Peter Shaffer'in oyunu üzerinedir. 8 Oskar kazanan bu film, bu yılın da en popüler filmlerinden biri olmuştur. Film Mozart'ın eserlerini halkın tanıması için oldukça faydalı olmuştur, ancak tarihsel eşitsizlikler yüzünden eleştirilmiştir. Özellikle Antonio Salieri'nin Mozart ile olan rekabeti üzerine pek az tarihsel kanıt vardır. Aksine, büyük bir ihtimalle Mozart ve Salieri birbirlerine arkadaş ve ortak gözüyle bakmaktadırlar. Salieri'nin halk kütüphanesinden; Mozart'a partisyonlar verdiğinin belgelerle kanıtları vardır. Bunun yanı sıra, bir çok kez Mozart'ın eserlerini sahnede sunmuştur. Bunun da üstüne, Mozart'ın oğlu Franz Xaver'in müzik öğretmeni olmuştur.
Eserlerini hiç bir zaman göstermemesi, filmde fazla dramatize edilmiştir. Ayrıca, Mozart'ın eserleri incelendiğinde, bir çok revizyonlar yaptığı da gözükmektedir. Mozart oldukça ağır çalışırdı, ve kendi izniyle üstün bilgisini ve becerilerini Avrupa'nın müzik geleneklerine göre geliştirmişti. Schaffer ve Forman Amadeus'un hiç bir zaman Mozart'ın gerçek biyografisi olarak sunmak istemediklerini anlamış, filmin DVD sunumunda da, dramatik anlatımın İncil'deki Habil ile Kabil hikayesinden esinlendiğini anlatmıştır - bir kardeş Tanrı tarafından sevilir, diğeri hor görülür.
GANDHİ:
Mohandas Karamchand Gandhi (2 Ekim 1869–30 Ocak 1948),
Hindistan'ın ruhani ve siyasi önderidir.
Mahatma (büyük, yüce ruh) adını çok sonradan alan Gandhi Hindistan'ın Britanya İmparatorluğu'ndan bağımsızlık kazanma mücadelesinin lideridir. Hayatı boyunca şiddet ve terörizmi reddetmiştir. Bir suikast sonucu öldürülmüştür. Pasifizm akımının en önemli figürüdür.
Türk Kurtuluş Savaşı'nı desteklemiş ve Atatürk'ün fikirlerinin 3. dünya ülkeleri için yol gösterici olduğunu söylemiştir.
Hayatı boyunca şiddete karşı çıkmıştır.Her zaman bağımsız, Hindu ve Müslümanların birlikte yaşadığı bir Hindistan hayal etmiştir.Ancak Hindu ve Müslümanların Hindistan ve Pakistan şeklinde ayrılmasına engel olamamıştır.Bağımsızlık mücadelesi içerisinde Hindistan halkının gösterdiği şiddeti engellemek için ölüm orucu tutmuş ve ancak şiddet sona erdiğinde oruç tutmayı bırakmıştır.
FİLM HAKKINDA:
en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu, en iyi sanat yönetmeni, en iyi görüntü yönetmeni, en iyi kostüm, en iyi kurgu ve en iyi senaryo olmak üzere 8 oscar kazanmis olan ve sinema tarihinin en basarili biyografik filmlerinden biri olarak gösterilen yapit. müziklerini ravi shankar yapmistir. ben kingsley, gandhi'yi canlandirmak icin büyük ugraslar vermis, onlarca kitap okumus, gandhi'nin yasadigi yerleri tek tek gezmistir. dis görünüsünü benzetmek adina da kilo verdirilip, günes altinda yanmasina ugrasilmistir. film, sadece cenaze sahnesi icin 300000 kisinin biraraya getirilmesiyle de epey yanki uyandirmistir.
ayrica filmin türkiye'de de ilginc bir kaderi söz konusu; zira 1983 yilinda iki defa kavga kiyamet yasakli olmus. öncelikle demirel'in, zincirbozan'dayken strateji belirleme amaciyla izlemek istemesi üzerine film mgk tarafindan tüm yurtta yasaklaniyor, toplattiriliyor. ilerki aylarda ise eski pakistan devlet baskani ziya ul hak'in türkiye ziyareti sebebiyle yine bir müddet yasaklanmis.
Aklınıza sağlık
İzlemelerin katması, izlemek için öğrenmek esasında ve yalnızca "normal" olan. Bu bilgileri paylaştığınız için teşekkür ederiz; fakat daha çok kitapları kullanmanızı dileriz.
Seçilen üç film birbiriyle herhangi bir benzerlik içermiyor. Özellikle Amadeus epeyce farklı; ama her birinden apayrı tatlar alacağımız aşikâr. Zira buradaki amaçlardan birisi yalnızca izlemeyi değil, izlememeyi de sağlamak.
Şüphesiz ki filmlerde bize gösterilenlerin doğruluğu tartışılır. Doğruların farklı gözlerden sunulduğu şu zamanda Batı daima doğruyken, doğu her daim yanlış olmuş. Biz de bir müddet sonra doğuya bakmamayı yeğlemiş ve neyi tükettiğimizi fark etmez olmuşuz. Trajik.
Alev Alatlı okumasından sonra yapılacak olan izlemelerimizin dünyamızı zenginleştirmesini umut ediyoruz.
paralel izlemeler
Bu aralar internete sık giremediğimden paralel film izlemeleri için yorum yazamamıştım. Şimdi yorumları okuyunca seçilen filmler için fikirmi belirtmekte geç kalmış olduğumu farkettim.
Ben daha önce bir yada iki film ile katılabileceğimi yazmıştım ama üzülerek bazı işlerimden dolayı bu sefer paralel izlemelere katılamayacağım.
Hoşkalın.
Anlamak, düşünmek, yaşamak ve anlatabilmek için.
katılım devam ediyor
Arkadaşlar,
Paralel film izlemeleri ekibine katılmaya devam edebilirsiniz. Uyarıda da belirtildiği gibi, iletişim bağlantısından adres, telefon ve isim bildirmeniz yeterli.
anlamak* [Editör]
önce...
Bundan önceki izlemeler'e katılmıştım. adresimin ve numaramın sizde olması lazım.
eğer yoksa, tekrar yollayabilirim.
------------------------------------
namarie...
//izlemeler
Arkadaşlar,
Ekibe katılım düşündüğümüzün çok altında. Bu nedenle etkinliği sizlerle tekrar paylaşmak istedik.
"Paralel İzlemeler" için katılım devam ediyor. Tekrar hatırlatmak isteriz ki, ekibe katılacak üyeler "herhangi bir ücret vermeyecekler". Yalnızca ikâmetgâhınıza en yakın Yurtiçi Kargo şubesini, adınızı, adresinizi ve kargo firmasının size ulaşabileceği bir telefon numarasını iletişim bağlantısından tarafımıza ileteceksiniz. Biz de ekibin yeterli kalabalığa ulaştığına kanaat getirdiğimizde size kargoyu göndereceğiz. Kargoyu gönderdiğimizi siteden yapacağımız bir duyuruyla sizlere bildireceğiz.
Size düşen tek yükümlülük, filmleri samimiyetle izlemeniz ve izlediğiniz filmlerle ilgili yorumları bizlerle paylaşmanız olacaktır.
Filmleri izleyebilmeniz için DVD sürücüsü olan bir bilgisayara ihtiyacınız olacaktır.
Yalnızca anlamak* için.
Shine br Avusturya'lı
Shine br Avusturya'lı piyanistin hayatının anlatıyor. Oldukça ilgi çekici. Benim ilgimi Amadeus'tan fazla çekmişti. Öykünün kahramanı piyanistin hala yaşıyor olması lazım. Bu da ilgi çekici olabilir. Saygıyla..
Shine
Sayın Piroğlu Maccani,
Önerinizi makul bulduk. Mozart'ı tercih etmemizin nedeni ibretlik kimi düşünceleri paylaşabileceğimizdi; fakat Shine daha makul bir seçim. Şayet ekibe katılan diğer arkadaşların da itirazı olmazsa Amadeus yerine Shine'ı tercih etmeyi öneriyoruz.
anlamak* [Editörleri]
KATILIM
Merhaba,
Film de değişiklik yapılması önerilmiş.Bence uygundur bu değişiklik.Amadeus filminin bir kısmını izlemiştim,güzel bir filmdi. Eminim Shine'da güzel bir filmdir.Her şekilde paralel izlemelerin içindeyim! Bir de // izlemelere katılımın artması için - haberi olmayan üye kalmaması bakımından - tüm üyelere davetiye gönderilse nasıl olur?
Selametle..
//izlemelere davetiye...
Güler hanım,
Şu an itibariyle 1641 üyemiz mevcut. Bu üyelerin tamamına bir davetiye göndermek makul görünebilir; fakat bu üyelerin bir kısmı üye olduktan sonra siteye tekrar dönüş yapmıyor. Kimi de ayda yılda bir uğruyor. Bu nedenle siteye iştirak eden, görmek isteyen, düşünmek isteyen ve anlamak* isteyen üyelerin görebileceği büyüklükte bir duyurumuz halihazırda mevcut. Bu duyuruya kulak kabartanların sayısı bizim için daima yeterli.
İşin bir diğer yüzü de şu ki, yaptığımız bu aktivitede herhangi bir karşılık talep etmiyoruz. Herhangi bir karşılık beklenmediğinden dolayı, iştirak etmeyi düşünmeksizin ekibe katılacak arkadaşların olması bizi boş yere ümitlendirecektir. Amacımız kuru kalabalık değil, nitelikli bir kitleye hitap edebilmek. "Nitelikli" olmak herhangi bir azimle gerçekleşmiyor. Yalnızca "tercih" meselesi efendim...
İştirakleriniz için tekrar teşekkür ederiz.
anlamak* [Editörleri]
shine
Shine filminde en çok hoşuma giden şeylerden biri(herkesin hoşuna gittiği gibi) Geoffrey Rush'a da oscar kazandıran oyunculuktu. Ayrıca film de David Helfgoth'un Rachmaninoff icrası da büyüleyiciydi. Belki bu filmden sonra bir de Paralel Dinlemeler'e başlayıp Rachmaninoff dinleyebiliriz. Sanırım filmde piyano konçertosu No:3 çalıyordu. Gerçekten büyüleyiciydi. Umarım beğenerek izleriz.
Selametle..
Son uyarı
Arkadaşlar,
Hafta sonu filmleri kargoya teslim etmeyi düşünüyoruz. 23.02.2007 Cuma gününden sonra yapılacak talepleri geri çevirmek durumundayız. Daha önceki paralel izlemeye katılan arkadaşların, şayet bu izlemeye katılmak istiyorlarsa, tekrar "ben de varım" demeleri ve adreslerini vermeleri gerekmektedir.
Bilgilerinize
anlamak* [Editörleri]
Filmler Cumartesi günü yola çıkıyor
Arkadaşlar,
Şu ana kadar
Zeynep Uslu
Güler Yassıkaya
Lale Kıraç
Funda Katıkçı
M.Özkul
Paralel izlemeye talip olmuşlardır. Kısmetse filmleri Cumartesi günü isimlerini saydığımız üyelerimize göndermek üzere kargoya teslim edeceğiz. Filmlerin ne sırayla ve ne zaman izleneceği, yorumların nasıl yapılacağı ve diğer meselelere dair açıklamaları DVD'nin içinde bulabileceksiniz.
Katılımcılara teşekkür ediyoruz.
anlamak* [Editörleri]
Not: Her paralel izleme için ayrı ekipler oluşturulmaktadır. Daha önce ekibe katılan üyelerimiz "Ben de varım" demediği sürece kendilerine film gönderilmeyecektir. Bilginize.
FİLMLER YOLA ÇIKTI
Arkadaşlar,
Paralel izlemeler ekibine katılan, Zeynep Uslu, Güler Yassıkaya, Lale Kıraç, Funda Katıkcı ve M.Özkul isimli üyelerimizin filmlerini az önce kargoya, alıcı ödemeli ve kargo şubesinden alacaklara telefon ihbarlı, ev ya da iş yeri adresini verenlere adrese teslim kaydıyla teslim ettik. Filmler tahmin ediyoruz Pazartesi günü üyelerimizin eline geçecektir.
Keyifli izlemeler dileriz.
anlamak* [Editörleri]
üzgünüm,
katılmak isterdim, ama katılamadım, kısmetim sonraki filmlere, daha o kadar çok yolumuz var ki...
namarie...
DVD'Yİ ALDIM
Merhaba,
Bu sabah kargoyu teslim aldım. Merak içindeyim filmler açısından.Teşekkür ediyorum.Herkese iyi izlemeler.
Selametle..
DVD ler geldi, // izlemelere devam...
Merhaba arkadaşlar,
bende bu sabah dvdmi teslim aldım. Teşekkür ediyorum emeği geçenlere.
Mümkün olan en yakın zamanda izleyeceğm inşallah.
Hepimize iyi seyirler..
Saygılarımla...
DVD geldi...İlginiz için
DVD geldi...İlginiz için teşekkürler...
Ey şair bana yağmurdan bahsetme YAĞDIR...
elime ulaştı sağolun.
benimde elime ulaştı,çok teşekkür ederim:)
Merhabalar
kyrbanbec Mulkali
Anlamak sitesiyle internette ilk karşılaştığımda çok etkilenmiştim.Şimdi yeni yüzüyle daha da güzel olmuş.Artık siteyi kendime bir rehber alarak kendimi geliştirmek istiyorum.Ortaokul ve lise döneminde okumayı çok seviyordum.Ancak daha sonra nedendir kitap okumayı bıraktım.Artık şunu biliyorum ki gelişmek ve değişmek için okumam gerekiyor.Ancak yeni bir işe başlayan herkes gibi nerden başlayacağımı bilemiyorum.bu konuda Anlamak sitesinin bana yardımcı olcağını düşünüyorum.
Bundan böyle paralel okumalara ve izlemelere katılmak istiyorum.bunun için ne yapabilirim?neler yapmam gerekiyor?
// Okuma ve İzlemeler
Sayın Kyrbanbec,
Sitemizi kendinize rehber olarak görmeniz son derece sevindirici, umarım burada bulunmanın manevi doyumunu sınırsızca yaşarsınız. Bu elbette ki, katılımla olacaktır hiç şüphesiz.
Paralel okuma ve paralel izlemeler'e gelince; bu çalışmalarımız aylar önce siteye sunulmuş ve site katılımcılarının onayı ile böyle bir projeyi başlatma kararı almıştık. Lâkin siteyi ayakta tutan kullanıcılar olduğu gibi, projeyi sonlandıran da yine kendileri olmuştur. Bizler katılımı artırmak, paylaşımı zenginleştirmek düşüncesiyle elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu ve bunun gibi projeleri yaşatacak, devam ettirecek olanlar hiç kuşku yok ki üyelerimizdir. Bu nedenle üyelerimizden yeterli ölçüde talep olursa biz elbette ki her zaman yaptığımız gibi projeler geliştirmeye devam edeceğimizi taahhüt ediyoruz efendim.
Samimiyetle
anlamak*[Editörleri]
Paralel izlemler
Bu bölümle ilgili bir önerim var sevgili site sakinlerine ve editöre
Gördüğüm kadarıyla paralel izlemeler istenen başarıyı ve devamlılığı sağlayamamış.
Bu bölümde ilginç,seyretmeye değer güzel filmler hakkında konuşabiliriz.
Bu bölüm aracılığıyla biribirimize film tavsiye edbilir, ayrıca seyrettiğimiz filmlerle ilgili görüş ve yorumlarımızı burada aktarabiliriz.
ne dersiniz?
paralel okuma ve izlemeler talebim
Sayın Kyrbanbec,
Daha önce paralel okuma ve izlemeler yapılmıştı (önce okunacak kitap ve izlenecek film oylanır kimlerin katılacağı belirlenirdi) son derece verimli de geçmişti.
Fakat bazı üyelerin belirtilen süreye riayet etmemeleri, katılacaklarını taahhüt etmelerine rağmen yetirence katılımın olmaması şevkli insanların da şevkini kırdı ve sanırım bu yüzden kaldırıldı.
Ama site editörlerine bu yöndeki talebimizi belirtirsek, tekrar bu projeyi bizler hayata geçirebiliriz bence. Böylelikle de ben şahsen talebimi belirtmiş olayım:)
Aslı Eren
Sayın Aslı Paralel
Sayın Aslı
Paralel izlemler ve okumalar çok güzel bir fikir.
Editörlerden bu konuda tekrar öncü olmalarını rica ederim.Ve şahsen bu faaliyete canı gönülden katılamk isterim.
Tüm arkadaşlara bu konuda taleplerini bildirmelerini dilerim.
Yeniden beraber izlemeye ve okumaya
Destek...Paralel...Destek
Bende bu çalışmadan fatdalanmak isterim eğer tekrar gerçekleşirse.