Özgürlük nedir?
Yusuf Ateş 22 Ağustos, 2007 - 08:36
Kategoriler:
- yorum için giriş ya da kayıt yapınız
- tavsiye et
- yazıcıya gönder
- 3324 kez okundu
- rastgele...
"Hayır" diyebilmektir.
68% (91 oy)
"Evet" diyebilmektir.
32% (42 oy)
Toplam oy: 133









Özgürlük
Evet diyebilecekken hayır diyebilmek ve hayır diyebilecekken evet diyebilmektir.
"hayır" diyebilmektir
bu durumu yakın zamanda tecrübe ettiğimden ayırımını yapmakta pek zorlanmadım açıkçası:)
örneğin;size şöyle bir soru yöneltilse" dört duvar arasında özgürlük varmıdır?"
çok farklı yanıtların geleceğini tahmin etmek hiçte zor olmaz aslında olması gerekende budur böyle bir sorunun neticesinde verilecek yanıtlar elbette tek düze olamaz olmamalıda...
evet dört duvar arasında özgürlük olur... özgürlük farklı algılanabilecek ve kendi yaşam standartlarına uygunluğu dikkate alınarak birazda hayal gücünün sınırsızlığı ile çok geniş tasavvur edilebilicek bir sözcüktür diyebilirim en azından benim algıladığım ve kabul ettiğim kadarıyla bu böyledir.
çevrenizde bulunan insanlara hayır diyebilmek inanın o kadar zor ki...aileniz arkadaşlarınız iş arkadaşlarınız vs...
sosyal yaşantınızda duarağan değilse işiniz dahada zorlaşır. örneğin;evinizde sessiz sakin bir haftasonu geçirmek istersiniz fakat arkadaşlarınız arar ve bir gezi düzenlediklerini sizinde onlarla olmanız gerektiğini düşündüklerini ve sizi ikna etmek için türlü bahaneler sunarak kendi planınızı değiştirmek için sizi zorla bir şeyleri yapmaya ikna etmeye çalışırlar ama gelin görün ki kesin bir tavır ile "HAYIR" dersiniz.sadece o an yapmak istediğinizi yapmak,kısıtlanmamak kendi isteklerini uygunluğu cihetinde yerine getirmek,baskı olmadan, zorlama olmadan, sadece aklınızda ve ruhunuzda ne hissediyorsanız onları yaşantınıza aktarmak bu değilmidir "ÖZGÜRLÜĞÜN" kendisi..
bir ohhh çekersiniz "hayırın" ardından evimdeyim kitabımı okuyorum dörtduvar arasındayım ama mutluyum kafam ile birlikte arada müziğimide dinliyorum ;)"özgürlük"aynı zamanda gerektiğinde "hayır " diyebilmektir...
z. demir özgürlrğü
z. demir
özgürlrğü evet'e veya hayır'a sıkıştırmak zulümdür bence. Neden konuya biraz daha geniş yaklaşarak bu uçsuz bucaksız ummanda kaybolmuyoruz? Öyle ya konu özgürlük olunca tanımlar da kelimenin muhtevası gibi sınırları zorlamalı değil mi?
Katılıyorum
Evet benim kanaatimce de, böyle şümüllü bir mesele (insan ve özgürlük) hakkında,böylesine muğlak bir cevabın olması yerinde olmamış. Aslında soru, "İnsan için özgürlük ne ifade eder; insan özgürlüğe nasıl ulaşabilir." şeklinde sorulsaydı, insan için özgürlüğün hangi surette ve şartlarda meydana geleceğini, akli muhakememiz ile düşünüp araştırarak, doğruya varmaya çalışırdık ve bu sayede neye evet neye hayır diyebileceğimizi de kavramış olurduk. Yani önce "İnsan nasıl özgür olabilir." gibi bir sorunun etrafında, aramızda fikir teatisinde bulunmamız gerektiği kanısındayım...
Selametle kalın...
peki şuna ne dersiniz?
z. demir
İnsan özgürlüğe mahkumdur
Uçmadan önce yorumları görmek zevkli oluyor,
sonrasında bakalım nerelere taşır bizi bu yürek?
Ben de konuyu evet-hayırla sınırlamanın yeterli olmayacağını düşünenlerdenim.
Yazılara bayıldım, gülümseyerek okuyorum.
Yok mu değişik fikirler, cezası olmasa gerek, değil mi?
Sevgi ve saygı ile...
Her vazgeçişin; bir iç hesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
Öğrendik ki; "Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."
İnsan özgürlüğe mahkumdur!
"İnsan özgürlüğe mahkumdur" Bu söz için, bu kelamda geçen özgürlük kelimesinden kastedilenin ne olduğunu anlamadan, bir şeyler söylemek isabetli olmaz diye düşünüyorum. Ya da şöyle desem, sizce insanın özgür olması ne demektir. Hakikate ve gerçeğe ayne-l yakin şahid olması mı, eğer böyleyse özgürlük adına söylediğiniz bu söz doğru bir söz.
Çünkü " Herkes bir gün ölecek, istese de istemese de bir gün ona döndürülecek ve gerçeği ayne-l yakin tadacaktır." Bu bağlamda özgürlüğün, onun dışında ki bağlardan kurtulmak olduğunu düşünüyorum.
Selametle...
"her insan için
"her insan için özgürlük" elbette farklı anlamlar ile ifade edilir...
bu anketi oluşturan ben değilim lakin yaptığınız yorumunuza yanıt vermem gerektiğini düşündüm.
bakınız elbette özgürlüğü çok basit aynı zamanda sınnırlılığı çok bariz olan bu iki sözcük ile;"EVET","HAYIR" ele almak bunlardan ibaretmiş gibi algılamak hakikaten gülünç olur... özgürlüğün çok geniş ele alınması gerekliliğini bilmemek gibi bir ihtimal olabilir mi?
burda bu anket ile özgürlüğün hayatımızın sadece bir bölümünü ele alan ve ufak bir detay olarak değerlendirmelerimize sunulduğunu düşünüyorum.
peki ya sizce özgürlük nedir ve nasıl ifade edilir?
Mevlana özgürlüğe dair der ki...
Mevlâ "Mesnevi" sinde özgürlüğe dair der ki,"Hürriyet(Özgürlük) Allah’a kulluktur. Hür insan, Allah’a kul olandır. Nefsin ve şeytanın arzuları istikametinde hareket etmek, insanın yaradılış gayesine ters düşmektedir. Nefsin perdelerini aralayıp veya ortadan kaldırıp Hakk’a vuslattır kulluk. Kulluk O’nun huzurunda olmaktır. O’nsuz geçen anlar köleliktir."
Selametle...
Özgürlük=kulluktur..
Adem Toprak'ın Mevlana örneği ile tanımladığı özgürlük tanımına aynen katılıyorum.Özgürlük=kulluk tur. Kulluk ise Allah'ın insana ikram ettiği kendi isimlerinin insanda açığa çıkmasıdır. Allahın esma-ül hüsnası her insanda tam olarak açığa çıkmaz.Biz bu eksik isimleri değişik huy olarak algılarız.Bizde açığa çıkan bu eksik isimler nedeniyle de özgürlüğümüz kısıtlanmıştır.Bütün isimleri açığa çıkarabilen ise Rasulullah A.S. gibi "abduhu" olur. Böyle olunca da bütün isimleri açığa çıkarabilen özgürdür, hiç bir esmanın etkisinde kalmaz.
"hayır" veya "evet" diyerek te özgür olunamaz.
Dilerimki özgürlük herkese nasip osun..
Sevgi selam ile...
Özgürlük ve Öz...
İnsanların özgürlük anlayışlarının farklı olması, sahiplendikleri değerlerin,inandıkları ilkelerin farklı olmasından kaynaklandığı malum. Fakat şurası var ki doğru birdir. Dolayısıyla her insanın özgürlük anlayışının doğru olduğu söylenemez. Eğer biz doğruyu araştırıyorsak, düşüncelerimizin doğru olup olmadığını bilebileceğimiz bir mihenk taşımız olmalı. Faraza, hayatı eğlenceden ibaret gören kişi için özgürlük, elbette ömrünü arzularının tutsaklığında geçirip,gününü gün etmek olacaktır. Çünkü onun mihenk taşı, zevk-ü safası olmaktan öteye geçmeyecektir. Fakat eğer hakikati arıyorsak, düşüncemize ulvî olanın,kaynaklık etmesini kabullenmek zorundayız.(Tabi ulvi olana inancımız varsa)Çünkü salt beşeri düşüncemle ve hayatın hakikatine dair kasır bilgimle, özgürlüğü tanımlayacak olsam, bu tanım hem eksik hem de zararlı olur diye düşünüyorum.Kanaatimce özgürlük hakikati yaşayabilmektir. Hakikat ise özümüze uygun olan, ona ters düşmeyendir. Zira "Özgürlük" kelimesinin de aynı kökten geldiği göz ardı adilmemeli.İnsan, hakikatin idrakine varıp onu yaşamak için yaratılmıştır. Yaratılış gayesine ters düşen her davranışın da, insanı oyaladığı ve maksadından kopartarak, maksadını unutturduğu ve böylece insana tatminsiz bir hayat(tutsaklık) yaşattığı kanısındayım...
Selametle kalın...
Mevlâ "Mesnevi" sinde
Mevlâ "Mesnevi" sinde özgürlüğe dair der ki,"Hürriyet(Özgürlük) Allah’a kulluktur. Hür insan, Allah’a kul olandır. Nefsin ve şeytanın arzuları istikametinde hareket etmek, insanın yaradılış gayesine ters düşmektedir. Nefsin perdelerini aralayıp veya ortadan kaldırıp Hakk’a vuslattır kulluk. Kulluk O’nun huzurunda olmaktır. O’nsuz geçen anlar köleliktir."
fazla söze gerek yoktur.
"özgürlüğü" asıl manası ile yaradana kulluğumuzu hakkıyla icra edeceğimiz günlerde yaşayacağız inşallah...
Hayat' ın özgürlük tanımı...
Mevlâna "Mesnevi" sinde özgürlüğe dair der ki,"Hürriyet(Özgürlük) Allah’a kulluktur. Hür insan, Allah’a kul olandır. Nefsin ve şeytanın arzuları istikametinde hareket etmek, insanın yaradılış gayesine ters düşmektedir. Nefsin perdelerini aralayıp veya ortadan kaldırıp Hakk’a vuslattır kulluk. Kulluk O’nun huzurunda olmaktır. O’nsuz geçen anlar köleliktir."
(alıntı, A.Toprak)
Güzeelll..:)
Bugün yoğun geçti yine benim için..Bir nikâh dâveti, Ankara'dan bir arkadaşımla ve çok sevdiğim bir diğeriyle birarada olmak...
Nikâh sonrası gelin hanımın evine gidenler arasındaydık biz de..
Namaz sonrası kimsenin olmadığı bir odanın balkonuna çıktım serinlemek amacıyla..
Bir yandan da 'özgürlük' kavramını düşünüyorum, benim için neler özgürlük sınırları dahilindedir diye...
Yüksek bir bina, üst katlarındayım.Balkonun kenarlığına oturdum, konum itibarıyle beni görecek kimse yok, olsa da kıyafetim elverişli, özgürlüğü test ediyorum. : ))
Bir ayağım yerde ve diğeri önce balkonun kenarlığında, sonra dışında..
Gören olsa çok da hayra yormaz bu halimi diye düşünürken muzipçe gülümsüyorum.
Aklıma Lunaparkta gondola binişim geliyor, hızla aşağı doğru inerken, hissettiğim iç çekilmesi,rüzgârı tenimde hissetmek, korkunun hazza dönüşmesi...
Ya da delice esen rüzgâr ve şiddetli yağışta inatla sahilde yürüyüşüm, şemsiyeye ve iyi giyimli olmama rağmen sırılsıklam olmam (neyse ki sahile arabamla inerim, en azından eve dönüş sorun olmadı),çoğu insanın korktuğu durumlarda gösterebildiğimi gördüğüm inanç kaynaklı tuhaf cesaret...
Hepsi birer cüz...
İbrahim Ethem hz.lerini düşünüyorum.Tâcı tahtı terkedişini,deniz kıyısında giysisini onarırken, kendisini tanıyan birinin alay edercesine:
'Ne geçti eline?' diye sorması üzerine, iğneyi denize atması besmeleyle...
Az sonra balığın, O'nun izniyle ağzında iğneyle çıkagelmesini...
Dünya sarayından, kâinat sarayına özgürleşmesini, metâya kulluktan, metâın onun emrine tahsisine terfisini...
Özgürlük diyorum, O'na kul olmaktır.Beden ve ruhun uyumudur.Zihnin algısıdır.Mutmain olabilmektir.Zindanda dahicennet bahçesini yaşayabilmek..
O' nu görebilmek, lâyıkıyle tanıyabilmek, anlayabilmek...
Omuz silkebilmektir gerektiğinde, meydan okuyabilmektir kimin ne diyeceğine aldırış etmeden, hak yolda olduğuna inanıyorsa vakarla yürümektir,esiri olmamaktır üç kuruşluk korkuların, basit hesapların..Gereğinde kendini ateşe atabilmektir, Hz. İbrahim misâli...
Arkasında kimin olduğunu bilmek, tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır.
Sevmek...O yarattığı,O dilediği için sevmektir ve hoş görmek...
Engin bir gönül sahibi olabilmek, sevdikçe sevgi hazinesinin arttığını bilmek, kibirsiz ama vakur bir teslimiyetle dönmek O'na, sarılmak, varlığında erimek, acziyetini bilmek ama ümitle nazlanabilmek...
Bir başka anlamda HAYIR..!!! diyebilmek...
RABBİM...SENDEN BAŞKASINA HAYIR...!!!
Hayat
Her vazgeçişin; bir iç hesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
Öğrendik ki; "Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."
Ozgurluk ahlaktadir ...
Yazilanlar oyle guzel ki;araniza katilmadan edemedim..
Benim dusuncem cercevesinde de "ozgurluk" O'nun evrensel ahlakiyla ahlaklanmaktir.
Bildigimiz gibide "ahlak" kavrami,icerisinde tum degerleri hakkiyla barindiran,genis kapsamli bir kavramdir.Nefsimizin arzularina gore hak aramak,nefsimize kolelikten baska ne ola.Yaradilmisin ya ra dil mi sa kul olmasi nasil bir ozgurluk ola..
Nereye kadar kacabilirsin
Daha ne kadar reddedeceksin
Dikmissin kafani 'ozgurum' diye
Sen ancak o dikilmis kafanin
Aciz bir kolesisin...
özgürlük...
bence "seçebilmek" tir.
Dikkatli...
Burada dikkatli düşünmek gerekir.
Arkadaşlar güzel düşünmüş. "Özgürlük" hakikaten "evet" ya da "hayır" ile sınırlandırılacak bir kılıfa giremez, elbette. Nihayetinde "özgürlük" tercih meselesidir; fakat buradaki tercih, kendinden gelen midir, karşıdakine iletilen midir yoksa dayatılan mıdır...
Teorik düşünmek güzel; ama bunu pratiğe de dökmeyi denemekte fayda var. Örneğin, mini etek giymek "evet" demekse, başörtüsü takmak "hayır" mıdır? Peki buradaki özgür olan mini etek giyen midir, başını örten mi? Bu örnekte benim cevabım "başını örten"den yana olacak. Dolayısıyla buradaki doğru cevap "Özgürlük 'hayır' diyebilmektir".
Peki Alp Ejder beyin dediği gibi burada bir seçim var mı? Seçim esasında kendi içinde mevcut. Siz zaten evet ya da hayır dediğiniz an itibariyle seçim yapmış oluyorsunuz. Dolayısıyla ağzınızdan çıkan cümle itibariyle, dediğiniz şeye dönüşüveriyorsunuz.
Tüm bunların sonunu düşününüz. Arkanıza baktığınızda hangisi özgürdür?
Ya da şöyle düşünülebilir mi acaba? "Özgürlük 'Evet' diyebilecek olan ve fakat 'Hayır' demeyi tercih eden kişidir." Nasıl mı? Aynı örnekten hareketle, başını örten kişi nefsinden tavizde bulunmuştur ve 'Evet' demek yerine ve hatta hala da diyebilecek yerine 'Hayır' demeyi tercih etmiştir; ama bunları sorgulamadan mini etek giyseydi 'Hayır' demenin kendisine getireceklerimi muhakeme etmeyeceği için özgür davranmış olamazdı...
Örneğe ön yargılı yaklaşma ihtimali olan kişiler için farklı bir örnek vermekte fayda görüyorum. Örneğin birisiyle kavga ettiniz. Gözünüz öyle bir döndü ki, sormayın gitsin. Hemen yanda da bir bıçak var. Karşıdaki insanı yaralamayı kendinizde hak görebilirsiniz, ki bu durum 'Evet' olur; ama yaralamazsanız ve kendinizi kontrol edip rahatlamaya çalışırsanız 'Hayır' demiş olursunuz. Buradaki özgür kimdir?
Örnekler çok ve etkileyici; ama neticeye odaklanmanızı dilerim.
Soru o kadar basit bir soru değil. İşin içinden bir cümleyle çıkmak yakışık almaz kanaatindeyim.
özgürlük beyin işi biraz
özgürlük beyin işi biraz biraz akıl biraz vicdan.. insan dört duvar arasında da beynini fikirlerini özgür tutabilir..akıl işi ne zaman evet ne zaman hayır demeyi bilmek...vicdan işi hayır demenin daha iyi olduğunu bilipte evet demek...
Özgürlük, evet ve hayır
Özgürlüğün hayır diyebilmek olduğunu hayatımın her örneğinde yaşayarak öğrendiğimi düşünüyorum. Cevabımdan sonra yorumlara göz attım. Yusuf Bey'in "hayır" cevabıyla benim hayır hakkındaki düşüncelerim benzeşiyor.
Nefsimizin özgürlüğü her kötü örnekte "evet" diyebilmesidir ki bizler bu konuda şeytanı bile şaşırtabiliriz ; ancak insan olmanın gereği cevabımız "hayır" olmalıdır.
Hayır demek bazen dünyayı karşınıza alacak cesareti gerektirir , bazen cevapların en kolayı gibi görünür bize. Evetlerden çok düşünürüz hayırları. Düşünmeliyiz , dahada çok düşünmeliyiz yanlış evet ve hayırları kullandığımız yerleri...
Evet ve Hayır'a başka bir açıdan bakalım. Önümüzde onlarca seçenek var , bu olay karşısında bir cevap hakkımız var ve o evet olacak.Birine evet dedik ve cevabımızı verdik ancak diğerlerine hayır deme özgürlüğümüzü kullandık.
Özgürlük işte bu evet ve hayırları ayırabilmektir!