şartname

Kategoriler:

KURULUŞ AMACIMIZ
Popülarizm ve reyting endişesinden uzakta budaklanan bu platform birey, toplum ve fikir üzerinden herhangi bir rant sağlama amacında olmayıp yalnızca fikir paylaşım esasına göre kurulmuştur.

DEĞERLERİMİZ
Özgün. Paylaşımcı. Ahlaklı. Özverili. Adil.

VİZYONUMUZ
Mum olup tükenmektense, güneş olup kavrulmak.

İLKELERİMİZ
1. “anlamak*”ın yayın dili Türkçe'dir. “anlamak*”da yayınlanmak üzere gönderilen yazı ve yorumların, Türkçe dilbilgisi ve imlâ kurallarına uygun olmasına özen gösterilmelidir.

2. “anlamak*”a gönderilen yazı ve yorumların, daha önce hiç bir yerde yayınlanmamış olması gerekmektedir.

3. “anlamak*”a gönderilen yazı ve yorumlar gönderene ait olmalıdır. Bir başkasına ait yazı ve yorumlar hiçbir hal ve şartta “anlamak* “dahilinde kullanılmamalıdır.

4. “anlamak*”a gönderilecek yazı ve yorumlarda yapılan alıntılar ile ilgili referansların belirtilmesi zorunludur. Referans belirtmeden alıntı yapılması halinde sorumluluk yazara aittir. Yapılacak alıntı, özgün eseri desteklemekle beraber, alıntı yapılan esere hakaret edecek aşırılıkta olmamasına özen gösterilmelidir.

5. “anlamak*”a gönderilen yazılar; amaç, konu, sunuş tarzı, yazım ve yayın kurallarına uygun olup olmadığı yönleriyle önce “anlamak* yönetimi “tarafından incelenir. Uygunlukları tespit edilen yazılar, uygun zamanda (teknik imkanlar ve yayınlanması kararlaştırılan yazıların çokluğu, güncel yazıların önceliği gibi nedenler göz önünde bulundurularak) yayınlanır.

6. “anlamak* yönetimi”, yayınlanması isteğiyle gönderilen eserlerle ilgili olarak, eleştiri, öneri ve düzeltme isteğinde bulunabilir.

7. “anlamak*”a gönderilen eserlerde sayfa sınırlaması yoktur; ancak çok kısa ve içerik olarak yetersiz bulunan eserler yayınlanmayacaktır. “anlamak* yönetimi”nin onayıyla, geniş kapsamlı yazılar seri halde de yayınlanabilir.

8. Telif hakkı, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun şartıdır; fakat telif ödeme imkanına sahip olmadığımız için telif ödeyemiyoruz. Bu vesileyle eser gönderenler, telif ücreti talep etmeyeceklerini kabul etmiş sayılırlar.

9. Yayınlanacak yazı ve yorumlarda bazı kişi, kurum, kuruluş ve fikirlerin reklam, propaganda amaçlı bir eğilimle öne çıkarılmamasına dikkat edilmelidir. Aynı şekilde herhangi bir kişi, kurum, kuruluş ve fikri hedef alan aşağılayıcı, küçük düşürücü, eleştiri sınırlarını aşan, suç unsuru barındıran, hakaret içeren yazı ve yorumlara “anlamak*”ta yer verilmeyecektir. Türk ceza kanunu, elektronik yayınları da kapsamaktadır. “anlamak*”ta yayınlanan tüm eserlerin olabilecek yasal sorumluluğu yazarına aittir.

10. 20 gün içerisinde yayınlanmayan yazılar, “anlamak* yönetimi” tarafından yayınlanmaya uygun görülmemiş demektir.

11. “anlamak*”ta yayınlanacak yorumlar, en az ilintilendiği yazı kadar önemlidir. Bu nedenle yorum yazan üyelerin bu hususa dikkat ederek eserleri eleştirmelerini dileriz. Yazı ile ilgisi kurulamayan veya da ahlaki unsurları aşan yorumlar her hal ve şartta “anlamak* yönetimi” tarafından hiçbir açıklama yapılmadan kaldırılacaktır.

12. “anlamak* yönetimi”, “anlamak*”ta yayınlanan yazı ve yorumları, yazı ya da yorumu gönderen üyenin iznini almaksızın “anlamak*” dışında hiçbir yerde yayınlanmayacaktır; ancak “anlamak* yönetimi”nin bilgisi ve yetkisi dışında bir yayınlama ile karşılaşılacak olursa bu durum yalnızca yazı ve yorumu yazan üyeyi bağlamaktadır.

Saygılarımızla duyururuz.
“anlamak* yönetimi”

anlatmak

Anlatmak geliştirilebilecek bir beceridir.Katkıları olanlara ne mutlu

Anlatmanın yeterliliğidir

Anlatmanın yeterliliğidir anlamayı kolaylaştıran.
Sözcüklere doğru anlamlar yükleyebilmek konuşurken veya yazarken sade olabilmek anlamayı kolaylaştırır.

an-lamak

an gelir an-lamak anlara sığmaz olur...bir ömür buna değer...an-layacaksam

....

benim anlamadığım şu: neden başka yerde yayınlanmış eserlerimizi burada yayınlatamıyoruz.

anlamak şartı

Can bey,

Şayet başka yerde yayınlanmış eserleri sitemizde yayınlamayı tercih etmiş olsaydık, o zaman etkileşimli bir siteyi tercih etmez ve kimseden izin almadan oradan buradan bulduğumuz yazıları sitemize koyardık. Böylelikle de hem bu kadar yorulmaz, hem de dertsiz tasasız devasa bir siteye sahip olurduk; fakat şu an anladığınız üzere biz bunu tercih etmiyoruz ve yalnızca samimiyetle paylaşabileceğimiz bir köşe yaratmaya çalışıyoruz.

Nihayetinde internet her geçen gün çöplüğe dönüşüyor. Biz, üzerimize düşeni görev bilip mümkün mertebe temiz sayfalar açmaya gayret ediyoruz, zira biliyoruz ki anlamak çok güzel...

Samimiyetle

selam

sitenizle tanışmak beni çok mutlu etti çok yararlanacağımı umuyorum selametle

Derler ya...

Altı kaval, üstü Şişhane.

Yakındığınız mesele site içerisinde bulunan yazılardaki imlâ hataları. Şimdi sizin hatalarınıza bir bakalım.

a(A)slında bunu nereye yazmam gerektiğinden çok emin değilim(;) ama...
(Derdim,) g(G)ö(n)derilen yazılardaki dil bilgisi yanlışları(.)...
(B)bi(r) soru ekini bile ayrı yazmayı bilmiyorsak(,)!
(Burası çok hoş) "aslında yani elbet" ne yazıldığı önemli, neyden (neyzen misiniz efendim?) (neden) bahsettiği; ama nasıl yazıldığının da bi(r) hali yolu olmalı değil mi?

Atalar ne de güzel söylemiş: "Altı kaval, üstü Şişhane", diye.

Cevabımı "Bu hata sizin değil, hepimizin" gibi abuk bir cümle ile bitirmeyeceğimden emin olabilirsiniz. Önce okumayı ve anlamayı öğrenin, sonra eleştirmeyi. Yaptığınız yorumla soyunduğunuzu zannettiğiniz kisve üzerinize yakışmamış, hatta bir beden büyük gelmiş. Esasında kaile almamak gerek; ama Fuzuli demiş ya:

Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil.

Merhabalar

AyşeNur

Merhabalar,
Yorumunuz çok hoşuma gitti. Dil bilgisi yanlışlarından bahsediyorsunuz:)
''bi'', ''aslında yani elbet'', ''neyden'' ??? Satırbaşları??
Size bir adres önersem kabalık ettiğimi düşünmezssiniz umarım.
Bu konuya olan hassasiyetiniz dolayısı ile yazmadan edemedim. Hoşgörünüze sığınıyorum. Sağlıcakla kalın...
http://www.tdk.gov.tr

Anlayışsızlık sorunu

Efendim, sizin "basit" dediğiniz bu sorun yüzünden devletler birbirine savaş açıyor, sevenler ayrılıyor ve hatta kimileri intihar ediyor.

El çabukluğu ya da dikkatsizlik olan aşikâr mesele, meselelerin hasıdır. Buna dahi dikkat edilmezse, neye dikkat edilir ki? Anlamamaya mı?

O zaman kulvarı belirleyin ve hatta silahınızı seçin, tan ağarırken buluşalım, vurulaşım...

Sırf konuşmuş olmak için konuşmak yanlıştır efendim, aynı sırf yazmak için yazmakta olduğu gibi. Yanlış neredeyse bulalım, çözelim. Yanlışsak yanlışız diyelim, doğruysak doğru; ama bir zahmet işkembe-i kübradan sallamayalım.

daha iyi olabilir

Sitenizi çok beğendim. Gerçekten de içi dolu yazılar var her sayfasında. Ancak bu güzel fikirlerim yukarıdaki atışmada değişti diyebilirim. Bir insan neden eleştiriyi kabullenemez ki. İlla ki eleştirenin yanlışlarını mı silah olarak kullanmak lazım. Bu mudur tek elinizden gelen.
Ben bir öğretmenim ve öğrencilerimin yanlışlarımı bulmasından çok hoşnut olurum. Bu onların ilgisini gösterir. Sizin yaptığınız gibi hata aramaya kalkarsam belki de yüzlerce bulurum. Ama bu benim hatamı düzeltmez. Sadece savaş kazanmış olurum. (Buradaki "savaş" tan kastımı anlarsınız inşallah)

gerçek başarıyı sağlamışsınız

Sitenizdeki başarınızı gerçeçekten tebrik ediyorum.Bu sitenin en beğendiğim tarafı yaptıklarımı paylaşıp kendimi görebilmemdir.Çünkü daha onüç yaşındayım ama yinede bu site aracılığıyla benim de birşeyler yapıp paylaşabileceğimi fark ettim.Fakat bir şikayetim var fazla şart koşuyorsunuz.

Sitenin Kullanımı Zor ve ...

Arkadaşlar ben site şartnamesini okumak ve bir eser yollamak için bu sayfaya yönlendirildim.
Çok ilginç şartlarla karşılaştım...
Nasıl yani... Yanlış mı gördüm?
Bana mail geldiğinde yazan şey, "elimizden tuttunuz sağolun" kabilinden bir iltifat idi...
Fakat o da ne?
"Biz beğenirsek yayınlarız... Beğenmezsek, yayınlamadığımız gibi yazılarınızın suçu size, ecri ise hepimize ait..."
Yok efendim! Olmaz ve olamaz böyle şeyler...
Şunu diyebilirdiniz:
"Niyeti kötü olanların suistimalleri olabileceği için yazınız bir komisyonca incelenir ki, hem bizim hem sizin başınız derde girmesin ve sağlıklı ortam oluşturabilelim."
"Biz ağayız ve herşeyi bilir, doğruya karar veririz. Siz de bizim zaten anlatmayı düşündüğümüz şeyleri yazarsanız, "eh biz de telif hakkı filan da olmadan yayınlarız; yazınız alıntılanır da sahiplenilirse, size dava açıp kendi yazınızı çaldığınız bile iddia edilebilir; bizde yazınızın çıkması onu size patent ettiğimiz anlamı taşımaz" vari deyişler hiç hoşuma gitmedi...
Kimsiniz ve amacınız ne en azından net olarak, benim seviyeme inip anlatır mısınız?
saygılarımla.

Şartname

Salih bey,

Neden bu kadar gergin olduğunuzu anlayamadık. İfadede kusur görmüş olabilirsiniz; lâkin herhangi bir kötü ya da yanlış uygulamamızı gördüyseniz meseleyi buna göre değerlendirmeniz gerektiği kanaatindeyiz. Şartname'deki ifadelerin net olmasının nedeni akıllarda soru işareti kalmaması ve sizin düşündüğünüzün aksine, site dahilindeki eserlerin arkasında duranın öncelikle editörlerimiz olduğudur.

Mevcut emeği görmeden ya da umursamadan bu şekilde düşünmeniz ilginç; lâkin yine de kabulümüzdür. Bir günlük bir üyeliğin ardından gördüğünüz ilk pencerede tüm önyargılarınızla hücum etmek yerine daha makul olmanızı dilerdik. Yine siz bilirsiniz; ama biraz izlemeniz sanıyoruz sizin için daha sağlıklı düşünmeye vesile olacaktır.

Samimiyetle
anlamak* [Editörleri]

Sevgili arkadaşlar, ya da sayın yetkililer,

Niyetim size yanlış bir tavır takınmak asla değildir. Sizi, yani sitenizi ve perensiplerinizi kavrayamamış da olabilirim. Beklentilerinizin aksine bir tavır görmenizin sizi şaşırtması ilginç; lakin yine kabulümdür.
Yazı dili ile size sert gelen bir üslup kullanmış olabilirim. Halbuki amacım şartlarınızdaki eksikliklere olan şaşkınlığımı dile getirmekti. Site geçmişinizin uzun ve oturaklı olması, muhteviyatındaki ve ifade ediş çizgisindeki keskinlik, netlik ve zenginlik bende iyi bir izlenim uyandırdı elbette ki. Sizlerin de en az bu içerik kadar kaliteli olduğunuzu varsaydım. Bizde belki bir yanılgıdır bu ya; kaliteli insanlar hata yapmaz diye düşünülür ya da yaparlarsa kasten yapmışlar gibi sert tepki alırlar ya... İşte dedim ki, bu şartname ilk okuduğum anda bende öyle bir etki yapmalıydı ki, "tamam bu insanlar bu işi ciddi şekilde ve tecrübeleri ile hakkını vererek yapıyorlar" demeliydim düşüncesindeydim.
Tamam biraz abartmışım diyelim, fakat aynı düşüncelerim devam ediyor.
Yanlış bir uygulama yapmamış olmanız yapmayacağınızı göstermez. Güven, inançla olduğu kadar yazıya dökülebilmesi mümkün teminatlarla da oluşur. Size kayıtsız şartsız eleştirel bir yaklaşım sergilemeden güvenmeme hakkımız olmalıdır. İddia ettiğim hiçbir düşünce hakkında açıklama yaptığınızı düşünmüyorum.
Şu paragrafınız ise çok rencide edici:
Mevcut emeği görmeden ya da umursamadan bu şekilde düşünmeniz ilginç; lâkin yine de kabulümüzdür. Bir günlük bir üyeliğin ardından gördüğünüz ilk pencerede tüm önyargılarınızla hücum etmek yerine daha makul olmanızı dilerdik. Yine siz bilirsiniz; ama biraz izlemeniz sanıyoruz sizin için daha sağlıklı düşünmeye vesile olacaktır.
Mevcut emeği görmediğim ya da umursamadığım sizin varsayımınızdır. Gördüm, umursadım ki ilk günden paylaşım temennisi ile harekete geçtim.
Ben sizin bir günlük üyelik sözünüzde ancak bir küçümseme görüyorum. Tüm önyargılarımızla hücum etmek sözü de ağır oldu be hocam. Cidden sizi ayıplıyorum. Allah biliyor ki ancak takdir ediyordum ve samimi buluyordum gerçekten.
Şimdi hüsnü zann ile size çok önyargılı saldırı olduğunu ve hissiyatınızın bu tip sözler kaldırmaya dayanamayacak kadar yıprandığını ve aşırı tepki verdiğinizi düşünüyorum.
Ben bir gün üye olmuş olabilirim ama bir gündür yaşamıyorum değil mi? Size hakaret etmedim ve halen de bütün olanlara rağmen olumlu düşünüyorum ve diyorum ki:
Hoşbulduk arkadaşlar. Samimiyetle sağolun.
Lütfen şartnamenizi gözden geçirin ve telif hakkı amacı zaten olmayan bizlerin en azından telifi sizde olabilsin ki başkaları emek ve bilgi hırsızlığı yapmasın. İşin bir resmiyeti olsun bence yani. Aslında bu bir rica değil bir soru idi. Bana, zaten öyle, merak etme diyebilmeniz de yeterli idi. Zıt fikirlerde eserlere de açığız diyebilmenizi bekledim belki de. Biz fikriyatımıza aykırı gördüğümüzü yayınlayıp vebaline neden girelim ki de diyebilirdiniz. Neyse niyetimiz dostluktur, iyiliktir, yardımcı olmaktır. HAta işleme hakkımızı kullanmış olalım, siz de bağışlama büyüklüğünü göstermiş olun, olmaz mı?
Allah kolaylık versin.

çok yeniyim

keşfetmek için geldim..anlatmak kadar anlamanında önemli olduğunu kavramam belki geç oldu ama artık anlamaya hazırım....

Güzele Övgü

Beğenilen her güzellik duyrulup söylenmeli Bu site güzel ve ben çok beğendim tahmin ediyorum benim gibi daha çokları aynı fikirdedir. Bir kütüphane güzelliği taşıyor.
Emeği geçen herkesin eline, canına sağlık.
Dahada güzele gitmesi umuduyla saygı ve sevgiler.

Gayet seviyeli, seçici ve farklı güzellikte...

Aşk hali çezbeden erktir.

Aslında güzel bir uygulama...ilklerden yana lakin sizi evvel emirde tanımadığımız içindir ki bir çok emeğimiz başka sitelerde tercihimiz konusunda yayınlanmıştır. Şartnameyi teferruatıyla okumayı tercih edenlerdenim, bir tashihe gerek görülmemesi nedeniyle ancak bu ne kadar mümkün ki?
Her neyse bir "anlamak" adına gayret gösteren bir insan olarak fevkalade mutmain olamasam da alınan kararlar seçiçilik adına, ilkeler kararınca alındığından fazla yapılacak bir şeyde bulunmuyor zannederim. hayırlar dileyelim, inşaallah diyelim, siteyi beğendiğimi muhakkak belirtmeliyim, özellikle tercih edenlerdenim, bu bakımdan ilgili arkadaşları kutluyor huzur ve güzelikler diliyorum...

YORUM

İYİ Kİ LABİRENTLERDE DOLAŞIRKEN BULDUM BU SİTEYİ... UMARIM PAYLAŞIRIZ HAYATA DAİR ÇELİŞKİLERİ... HOŞGELDİM O ZAMAN..İYİ Kİ GELDİM!

Selam niyetine...

Öncelikle yeni bir üye olduğumu belirtmek isterim. Onun için "site"nin içeriğine, editörlerin "yayın politikaları"na dair söyleyebileceğim bir şey yok, ve hakkımda değil.

Benim sevindiğim şey "bu ülke"de anlmak isteyenlerin , samimiyetle anlatmak isteyenlerin olması ve "geleceğe" dair bir ümit ışığının biraz daha yanmış olduğu. Evet ülkemde güzel şeyler oluyor , ve olacak. Yazılı-görsel basında olsun internet ya da örütbağ diye "dilimize kazandırdığımız" alanda olsun güzel yayınlar-çalışmalar var. İnternette özellikle "Web 2.0 "olarak da anılan, kullanıcı katkısıyla içerik oluşturulan sitelerde ne kadar az üye varsa o kadar kaliteli işler yapılıyor. Söylediğim üretim açısındandır, yoksa tüketimi herkes bir şekilde yapıyor. Bu söylediklerim daha önce bir kaç kez yaşadığım tecrübelerden kaynaklanmaktadır. Üye sayısı grafiği yükseldikçe "mana grafiği" düşmektedir. "Anlamak"ın şansı ise milletimin (bağışlayın) hiçde alâkadar olmadığı "okumak-düşünmek-düşündürmek" çizgisindeki yayınından gelmektedir.

Beni buraya bir tevafuk getirdi. Burada tutansa alimlerin bir duası : "Allah'ım cahillerle oturup kalkmaktan sana sığınırım." oldu.Faydalanabilmek dileğiyle...

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

AhmetAli

SELAM

Arkadaşlar,
Türkiyede müslümanların sayısı cuma namazı kadar, şuurlar ise sabah namazı kadar...Bu vasatta insanın
"kendini, kainatı,kitapları" okuyarak , temel değerleri,özümsemesi gerekir.İnsanımızın özne olmasında güzel bir zemin olan sitenizde bulunmaktan mutluyum.

EHL-İ DİL BİRBİRİNİ

EHL-İ DİL BİRBİRİNİ BİLMEMEK İNSAF DEĞİL.

Bu siteyi tanıtmadığınızdan dolayı üzgünüm

Ben bu siteyi dün gördüm ve epeyi bir mesai verdim.
İçerik olarak çok güzel.
Beklentilerime cevap verecek nitelikte.
Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.

Allah aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.yunus 100

PARALEL OKUMALAR

Es'selemü Aleyküm sevgili anlamak.com üyeleri

Hz. Peygamber (S.A.V.)'e ilk gelen emir bilindiği üzere 'Oku' emridir. Hz. Peygamber (S.A.V.) "Ben okuma bilmem" deyince, "Yaradan Rabbi'nin adı ile oku" emri gelmiştir.

Burayı orjin kabul edersek, "Yaradan Rabbimizin adı ile okuma ve okutma"yı Allah’ım herkese nasip etsin. Rahmetli Uğur Mumcu'nun "Bir fikre sahip olmak için önce bilgiye sahip olmak gerekir" diskurundan yola çıkıp, bilginin gizemli ve bir o kadar görkemli yollarından geçmeyi ve bu yolda tökezlemeden yürümeyi de Allah’ım her bir ferde nasip etsin.

Bilginin tabii neticesi olarak fikre sahip olmanın önemi her bireyin de farkında olduğu olduğu üzere çağımızda gayet büyük ehemmiyete haizdir. Buna binaen kalem üstadlarının, fikir üstadlarının ve her ikisini bünyesinde barındırmayı becermiş üstadların yazdıklarını okumak ve söylediklerini anlamak üzerimize bir borçtur. Kavmimizin helakını izlemek gibi bir lüksümüz olmadığı gibi kavmimizi muhasır medeniyet seviyesine çıkarmak gibi yüce bir uğraşla mükellef bireyler olduğumuz gerçeğini her bir insana anlatmak ve bu uğurda yaşamak üzerimize emri bi’l ma’ruf nehyi an’il münker gereğince bir borçtur.

anlamak.comda uygulanan "paralel okumalar" programının teknik açıdan biraz farklı türde bir uygulamayı bir başka sitede uygulamaya başladık. Umarım muvaffak olur ve insanlara bir şeyler okutmanın feyzi ile müşerref oluruz. Site editörlerinden öncelikle böyle güzel programa öncü oldukları için teşekkürü şahsım adına bir borç bilirim. "Paralel okumalar" ismini kullanmamıza izin verdikleri içinde ayrıca teşekkür ederim. Ayrıca gelişmelerden de uygun olduğu ve zamanım yettiği sürece haber verebilmek ümidini taşıyorum.

Bir zaman bir yerde okumuştum. "Bilgiyi arayalım bulana dek" diye ünlüyordu yazar. Kardeşlerim bilgiyi arayalım bulana dek. Sabır ve selamet siz nereye giderseniz gidin peşinizi bırakmasın inşallah. Site editörlerinden ve sizlerden tekrar teşekkür ederim.

ALTERNATİF PARALEL OKUMALAR

Aleyküm selam efendim,

anlamak.com ailesi olarak böyle bir etkinlikten haberdar olduğumuzdan dolayı çok mutlu olduk. Okumak ve paylaşmak adına attığımız adımları teyit eden farklı adımlar görmek bizi fazlasıyla memnun etti, Allah razı olsun.

Paralel okumalar fikri bizim, yani site editörlerinindi. Haliyle adı da sanı da bizden çıktı. Bundan daha önce bir yerde yapıldığını da zannetmiyoruz.

anlamak.com'un ana kategorilerindeki eylemler ne kadar bize has değilse, paralel aktiviteler de bize ait değil. Bu nedenle her ne ad ve sanda olursa olsun okuduğunuz sürece biz yalnızca sevinir ve duacınız oluruz.

Yolunuz aydınlık, bahtınız açık, Rabbim yardımcınız olsun.

Samimiyetle
anlamak* [Editörleri]

Teşekkür

Bu nadide siteyi hazırlayan arkadaşlara teşekkürü borç bilirim. Selam ve dua ile yola devam diyorum.

Anlamak

Anlamadım anlayamadım hayatım boyunca sorularım hep cevapsız kaldı nedenlerin hiçbir zaman karşılığını alamadım buda geçer dedim kendi kendime ve yine geçecek biliyorum iki damla gözyaşı kalp sızısı ve anlayamadıklarım...anlamak için burdayım işte:)))

üyelik, kurallar vs.

bu tür sitelerdeki kurallar her zaman can sıkıcıdır.
çok önemli olmayan bu şeyler, mıknatısın aynı kutuplarının birbirini itmesi gibi beni iter.
en sevimsiz 6. madde, sevimli olansa 12. maddenin ikinci bölümü.
11. maddedeki "ilintilenme ölçer" en zor görevi üstlenmiş.
diğerleri "anlaşılabilir".
önemli olan diğer şeyler için, dimağımızda teşekkürü taşıyan kelimeleri önünüze sermeyi borç bilirim.