<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xml:base="http://www.anlamak.com/xbtu" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel>
 <title>düşünmek</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/3</link>
 <description>The taxonomy view with a depth of 0.</description>
 <language>tr</language>
<item>
 <title>EĞİTİM-ÖĞRETİM KİMİN İŞİ?</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/egitim-ogretim-kimin-isi</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-2/egitimogretimkiminisi.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;200&quot;&gt;Çağımızda Okul gelişmenin, yetişmenin ve hayatın temeli haline gelmiştir. İnsan hayatının çocukluk, ergenlik, gençlik ve orta yaşlara kadar okul değişik fonksiyonlarıyla karşımıza çıkar. Türkiye’de özellikle kamusal alana geçmek için tek geçiş noktası olduğu için okul en önemli çıkış yollarından biridir. Eğitim- öğretim ameliyesinin tümüyle havale edildiği okul kurumuna böylesi bir anlam yükleme düşüncesi sorunludur. Aileler çocukları için okul dışında bir eğitim- öğretim süreci düşünmez ve hayal edemez durumdadırlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Okulun böylesi etkili kurumsallaşmasına eleştiren 20 yüzyıl aydınlarından Ivan Illıch “Okulsuz Toplum” eserinde bu süreci değerlendirir. Sistemin ve halkın okula yüklediği anlam çok farklıdır. Sistem “kul” merkezli insanlar yetiştirmek isterken, halk nazarında ise mesleki bir atlama taşı olarak kullanmak ve becerilerini yükseltmek istemektedir. “Okul eğitim için sağlanan parayı, insan ve iyi niyeti kendine mal eder. Buna ilave olarak eğitim görevini üstlenen diğer kurumları da engelleme ye çalışır. İş, boş zaman, siyaset, şehir yaşamı ve aile yaşamının bile kendi başlarına eğitimin aracı olmaları yerine, bunların alışkanlıklar ve bilgi bakımından okula bağımlı oldukları peşin kabul edilmiştir.” Okul dışı eğitim alanlarının etkisi ve önemine ne kadar değinilse değinilsin okul dışında eğitim alanları üzerinde gereği durulup, yorumlanmamaktadır. Kurumsallaşmış alternatiflerde bulunmamaktadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/egitim-ogretim-kimin-isi&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/egitim-ogretim-kimin-isi#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/3">düşünmek</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/62">sosyoloji</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/6">yaşamak</category>
 <pubDate>Fri, 10 Oct 2008 08:30:05 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Rüstem Budak</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2534 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>DOĞRU DİN BİRDİR DEĞİŞMEZ</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/dogru-din-birdir-degismez</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-2/dogrudinbirdirdegismez.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;200&quot;&gt;Rabbimiz Rum suresi 32. ayetinde inançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun kendi sahip olduğu ilkelerle övündüğü bir topluluktan bahsediyor. Bu kimselere benzemememiz için bizi ikaz ediyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İnançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu ilkelerle övündüğü kimselerden olma! &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tabiî ki ayetin hitap ettiği kesim müşrikler yani Allah’a ortak koşanlar. İşte Kur’an yukarıdaki ayette bahsi geçen Müşriklerin niteliklerini anlatırken; &quot;Dinlerini parçaladılar ve bölük bölük oldular&quot; şeklinde nitelendiriyor. Üstelik onlar bu sahip oldukları kötü niteliklerle de övünüyorlar. Burada çok kötü bir manzara ile karşı karşıyayız. Müşriklerden ayrışmamız gereken bu noktada müşriklerle aynı şeyleri yapıyor olduğumuzu her halde fark etmişsinizdir. Hâlbuki ‘’Doğru din birdir, değişmez ve kollara ayrılmaz; bağlılarını tek Allah’tan başkasına götürmez.’’ (S.Kutup) Acaba bu pratik hayatımızda da böyle mi ? Yani hangi topluluk içerisinde bulunursak bulunalım inanmış olduğumuz dini anlayış bizleri kollara ayırmadan tek olan Allah’a bağlılığa götürüyor mu? Oysa öyle bir tablo ile karşı karşıyayız ki, Allah’ın birçok emri yaşantımız içerisinde yer bulmuyor. Sahte değer yargıları ve arzular içersinde zaman gelip geçiyor. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/dogru-din-birdir-degismez&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/dogru-din-birdir-degismez#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/17">din ve öğreti</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/35">İslamiyet</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/3">düşünmek</category>
 <pubDate>Wed, 08 Oct 2008 08:15:57 +0300</pubDate>
 <dc:creator>fadlan</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2523 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>RÜYADA RÜYA GÖRMEKTE MAHARET</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/ruyada-ruya-gormekte-maharet</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-2/ruyadaruyagormektemaharet.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;130&quot;&gt;Nasıl ki bir bayram çaldığında takvim yapraklarını, kapı önüne bırakılmış gülmeler düşer hatıra...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Nasıl ki boş bir kâğıda mürekkep düştüğünde, geç kalınmışlığın kelimeleri tercüman olur duygulara...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Nasıl ki kalabalık anlarda bir yalnızlığa geçmek istenir, hayallerle kalındığındaysa başka adlar yankılanır kulakta...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Nasıl ki şuuraltına hapsedilmiş hayaller bir lahza terennüm eder, açılır göz kapakları ve inanılır her şeyin rüya olduğuna... &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hadi diyelim ki var olan her şey bir rüyadan ibaret! Ters ters bakma efendi, rüyada rüya görmekte maharet... Saltanat bu olmalı öyle ya, bir düşten öte düşe geçivermeli insan. Güzel sonla bitmeyen her düşü silivermeli senaryodan. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/ruyada-ruya-gormekte-maharet&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/ruyada-ruya-gormekte-maharet#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/3">düşünmek</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/6">yaşamak</category>
 <pubDate>Wed, 24 Sep 2008 08:00:07 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Mahmut Sayar</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2519 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>CELLÂT</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/cellat</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-2/cellat.JPG&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;200&quot;&gt;Bir vakit yeryüzünün dilinden gecenin de sargısız yaraları olduğunu öğrendim. Gece, bana o kadar kırılmıştı ki yıldızlar kursağına dizilmişti. Evet, haklıydı. Kaç vakit başımı dizine koymuştum da gecenin hâlinden bi-haber sabahlamıştım. Suçluluğum şakağıma dikilirken alnımı ne kadar ak kabul edebilirdim. Bilmiyorum... Zaten şu soru işaretlerinin ipinden sıyrılabilirsem kaldığım tüm çarmıhlarımdan da tek celse ile boşanacaktım. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ben ne yapıyordum? Bir mürekkebin düştüğü yerde kalemimle dans ediyordum. Flaş patlatmadan net fotoğraflar çekebilmenin arzusuyla heyecanla koşan harfler ise yeni bir iç muhasebe ile başımda dönüyordu. Ben ise tüm fotoğrafların ucundan el sallamaya çalışırken eski filmleri ateş döken bir ibrikle suluyordum. Su ise perde arkasında senaryo ile oynuyordu. Kalemin bileğinden tutup mekândan mekâna sürüklemek istiyordum. Acı çeken topraklara ne ekeceğini kendisi söylesin diye... Çünkü her sözcük, diken gibi dilime saplanıyor, kalem de acıyı biraz daha derine batırıyordu. Sanki artık aynı cephede savaşmıyorduk. Aniden derdimin kabzasından sıçradım. Sonra sustum. Sessizliklere topuksuz yürürken kalemim de ağzını açmam için beni ikna etmeye uğraşarak şöyle yazıyordu: “Her şey bir arınmanın öyküsü ile başlamış, bulutlar bile ırmaklara dalmıştı. Kelimeler abdest aldıktan sonra bir şiire doğru bakarken öfke, başını eğerek tövbe ile uzlaşıyordu.” &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/cellat&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/cellat#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/3">düşünmek</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/6">yaşamak</category>
 <pubDate>Fri, 19 Sep 2008 08:30:45 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Mükrime Dilekçi</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2494 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>OKULLAR AÇILDI; ÖĞRETİM BAŞLADI, EĞİTİM BAŞKA BAHARA...</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/okullar-acildi-ogretim-basladi-egitim-baska-bahara-kaldi</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-2/okullaracildi.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;200&quot;&gt;Yeni bir eğitim- öğretim yılı başladı. Milyonlarca çocuk- genç kendilerini geleceğe hazırlayacak bir süreçten geçmek için okula gidiyorlar. Anne- babalar çocuklarını geleceğe hazırlamak endişesindeler. Okul ve öğretmenin çocuğu- genci hem mesleki hem de kişilik noktasında katacağı bilgi ve deneyimlerle yetiştirmesini arzulamaktadırlar. Ancak yıllardan beri biriken sorunlar, ideolojik kavgalara kurban verilmiş mesleki eğitim, özgürlük alanı daraltılmış ve mesleksiz- kişiliksiz bir insan tipi yetiştiren eğitim- öğretim ile kriz derinleşmektedir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu sorunlu alan hakkında Adem- merkeziyet ve ferdiyetçilik görüşleri tanınan Prens Sabahattin’in bundan 100 yıl önceki tesbitlerini okuyalım:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Her ülkenin olduğu gibi, Türkiye’nin de selameti milli terbiye sisteminin ıslahına bağlı! Terbiyenin iki köklü sebebi olan aile ve okul, kendilerinden beklenen görevi yerine getirmiyorlar. Terbiyenin temel faktörü beden, fikir ve ahlak yoluyla şahsi kabiliyeti artırmaktır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/okullar-acildi-ogretim-basladi-egitim-baska-bahara-kaldi&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/okullar-acildi-ogretim-basladi-egitim-baska-bahara-kaldi#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/3">düşünmek</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/62">sosyoloji</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/6">yaşamak</category>
 <pubDate>Tue, 16 Sep 2008 08:15:53 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Rüstem Budak</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2497 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>AN-NE Kİ AN-NE?</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/an-ne-ki-an-ne</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-2/annekianne.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;200&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;An -ne ki an- ne?..&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Amine... Sümeyye&#039;nin çığlığına ortak olan nisâ. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Amine... Fatıma&#039;nın merhameti ile ağlayan nisâ. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Amine... Meryem&#039;in kokusunu üstünde taşıyan nisâ. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ruhu baharı tatmamış, saçları rüzgârla tanışmamış, dudakları tebessüme acıkmış dilber... Daha çocuk olamadan elliye ulaşmak mıydı, mutlulukla tanışmadan sancılarla yaşamak mıydı, vuslatsız hasretlere gebe kalmak mıydı kader? &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Derdik ya; on sekizinde bir tazesin Amine, söylerdik ya; ipek, saçlarını kıskanır Amine, gülerdik ya; gülüşün güle ilhamdır Amine, susardık ya; bakışın şahine kederdir Amine, ağlardık ya; hançer bundan tatlıdır Amine. Sendik ya, seninleydik ya, beklerdik hatta özlerdik ya, kavuşurduk bazen sarılırdık ya, bizdik ayrıyken beraberdik ya... Amine! Evladım derdin ya, Amine! Öper, koklardın ya, Amine! Ben görmeden ağlardın ya... &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/an-ne-ki-an-ne&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/an-ne-ki-an-ne#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/3">düşünmek</category>
 <pubDate>Tue, 16 Sep 2008 08:00:08 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Mahmut Sayar</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2490 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>İFTARA ADANAN ZEYTİN</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/iftara-adanan-zeytin</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-2/iftaradananazeytin.JPG&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;200&quot;&gt;Ben; küçük siyah zeytin... Dile geldim. Dili buldum. Bulduğumu kaybetmeden, dilden dile dolanan hikâyemi kendi dilimden kalp eşiğinizden içeri fısıldamaya geldim. Yaşayana da, yazana da saklı tutar kimi hikâyeler sırlarını ve sonlarını. Benimse çekirdeğimde saklı başlangıcım ve sonum. Aş bulduğum yer değil, aş olduğum yer yurdum. Âşık olduğum değil, aşk olduğum kalptir ancak mahzenim. İncir çekirdeğini doldurmasa da, zeytin çekirdeğini dolduran hikâyem, kenar süsü olsun hafızanızın derinliklerine.&lt;br /&gt;
.   .   .&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kendime dair hatırladığım en eski karenin sislerini dağıtayım ilk olarak… Başlangıç ilmeklerimden biriydi o güverte… İçi doluyordu anlamımın, daha yaşanmaya açılmamış bir takvimin yapraklarından malum gemiye düşmemle beraber. Her hayvandan bir çift, her nebattan da bir aşure yapımı kadar bulunan bir bereket tufanına şehadet getirdik hep birlikte. Yeni bir başlangıca hazırladı toprak kendini ve “zeytin dalı” uzattı, sakinleşip “susamayan” suya. Duruldu bulanan ne varsa ve yerini buldu, berrak bir peygamber sofrasında benim yanıma ilişerek. Bundan sonra başlıyormuş meğer tufan benim için… Önümde serilmiş duran bir tarihin seyrinde oradan oraya yuvarlanarak biriktirdim kendimi bugünlere…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/iftara-adanan-zeytin&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/iftara-adanan-zeytin#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/3">düşünmek</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/6">yaşamak</category>
 <pubDate>Fri, 12 Sep 2008 08:00:59 +0300</pubDate>
 <dc:creator>ismihan Şimşek</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2488 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>ALLAH ÂŞKINA</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/allah-askina</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-2/allah_askina.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;200&quot;&gt;&lt;strong&gt;Allah âşkına…&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kan ile, cân ile, cânân ile…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sen ile, sevgi ile, sevda ile… &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Âşk ile, hasret ile, muhabbet ile…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bülbüle gülmeyen gül, güle ötmeyen bülbül âşkına… &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gökte bir yerlere yetişirmişçesine salınan bulutların, yerde ruhundan koparılan bedenlerin, insanı umutlandıran rüyaların âşkına… Evvel Leyla ile Mecnun, evvel Ferhat ile Şirin, evvel Aslı ile Kerem âşkına… Sonra yağmurla toprağın, sonra arıyla papatyanın, sonra geceyle ayın âşkına… Yaşayıp da kavuşamayan, kavuşup da yaşayamayan, öte yarısını kabristana bırakan, kalbine çoktan beri mühür vurmuş yaralılar âşkına… Gönlünü hayırsıza, gözünü halden anlamayana, sevdasını bir başka bahara bırakanların âşkına… Sevmeyi ayrıcalık, sevilmeyi maharet, sevgisizliği selâmet sayanların âşkına… Ruhları çalınmış, bedenleri satılmış, yüzleri kızarmamış edepsizler âşkına… Âşkı tatmamış, âşka ulaşamamış, âşkı bulamamış, âşktan yana yanmış, âşkla yanmış, âşka yanmış âşıkların âşkına… &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/allah-askina&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/allah-askina#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/3">düşünmek</category>
 <pubDate>Tue, 09 Sep 2008 08:00:08 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Mahmut Sayar</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2487 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>BİR TEBEŞİRİN ÖZGEÇMİŞİ</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/bir-tebesirin-ozgecmisi</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-2/birtebesirinozgecmisi.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;200&quot;&gt;Tebeşir beyaz ve yazı tahtası siyahtı. Yakalıkların beyaz ve önlüklerin siyah olduğu bir döneme insicam sağlanmış görünüyordu. Belki de eğitim, her şeyin zıtlıklar altında vücut bulduğunu anlatmak için böyle başlamıştı! Bu zıtlığa vurgu yapmak istercesine herkesin sınıfı büyük olduğu halde bizim sınıfımız küçüktü. Çünkü buradaki dört duvar, okulun kömürlüğü olarak kullanılmasına rağmen bazı araç gereçlerin göz kırptığı bir sınıf görünümüne kazandırılmıştı. Evet, bizim okulumuz dört sınıftan müteşekkildi. Bu nedenle okulların sekiz yıla çıkarılmadığı bir dönemde okuduğum için ayrı bir mutluluk yaşamam gerektiğini biliyorum. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Neden sınıflar yetersizdi? Sormadım. Kış mevsimi gelip okul için kömür alındığında duvardaki panoları çıkarıp hocama “Bunları nereye taşıyayım?” dediğimde “Bir bakkal yeri kiraladık” derken bakışlarını kaçırdığını ve alfabeye başka bir değişle hayata başladığımızı çok kuvvetli hatırlıyorum. Bakkalın tavanı çok yüksek olduğu için nasıl üşüdüğümüzü belleğime her ifade edişimde yeniden nasıl ürperdiğimi hissetsem de meşakkate gebe kalan zamanlarımın babamın tayini ile geçmişte kalmasını istemezdim. Hocamın ve tüm arkadaşlarımın isimlerini geçmişe bırakmadan yanıma aldım. Eğitime talip olmayı değil eğitime talebe olmayı öğrendiğim hocam Sururi Karameşe ve ... &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gidiyordum... Yolun azıksız olmayacağını belki o gün öğrendim. Bir teneffüs saatinde yavaşça yazı tahtasının önünde durup kara tahtaya beyaz bir söz verdim. İlk ve son hırsızlığımdı. Hicaba yaklaşmayan bir hırsızlık! Beyaz tebeşiri kara tahtanın bağrından alıp bu tebeşiri ilk öğretmen olduğum vakit için saklayacağıma dair gizli bir ahit verdim. Her şey harfsizdi. Öğrenmenin a, b, c ile başlamadığını anlamıştım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/bir-tebesirin-ozgecmisi&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/bir-tebesirin-ozgecmisi#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/3">düşünmek</category>
 <pubDate>Tue, 02 Sep 2008 08:15:16 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Mükrime Dilekçi</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2470 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>YÜREĞİMDE SOLUKLANDIM</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/yuregimde-soluklandim</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-2/yuregimde-soluklandim.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;130&quot;&gt;Kaldırıma çıkmadan ve sağıma soluma bakmadan yürüyorum. Kanatsız olmanın tüm endişesinden arınmış gibiyim. Uçmamanın keyfimi kaçırmaya kabiliyeti yok. Zaten yürümeyi de çok iyi bilseydik düşmezdik diyerek gülümsüyorum. Karanlığa daha yakınım. Yıldızların ellerinden tutmuyorum. Yıldızlara, onları uzaktan seyrederken hissettiklerimi anlatıyorum. Başımı bulutlara bırakarak göğü gökten seyrediyorum. Başım semada ise de ruhum toprağın yüzünde dolaşıyor. Düşünüyor ve aldığım notları uçurtmalar arasında mendil gibi sallıyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yazmak, hürriyetimi mi çalıyordu? Yoksa konuşmanın farklı bir yöntemi ile çığlıklarımı fazla mı bâriz kılmıştım? Yazmak, kendimi yarmak mıydı? Çarmıhta mı kalmalıydım? Sussam serinlemeyecektim ki! Kalemi kırıp sessizliğime hükmetsem yolları yırtan adımlarıma bir teselli bırakan olur muydu? İtiraf etmek gerekirse dert, ne derman buldu ne de aşikâr oldu. Bir yanardağın yüreğindeki son dakika ve havai fişek gösterisi gibi göğün alnına dizdiğim sözcükler... Kalbin dilindeki düğümler çözülmemişken hangi sır ilân edilmiş olabilir?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Betonlar ile maddeyi sırtına geçirmiş hamal şehirler... Evler birbirine yaklaştıkça birbirinden uzaklaşan insanlar... Ben neredeyim? Sen neredesin? Ayrı betonlarda aynı şarkının dizinde mi ağlıyoruz? Belki de sen haklısın. Yazmamalıyım? Konuşmaya yüzümüz olmayan onca şey birikmişken yazacak şeyler neden çoğaldı? Şehir, sadece benim bir temsilimden ibaret... Hamallık yapan benim!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/yuregimde-soluklandim&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/yuregimde-soluklandim#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/3">düşünmek</category>
 <pubDate>Thu, 28 Aug 2008 08:00:46 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Mükrime Dilekçi</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2460 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
</channel>
</rss>
