antropoloji

ALTIN DAL / dinin ve folklorun kökleri // JAMES GEORGE FRAZER

Kategoriler:

Bedenleşmiş Tanrılar
Yeryüzündeki bütün uygarlaşmamış halkların inanç ve uygulamalarından alınmış olan bu örnekler, ister Avrupalı ister başka yerlerden olsun yabanılların, bize bugün o kadar açık gelen doğa üzerindeki gücünün sınırlarını bilemediğini kanıtlamaya yeterli. Her insana, bizim bugün doğaüstü diye adlandıracağımız güçlerin az ya da çok bağışlanmış olduğu var sayılan bir toplumda, tanrılarla insanlar arasında bir ayrımın biraz bulanık olduğu, ya da pek ortaya çıkmadığı açıktır. İnsandan tamamen farklı ve ona üstün, insanın sahip olduğu güçlerle ne derece ne de tür bakımından karşılaştırılamayacak güçler kullanan doğaüstü varlıklar olarak tanrı kavramı, tarihin akışı içersinde çok yavaş gelişmiştir. Başlangıçta, doğaüstü şeylere, insandan o kadar da üstün gözüyle bakılmıyordu; çünkü bunlar insan tarafından korkutulabiliyor ve istediğini yapmaya zorlanabiliyordu. Düşüncenin bu aşamasında dünya büyük bir demokrasi olarak görülmektedir; Dünyadaki, doğal ya da doğaüstü bütün varlıkların, oldukça eşit bir dengede bulundukları varsayılmaktadır. Fakat insan, bilgisinin artmasıyla birlikte doğanın uçsuz bucaksız olduğunu, onun yanında kendisinin ne kadar küçük ve zayıf olduğunu açıkça görür. Bununla birlikte, kendi umarsızlığını tanıması, hayalinde bütün evreni dolduran bu doğaüstü varlıkların da güçsüz oldukları gibi bir inancı beraberinde getirmez. Tersine, onların güçlülüğü düşüncesini daha da artırır.

İçeriği paylaş