İslamiyet
AKLI-mı NAK- i – L EDİYORUM
Halim KÖK 8 Temmuz, 2008 - 08:02- Halim KÖK yazıları
- yorum için giriş ya da kayıt yapınız
- devamı...
- 14 kez okundu
Allah cc ; Zariyat Sûresi – 56 : "Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet -kulluk etsinler diye yarattım."
Diye buyurduğu halde niye O varlığın ÖZ’ üne… SAV’ e ilk seslenişi; “OKU!” olmuştur
Neden; Bana ibadet et… Secde et… (veya) kulluk et… Buyurmamıştır da “OKU!” buyurmuştur.
Çünkü okumadan lâyıkıyla ne kulluk ne de ibadet yapmak mümkündür.
Maun Sûresinde buyurur ki Allah cc ; “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki… Onlar kıldıkları namazdan gafildirler… Kalbleri kıldıkları namaza yabancıdır…”
Kulluk bilinci nasıl oluşabilir OKU-madan anlamadan… Bu nedenle gerçek KULLUK EN YÜCE MERTEBEDİR insan için. Başka türlüsü ise;
HZ. ADEM (A.S.) - 1 // İlk İnsan İlk Müslüman
sinankarakas 8 Temmuz, 2008 - 07:59- sinankarakas yazıları
- yorum için giriş ya da kayıt yapınız
- devamı...
- 10 kez okundu
Maddesi toprak idi dünyanın öz maddesi
Tekrar toprak olacak vücudun her zerresi
İnsan olma payesi verildi ilk Ademe
Akılla donatıldı Adem erdi erdeme
Meleklere hitaben dedi Rabbül alemin
Tanımını yaparak gelişini Ademin
Halifem olacaktır kudretim izhar eden
Akıl verdim ki ona üstün olacak sizden
Endişe etmekteyiz fesatlar çıkaracak
Korkarız ki bu varlık yere kan akıtacak
Biz seni hamdederiz seni tespih ederiz
Seni Mevla bilerek seni takdis ederiz
NAMAZ
sinankarakas 26 Haziran, 2008 - 08:05- sinankarakas yazıları
- yorum için giriş ya da kayıt yapınız
- devamı...
- 43 kez okundu
O namazdır ki insanları huzura gark eder
Uzaklaştıkça namazdan bil ki cehennem seni çeker
Namazsızlık kazandırmış şeytanın güvenini
Tevbeni yap nedamet duy söyle Allahu Ekber
Var mı tapınmaya layık söyle Allahtan başka
Zaman aleyhine işliyor hadi gel aşka
Tapmıyorum desende senin var önceliklerin
Bütün taptıkların fani bil ki Allahtan başka
AĞLATMAYIN ÖRTÜMÜ
Aysima 23 Mayıs, 2008 - 08:25- Aysima yazıları
- yorum için giriş ya da kayıt yapınız
- devamı...
- 187 kez okundu
Nur suresi 31'ci Ayeti kerime meali;
Mü'min kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte Allah'a tevbe edin ey mü'minler, umulur ki felah bulursunuz."
Mükerrem olarak yaratılan insanoğlunun kerameti etle kemik külçesinden ibaret olan cismiyle değildir.Onun ,diğer varlıklara karşı yücelik ve üstünlüğü ruhen yükselmek ve edebiyle kemale ermekle olacaktır.Ahlakı yıkılmış bir milletin hiç bir şeyi sağlam kalamaz.Bu inkarı olmayan bir hakikattir.Edeb aklın dışından,huzur ise içinden görünüşüdür.içimizi düzeltip dışımızı bozmak ve ya dışımızı düzeltirken içimizi bozmak.Biri birinden ayrılırsa yıkım olur.Bu yıkıma ve değişime bu gün artık dayanamayıp feryad ediyor gönül.
DİYALOG ÇALIŞMASINA EN ÇOK MÜSLÜMANLAR ARASINDA MUHTACIZ!
Meryem Rabia Ta... 21 Mayıs, 2008 - 08:45- Meryem Rabia Taşbilek yazıları
- 14 yorum
- devamı...
- 596 kez okundu
Maide 48 (Medeni 112) Sana da, daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) gönderdik. Artık aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma. (Ey ümmetler!) Her birinize bir şeriat ve bir yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı; fakat size verdiğinde (yol ve şeriatlerde) sizi denemek için (böyle yaptı). Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık size, üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri(n gerçek tarafını) O haber verecektir.
İnsanlar tarih kitaplarında, akaid kitaplarında geçen mezhep ve benzeri farklılıkların tıpa tıpı olarak, şablonik ayrımlarla karşımıza çıkmıyorlar. Elbette bu eserler vesilesiyle bizden evvel vuku bulan olaylardan, genelde insanların, özelde müslümanların düştüğü gafletten ve fertlerin yaşantılarından haberdar olup, ibret almaya çalışacağız. Fakat Allah’ın ellerimizi bulaştırmadığı fitnelere dillerimizi bulaştırarak, politik ayrılıkları dilden dile, bin yıldan da öteye taşıyarak bizden sonrakilere miras bırakmak yerine; müşterekliklerimizde buluşup farklılıklarımızı Rabbimizin rızası doğrultusunda nasıl birlikte hayır yolunda kullanabiliriz bunun ardına düşmeliyiz. Zalimlerin tek bir millet gibi çalıştığı bu asırda atomlara ayrılan bu ümmetin bilincini tekrar nasıl birlik olmaya sevkedebiliriz bunun üzerine kafa yormalıyız diye düşünüyorum. Zira dinler arası diyalogdan çok müslümanlar arası diyaloğun eksikliğini yaşıyoruz.
O ve ben // NECİP FAZIL KISAKÜREK
Bünyamin Ergün 8 Mayıs, 2008 - 09:35- Bünyamin Ergün yazıları
- 6 yorum
- devamı...
- 482 kez okundu
YALI VE İÇİNDEKİLER
Beylerbeyi'nde bir yalıda oturuyoruz. (Bohem)likten biraz sıyrılmış, şimdi de (konfor) ve (dekor) merakına düşmüş vaziyetteyim. Madde estetiğine tutuluş...
Yalıda anneannem, annem ve küçük dayım... Anneannem; şu, annem 14 - 15'lik bir bakireyken evlenişinde anlattığım, Aksaray'daki eğri böğrü ahşap evin cinlere karışmış kahramanı... Beş vakit namazında ve her ân Allah ve Resulünün bahsinde yaşayan; ve günün 24 saatini ya ağlamak, ya düşünmek, ya dua etmekle geçiren mübarek kadın... Ayak parmağından saçına dek kar gibi beyaz tülbent kokan, kemik üzerine derî cilâsı çekilmiş denecek kadar zayıf, çocuklarına delice düşkün, tek başına oturduğu köşelerde bile saçı başı örtülü, yalnız Kur'an okumayı bilen ve Allah'ın kelâmından başka hiç bir yerde harflere nazar etmemiş olan bu örnek kadın benim için ne büyük mesele... Ama ne yapayım ki, bahsinin yeri bu kadar...
Bir gün dalgın dalgın pencereden bakışını gördüğüm ümmi kadına sormuştum:
İÇİMİZDEKİ '' BEN ''
fadlan 1 Mayıs, 2008 - 08:40- fadlan yazıları
- 1 yorum
- devamı...
- 262 kez okundu
İnsan fiilinin faili yani "unutan" demektir. Eninde sonunda Rabbine döneceği haberi verilen ancak buna rağmen eline geçirdiği dünyaya dair kazanımları nedeniyle kendini yeterli gören ve ölçü tanımaz bir şekilde azan insan... Aslında kendini yeterli görmesini sağlayan her şey dünyadaki rahat yaşamının bitmeyeceğini söyleyen şeytanın vesveselerinden başka bir şey değildir. Bunun ise kardeşlerimiz ile ötekiler arasındaki yanlış tercihlerimiz noktasında iyi bir hesap olmadığı açıktır. Kendimizi rahat hissetmemizi sağlayacak olan ve bu sebeple kendimiz için yeterli gördüğümüz dünya geçimliğine dair kazançlar ya da bulunduğumuz konum bizleri hiçbir zaman kardeşlerimizden uzaklaştırmamalıdır. Çünkü kardeşlerimizle asıl ve ebedi olan ikametgâhımızda tekrar ve üstelik Rabbimizin huzurunda karşılaşacağız.
Öyle ki yanımızda bizleri kardeşlerimizden uzaklaştıran hiçbir ayartıcı da olmayacak. Elinde olanı vermeye yanaşmamak Rabbimize döneceğimiz bilgisini unuttuğumuz manasına gelir. Kendi kendine yeterli olduğunu düşünen, böylelikle azgınlaşan kimselerin Rahmani ikazlara vereceği cevap elbette ki futursuzca olacaktır. Çünkü Rahmanın uyarılarına boyun eğmeyen kişinin tek azığı bu dünyada kendisini rahat hissetmesini sağlayacak geçimliğidir. Henüz başkalarını düşünme anlayışı gelişmemiş bu insanlardan geçimliklerini alsanız ondan geriye hiçbir şey kalmayacaktır.
İSLAM, KADIN VE ÖZGÜRLÜK
enginfiroll 24 Nisan, 2008 - 08:25- enginfiroll yazıları
- 23 yorum
- devamı...
- 938 kez okundu

Erkeklerin camiye gidip bir nebzede olsa feyizlendiği ve kendisini bir şekilde kontrole aldığı bir sosyaliyette, kadın evde hangi sosyalliği yaşayabilir?
Haddim olmadan yazmaya giriştiğim bu konuda yine de söylemek istediklerim var.
Genelde yatsı namazı için camiye giden erkekler, bir şekilde camiye gidip hem görevini yapıp hem de sosyalleşebiliyor.(Ki buna sosyalleşme diyebilir miyiz bilmiyorum!!!) Cami çıkışı ya kahvehaneye ya eve dönüyor ki genellikle bu kahvehane oluyor. Bir şekilde kahvede de sosyal bir ortam oluşturuyor. Erkeklerin kendi aralarında neler konuştuğuna girmek istemiyorum.Çok çetrefilli ve çıkılmaz bir konu ama yani sonuçta sosyalleşiyor diyebiliriz.
Peki ya kadınlar?
Kapıyı kapatıp camiye giden erkek, evde kalan kadındır. Şimdi, kendi çevrem ve gözlemlerim sonucu şu sorularıma cevap arıyorum. Evde kalan kadın ne yapabilir? Tabiî ki televizyonu açıp (ki o zaten açıktır) başlayacak diziyi bekleyebilir, komşusuna çaya gidebilir, komşusu ona gelebilir… Başka bir şey var mı?
ONLAR DA BİZİM
sinankarakas 24 Nisan, 2008 - 08:00- sinankarakas yazıları
- yorum için giriş ya da kayıt yapınız
- devamı...
- 144 kez okundu
Onlar o değerler Kuran-ı Kerimde defalarca isimleri geçen Peygamberler, Onlar da bizim, onlarda İslam’ın önemli köşe başları.
Zaten Yahudilerle Hıristiyanlarla olan anlaşmazlığımız O değerlerimizi anlayamadıkları için,ve farklı değerlendirdikleri için anlaşamadık,Onları özünden kopardıkları için Allah’ın vahyini değiştirdikleri için sanki ayrı dinlermiş gibi ayrıldık.
Bizim Amentümüzde peygamberlere iman var,yani Allah’ın değişik zamanlarda içimizden seçtiği değerler, elçiler, aslında onlarsız İslam olmaz çünkü onlar İslam zincirinin birer halkalarıdır. Bir halkayı koparamazsınız.Biz Müslümanlar yeterince sahip çıkmıyoruz,dünyanın hangi noktası olursa olsun,onlara yapılan saldırılar,hakaretler bize yapılmış olarak değerlendirilmesi ve ona göre tepki gösterilmesi gerekir.
İLİM
sinankarakas 18 Nisan, 2008 - 08:20- sinankarakas yazıları
- 2 yorum
- devamı...
- 344 kez okundu
Hani ya bizler müslümanız
Ya hani ya allaha(c.c.) Da inanıyoruz peygambere de,
Ama ilim başka din başka
Din ,namaz der kılalım mı diye düşünürüz sonun da vazgeçeriz ya
Ben daha gencim benim şimdi ölümle işim ne deyiveririz.
Ölenler sanki hepsi yaşlı insanlar?
Ya sahi allaha(c.c) inanıyoruz da nasıl inanıyoruz acaba , tanıyormuyuz?
Yoksa tanımıyormuyuz?
Tanımadığımız için de ya bu din işi değil deyiveriyoruz.
İlim ayrı şey din ayrı şey,bir defa kapsama alanları farklı ,dediklerinden allahı
(c.c.) Tanımadıkları belli oluyor
Ya sahi sen ki bilime inanıyorsunda bilimde evrenin bir sınırı olması gerekmez
Mi?
Hani bildiğimiz rakkamlar var,artısıyla eksisiyle sınırsız bir şekilde sayamayız
Ya!








Son yorumlar
16 dakika 41 saniye önce
35 dakika 3 saniye önce
41 dakika 36 saniye önce
45 dakika 58 saniye önce
53 dakika 29 saniye önce
57 dakika 22 saniye önce
57 dakika 40 saniye önce
1 saat 9 dakika önce
1 saat 12 dakika önce
1 saat 17 dakika önce
1 saat 22 dakika önce
1 saat 24 dakika önce
1 saat 28 dakika önce
4 saat 48 dakika önce
6 saat 54 dakika önce