<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xml:base="http://www.anlamak.com/xbtu" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel>
 <title>eleştiri</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/58</link>
 <description>The taxonomy view with a depth of 0.</description>
 <language>tr</language>
<item>
 <title>TDG - TANRININ DOĞUM GÜNÜ ÜZERİNE</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/tanrinin-dogum-gunu-uzerine</link>
 <description>&lt;p&gt;Selamlar&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Özellikle son günlerde heyecanla okuduğum ve kurduğu analojiler üzerine düşündüğüm nadir kitaplardan biri olan Tanrının Doğumgünü adlı çalışma ile ilgili bazı tespitler üzerinde durmak adına yazdığım yazımda, yazar ya da çalışma hedef olarak gösterilmemektedir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tarafımdan ifade edilen bilgilerin, gerçek anlamda GRAMER ve KAVRAM bazında önem arz ettiğini belirtmek isterim. Hatalı anlamlandırılan ayetler üzerine büyük binalar inşa ederek, GİZEMLİ bir kurgu oluşturmak ilgi çekici bir çalışma ortaya çıkartır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu talep ile doğru orantılı bir durumdur...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Meselemiz, Bakara Suresi 30 ile başlayan levhi mahfuz kurgusu üzerinedir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/tanrinin-dogum-gunu-uzerine&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/tanrinin-dogum-gunu-uzerine#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/58">eleştiri</category>
 <pubDate>Tue, 12 Aug 2008 08:03:28 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Eren Erdem</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2432 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>KADIN  RUHU...</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/kadin-ruhu</link>
 <description>&lt;p&gt;Havada yalancı baharı tetikleyecek bir sıcaklık vardı. Tüm asaletiyle asırlara meydan okuyan efeler diyarı Edremit’i kucaklayan Kaz dağları ise, açık bulutsuz mavi gökyüzüne dokunmaktaydı. Tepelerini bembeyaz bir yorgan gibi kar örtmekteydi. Yeşil zeytin ağaçları bu örtü diplerinde uyumaktadırlar sanki. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Aşk gibi, sevda gibi huysuz ve tatlııı kadınnn...Huysuz ve tatlııı kadınnn!..”&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kulağıma tv den gelen TSMüziği korosunun bu tatlı sesi yankılanınca, gülümsedim. Hiç de huysuz değiliz! M. Ö’de M. S’da biz kadınları anlatan, yazan çok şair çok yazar ve çokkk düşünür var olmuş ve gelmiş geçmiştir. Hatta Kazanova bile tarihe imza atan bir sözünü ölüm anında fısıldadığını biliyor muydunuz?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/kadin-ruhu&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/kadin-ruhu#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/58">eleştiri</category>
 <pubDate>Fri, 27 Jun 2008 07:59:29 +0300</pubDate>
 <dc:creator>EMİNE _PİŞİREN</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2183 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>NECİP FAZIL KISAKÜREK, SEZAİ KARAKOÇ, İSMET ÖZEL</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/necip-fazil-sezai-karakoc-ismet-ozel</link>
 <description>&lt;p&gt;Tokat&#039;ta edebiyat seminerleri...&lt;br /&gt;
Eğitim çalışmalarını sürdüren TOKAD’da (Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği) “Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, İsmet Özel” konulu bir seminer yapıldı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tokat&#039;ta eğitim çalışmalarını sürdüren TOKAD&#039;ın haftalık seminerlerinde Ahmet Örs &quot;Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, İsmet Özel&quot; konulu bir seminer verdi.&lt;br /&gt;
Bu üç ismin Müslümanlar ve İslam düşüncesi bağlamında sürekli tartışılan ve önemli bir düşünsel-entelektüel etki uyandıran kişiler olması bakımından önemli olduğunu belirten ÖRS, bu isimler ve etkileri ile ilgili olarak aşağıdaki tespitleri yaptı:&lt;br /&gt;
Necip Fazıl Kısakürek&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Batılılaşan Türkiye&#039;nin batılı aydınlarına karşı geleneksel çizgiyi, milliyetçi-mukaddesatçı söylemi temsil eden Necip Fazıl, güçlü söyleyişi olan bir şair olarak taraftar kitleleri içinde önemli ve etkin bir isim olmuştur. Sivri dili karşıtları için keskin bir muhalif olarak algılanırken henüz İslam düşüncesinin kendini tevhidi bir çizgi şeklinde gösteremediği dönemlerde dindar kitlelerin siyasallaşmasına ve muhalefet etmesine katkıda bulunmuştur ancak gelenekçi çizgiyi aşamaması sahih bir dil üretmesini engellemiştir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/necip-fazil-sezai-karakoc-ismet-ozel&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/necip-fazil-sezai-karakoc-ismet-ozel#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/58">eleştiri</category>
 <pubDate>Wed, 21 May 2008 08:15:48 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Ali İzzet Malkoç</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">2164 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>DEVŞİRİLMİŞ AYDINLAR KOMEDİSİ</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/devsirilmis-aydinlar-komedisi</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-1/devsirilmisaydinkomedisir.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;200&quot;&gt;&lt;br /&gt;
Türkiye&#039;nin sosyal meseleleri üzerine yıllardır kalem oynatan, bana göre Türkiye&#039;nin en büyük kadın entelektüeli Alev Alatlı&#039;ya bir soru sorma fırsatım oldu. Cevabını merak ettiğim soruya uzunca bir cevap aldım. Türkiye&#039;yi yönlendiren siyasetçiler midir aydınlar mıdır? Diye sorduğum soru karşısında onun esas ilgi alanına değinmiş gibiydim, sanki yarasına tuz basmıştım. Bana, &quot;bir ülkenin aydını her şeyidir, siyasetçiyi de halkı da aydın yönlendiriyor, aydın üzerine düşeni yapmalı&quot; demişti. Bununla beraber uzun uzadıya, bir aydının nasıl olması gerektiğinden tutun aydınların ülkemizdeki durumuna kadar anlatmıştı. Türkiye&#039;nin sahte aydınları onu fazlasıyla üzüyordu. Şimdi ona daha çok hak veriyorum. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Türkiye&#039;nin aydınlarının nasıl aydın (!) olduklarını böyle dar zamanlarda teşhis etmek daha kolay oluyor. Köşe yazarlığı yapan ya da üniversitelerde öğretim üyesi olup da medyada sürekli yorumlarda bulunan sözüm ona aydınlarımız yıldan yıla ne kadar çabuk ve keskin renk değiştiriyorlar. Hadi bir fikrinin yanlış olduğunu anlayıp o fikrinden dönmesini &quot;erdem&quot; olarak algılayalım. Ülkenin durumu değiştikçe terk ettiği fikirlere tekrar dönecek kadar da mı kendilerine saygısız olabiliyorlar. Bu nasıl bir entelektüel – aydın olma ahlak anlayışı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/devsirilmis-aydinlar-komedisi&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/devsirilmis-aydinlar-komedisi#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/58">eleştiri</category>
 <pubDate>Tue, 04 Mar 2008 08:25:43 +0200</pubDate>
 <dc:creator>Mustafa Kemal</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">1801 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>FARKLILIK MI ? AYKIRILIK MI?</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/farklilik-mi-aykirilik-mi</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-1/farklilik-mi-aykirilik-mi.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;130&quot;&gt;Şiir bir dil sanatıdır. Şairle özel bir ilgisi varsa da yazıldıktan sonra okuyucuya da aittir. Şimdi zorlama imgeler dublaj Türkçesi gibi  bir yozlaşmayı doğuruyor. Bin yıllık süzüle süzüle kıvamını bulan duyguları yeni bir söyleyişle dile getirmek geleneği doğru okuma çabasını gereektirdiği için modernizmin kavram buharlaştırma etkisiyle de bize uymayan dilin imkanlarını zorlayan bir imge telaşı görünüyor. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Irmağın atlarının atlası, içimdedeli taylar, savaşçının lökleten bakışları, erdem etinin haz zılğıtı gibi sayamayacağım bir sürü saçma imğeler.Dilde bunun karşılığı nedir? Şairin dili zenginleştirme görevi yok mudur? Fuzulinin çöl yalnızlığı bügünkü söyleyişle dile getirilip zenginleştirilemez mi?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şiir bir iç kale sanatıdır. Bu kalenin gelenekten beslenmesi şairin bir görevi değil mi? Kıvamını bulmamış, söyleyiş bir şair farklılığı değil, bir aykırılıktır ki bu aykırılığa , bu saçmaya ihtiyacımız yok. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/farklilik-mi-aykirilik-mi&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/farklilik-mi-aykirilik-mi#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/20">edebiyat</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/58">eleştiri</category>
 <pubDate>Wed, 30 Jan 2008 08:30:01 +0200</pubDate>
 <dc:creator>hüsnücemal</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">1550 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>NERDEN?</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/nerden</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-1/nerden.gif&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;200&quot;&gt;Nerden? &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çok sorulan bu sorunun cevabını tam olarak kim verebiliyordur ki? Aslında ‘nerden’ diye soran kişi de acaba ne tür bir karşılık duymak istiyordur bilinmez.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Son zamanlarda internet üzerinde sohbet odalarına, oyun odalarına sık takılmaya başladım. Oyun için veya sohbet için, önce kendine bir oda açmakla işe başlıyorsunuz. Daha sonra açtığınız odaya sohbet edecek veya oynayacak birilerinin gelmesine kalıyor iş.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İlk günlerde bayağı acemi idim. Biraz paniklemiştim. Odaya gelen ilk etapta NERDEN diye soruyordu. Ne diyeceğimi bilemedim. Yalan söylesem fark edilir mi korkusu, doğru söylesem acaba tanıdık çıkar mı korkusu yaşadım. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/nerden&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/nerden#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/58">eleştiri</category>
 <pubDate>Tue, 11 Dec 2007 08:00:24 +0200</pubDate>
 <dc:creator>Demhat_Ay</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">1363 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>BAŞÖRTÜLÜ MELEKLER</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/basortu-lu-melekler</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-1/basortulu-melekler.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;130&quot;&gt;Başörtülü Melekler” koymak istedim yazımın başlığını.Çünkü bu iki kelimeyi yan yana görmek çok hoşuma gidiyor.’Başörtüsü’nün hem bir simge hem de simgeden öte bir emir ve bu emrin kazandırdığı ‘kişilik’ olduğunu anlatıyor bana.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu zamanda başörtüsünün  her iki şekilde zuhur ettiğini söylemek elbette biraz kendimizi kandırmak ya da avutmak olur.Şimdi başımızda bu güzel ‘kişiliği’ hayattan ve de hayatlardan kaldırmak isteyen bir yasak var maalesef ki.Belki kendi hatalarımızı örtbas etmek için bu yasağı bahane etmemek lazım ama…Ama biraz payı yok değil sanırım.İnsanları bu ‘kişilik’ten uzaklaştırmak için en çok vâr oldukları ve vâr olmak istedikleri yerde bulunmamaları gerektiğine inandırıyorlar.İnandırmasalar keşke…Ama inandıklarını görüyorum ben açıkçası.Şu yasağın sürdüğü uzun zaman zarfında o kadar çok taviz gördüm ki…İnanmayan insan, yani bu yasağın gerekli olduğuna inanmayan insan, muhakkak ki kendi fikir,uyduğu emir ve ‘kişilik’ten vazgeçmez.Çokça katılmayan rastladım bu mevzuda benim fikrime.Belki ‘hizmet’ etmek uğruna, belki bu yıkanmış beyinlerin buyruğu altında her türlü özgürlüğün kısıtlanmasından bıkmışlığın verdiği bir ‘hınç’la ‘okumalıyım ve orada ben olmalıyım’ diyorlar.Ama nasıl?!...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/basortu-lu-melekler&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/basortu-lu-melekler#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/58">eleştiri</category>
 <pubDate>Mon, 10 Dec 2007 08:05:20 +0200</pubDate>
 <dc:creator>Fatma Canlı</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">1356 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>ÖYLE BİR MÜTTEFİK Kİ DOSTLARDAN MAADA!</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/oyle-bir-muttefik-ki-dostlardan-maada</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/resimler-1/oylebirdostki.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;200&quot;&gt;Oysa ki, henüz kurulma aşamasında başlamıştı gaspları. Ülkelerinden dışlanmış insan topluluklarının genel tercihleriydi ilgili kıtaya akın halinde yerleşmek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ne yapardı ki gaspı yer, zülüm etmekten başka, çalıp çırpmak ne ala, tecavüzler hak telakki edilirken, zülüm tavan yapmışken mazlum kimin neyine öyle değil mi?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hani okuruz tarih kitaplarımızda meşhur bir Kristof Colmp vardı hatırlarsınız.&lt;br /&gt;
İlk kıtaya ayak bastığında yerlileri insandan saymıyor ve katliamlar yapıyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bizzat o kıtanın sahiplerini vahşi hayvan statüsüyle perişanlığa mahkûm edenler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir batı vardı ta uzaklarda ağızları kokardı, su ne demek şarap diye nara atarlardı. Taharetin ne olduğundan habersiz olan sefil insan topluluklarıydı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/oyle-bir-muttefik-ki-dostlardan-maada&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/oyle-bir-muttefik-ki-dostlardan-maada#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/58">eleştiri</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/6">yaşamak</category>
 <pubDate>Thu, 29 Nov 2007 08:30:05 +0200</pubDate>
 <dc:creator>Mustafa CİLASUN</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">1230 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>ANLAMAK İSTEYENLER NEYİ ÖNCELİYORSA!</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/node/1100</link>
 <description>&lt;p&gt;Her insan farklı hissiyatların müntesibidir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Her yazılan muhtelif değerlerde ki kimi meramlar, muhakkak ki bir şeyler anlatmak içindir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Lakin telakkilerin açılımları o kadar değişkenliğe kapı aralamaktadır ki bu bakımdan da okuyan her insan, muhakkak ki yazanın mevcut halini mutlaka anlayacak diye bir şart bulunmamaktadır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Okuyan her ne diliyorsa ve neyi önceliyorsa bu yöne kanalize olacağından ibretin, letafetin ve nezaketin çoğu kez farkını kaçıracaktır. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Korkulur ki bir şartlanmışlığın, fanatikliğin, taassubu yetin prangalarına sinesini, tahkikini ve şevkini teslim etmemiş olsun ve vicdanı diri bulunsun.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/node/1100&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/node/1100#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/58">eleştiri</category>
 <pubDate>Tue, 02 Oct 2007 08:02:35 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Mustafa CİLASUN</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">1100 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
<item>
 <title>ŞEKER PORTAKALI // Jose Mauro de Vasconcelos</title>
 <link>http://www.anlamak.com/xbtu/node/1068</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/anlatmak/kitaplar/seker-portakali.jpg&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-left: 10px solid #FFFFFF&quot; width=&quot;200&quot;&gt;Kötü kitap yoktur. Zira kitaplar yalnızca yazıdan ibarettir; ancak bunları okuyanlar, okuduklarını hayatlarına kabul ettikleri zaman, eylem anlam kazanır. Şayet bu eylem bilenin ya da bildiğini düşünenin kendine veya kendinden ziyade olana zarar veriyorsa, kişinin etrafındakiler eylemin kötü olduğunu düşünebilirler. Meseleyi anlamaya başlayan “diğerleri” de öze indikçe, anlarlar ki bu kötü eylemler, kötü fikirlerden gelmiştir. Kötü fikirler de birinin kaleminden, kalemin ucundaki mürekkepten... Bu eşikten sonra kötü kitap da vardır, kötü fikir de, kötü insan da...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Okur, okuduklarını paylaşan, paylaştıkça yükün bir kısmını olsun üzerinden attığını düşünen biri olmalıdır. Bununla birlikte okumaların çapı mümkün olduğunca genişletilmeli; ancak bu genişleme merdivenleri basamak basamak çıkmayı engellememelidir. Merdivenleri sırasıyla çıkabilmek için yolunuz el aldığınız üstat tarafından aydınlatılarak yürünmelidir. Nihayetinde bir yol ayrımına gelindiğinde verilecek karar karmaşık bir süreç olduğu gibi, bir kitabın ardından hangi kitabın okunacağı da son derece karmaşık bir süreçtir. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.anlamak.com/xbtu/node/1068&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.anlamak.com/xbtu/node/1068#comments</comments>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/51">kitaplık</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/20">edebiyat</category>
 <category domain="http://www.anlamak.com/xbtu/taxonomy/term/58">eleştiri</category>
 <pubDate>Thu, 13 Sep 2007 10:11:22 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Bünyamin Ergün</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">1068 at http://www.anlamak.com/xbtu</guid>
</item>
</channel>
</rss>
